1.Hiçbir çocuk, James Bond olmak varken karakol amiri olmak istemez. Freelancer, bir şirkete girdiği anda James Bond, patron ise karakol amiridir. Freelancer, başına buyruktur.

2.Patron, her sabah, özgüvenini rakiplerine,ortaklarına ve çalışanlarına karşı tazelemek zorundayken, freelancer’ın yıkılmaz bir özgüveni vardır.

3.Patron, freelancer’ın serbest çalışma saatlerini, rahat giyiniş ve tavırlarını kıskanır.

4.Patron, freelancer’ın bitip tükenmez enerji ve kıvraklığını kıskanır.

5.Freelancer, yaptığı iş ve konumu dolayısıyla doğal bir karizmaya sahiptir. Patrona yalakalık yapmak zorunda olmayan personel, bir anda freelancer’ın çevresinde pervane olur.

6.Patron, freelancer yüzünden bir miktar karizma kaybeder.

7.Freelancer ağırbaşlı olmak zorunda değildir. Patronda tepki çekebilecek coupe ve küpe, freelancer’ı rock yıldızı yapar.

8.Şirkette çalışan kadınların çoğu freelancer’a kur yapar ve patronu çekiştirir.

9.Patron, freelancer’ın hem can simidi, hem zehir olduğunu bilir.

10.Patron, freelancer ile olan ilişkisinde denge kurmaya çalışır. Bu da onu zorlar.

11.Freelancer, patrona kendisinin,çalışanlarının ve şirketinin değersiz olduğu hissini aşılar; ne de olsa başı sıkştıklarında aradıkları adam o’dur.

12.Freelancer’ın birçok kapısı, patronunsa bir tek koltuğu vardır.

13.Patron, freelancer’a işi ya da parası konusunda böbürlenemez.

14.Freelancers do it better…(!)