Ertuğrul Özkök’ün bu feci haberini görünce dedimki Türkiye seri katilini neden seçmesin?
Türkiye artık evleneceği kızı, giyeceği donu, kimle dans edeceğini, kimin anasının daha rezil şeyler yaptığını, hangi aptal kızın daha güzel olduğunu, rock, pop ve top starını seçebiliyor. (ama Cumhurbaşkanını seçmesin, yanlış birini filan seçebilir!) Televizyonda hayatlarını röntletenler de bu işten zerre kadar rahatsız olmadıkları gibi, rezil halleri ile öğünebiliyorlar.
Bence Türkiye seri katilini de televizyondan seçsin. Öyle ya, bir gazetenin genel yayın yönetmeni seri katillerin az olmasını geri kalmışlığımıza bağlayabiliyorsa, televizyonlarda bu işe çok sıcak bakacaklardır.
Linç olayını seven halkımız da, SMS yoluyla yarışmacıları linç edebilirler örneğin. Mesela, “11 yaşında 6 çocuğun kafasını baltayla kesen Baltalı İlah Necmi’yi linç etmek için 33369 yazıp 2424′e SMS atın”
Yarışmanın birincisi olan da “artık islah oldum” tarzında konuşmalar yapar. 2 kevaşe karıdan, 1 homo bir de soytarı heriften jüri yaparsınız, onlar da tartışırlar “yok yok islah olmaz bu”, ya da “canım benim yaa, aslında çok duygusal bi insan, örtmeni kafasında cetfel kırdığı için bööle olmuş ayool” filan der. Sonra dönüp halka sorarsınız, SMS filan atarlar. Sonra başka bir programın elenen kevaşesi ile nikahlarsınız, üç hafta sonra karının da kafasını kesip top filan oynar, düşünmeyin rating’i. Onun üzerinden de “Necmi haklımıydı, Nurcan gerçekten Necmi’yi aldattı mı?” diye haberler yaparsınız. Bir grup it kopuk, cezaevi önünde “Türkiye seninle gurur duyuyor” diye numayiş yapar, kız evinin önünde mumlar filan yakılır. Bence tam ortama yakışan, şahane bir program olur.
1 yorum
Trackback & Pingback