Etox Zafer isimli yerli araçtan şurada biraz bahsetmiştim.

Milliyet, haberi ara gazla, “Ferrari ve Lamborghini’ye yerli rakip geliyor” “sloganıyla” vermiş. Bahsettiğimiz Etox Zafer 80 hp; 6 tanesini bağlasan bir Ferrari‘yi çekemez.

Arabalarla ilgili uzun bir mazim olduğundan, olaya biraz daha teknik yaklaşacağım:

1.Motor seçimi yanlış. Kimse spor görünümlü bir araçla tıfıl Micra‘lara geçilmek istemez. 80hp ve 1420 kg ağırlıkla, yayınlanan 0-100 verileri de (13 sn) gerçekçi değil. Bu araba, 16 saniyenin altında 100′e çıkamaz. Tabii, aşırı kısa oranlı bir şanzıman ve diferansiyel koymazsanız. O zaman da, 140′ı zor geçersiniz.

2.Milliyet’in yazdığına göre, 272 hp V6 benzinli modeli de olacakmış. Zaten sürüş dinamiği soru işareti olan bu araca, 272 hp motor koyup bir de önden çekişli yaparsanız, en iyi çekiş kontrol sistemiyle bile bu aracı yolda tutmanız zor olur. Ya da, Alfa Romeo 147‘nin V6’sı gibi, dördüncü vitese kadar çekiş kontrol müdahalesi ile gider, motor gücünün yarısını yola aktaramazsınız.

3.Önden çekişli araç üretmek dinamik olarak daha risklidir. Zaten aracın burnu küt ve yüksek hızlarda ön tekerleğin arka çaprazına doğru aşırı bir downforce oluşacak gibi duruyor. Rüzgar tüneline girsin, dediğim çıkar. Bu durumda, arka taraf daha da hafifleyecek. 272 hp ile bu aracı götürmek için, arabanın ön kısmının radikal derecede değişikliğe uğraması gerek. Arkaya dev spoiler koymakla da bunu dengelemek zor gibi.

4.Bir kişinin cepten yemesiyle araba tasarımı olmaz. Ben şahsen bu işe giren işadamını çok takdir ediyorum; ama bir kişinin para ve imkanlarıyla bu işler zor yürür. ABD’de filan olsak, Koç gibi şirketler bu insana ve işine sahip çıkarlardı ama Türk zihniyeti ile bunun olmasını beklemiyorum. Malum; ülkede en büyük şirketler bile esnaf kafasıyla çalışıyor.

5.Testler için çok ciddi para ve imkanlar lazım. Otoyolda 150 basmakla test olmaz. Basit bir çarpmada, asfaltın badallı kısımlarında, yüksek hızlarda aracın ne yapacağı soru işareti. Bu test imkanlarının çoğu Türkiye’de yok.

6.Profesyonel tasarımcılar gerekli. Örneğin iç tasarım cidden çirkin. Onun dışında, iyi bir tasarımcı, (herhangi bir otomobil firmasında tasarım yapmış, kendi modeli olan ana tasarımcıdan bahsediyorum) bu projeye çok şey katar. Para az olduğundan, tasarımcı ve şasi mühendislerini birarada çalıştırıp test verilerine göre tasarımı değiştirip prototip yapma imkanı olmadığı ortada. İyi bir tasarımcı, en azından göz kararı, tasarımın dinamik üzerindeki etkilerini belli bir yere kadar kestirebilir.

7.Elektronik konusunda destek gerek. Örneğin, Türkiye’de ABS fren testi-ayarı ve motor haritalaması yapabilen şirketler var; ama bu yeterli değil. Yüksek güçlü bir motorla, özellikle havaleli duran bu araç için ASR gibi sistemler şart. (Muhtemelen 125hp motordan vazgeçilme nedeni de bu dengesizlik). Bunun için, makul fiyatlara, örneğin İngiltere’deki ralli otomobili hazırlayan atölyelerden destek alınabilir. Bu atölyeler, hem elektronik sistemler hem de süspansiyon gibi konularda son derece deneyimliler.

8.”Milli araba” gazını kenara bırakıp, her büyük şirket belli ölçüde destek verirse, bu iş layıkıyla olur. Örneğin, Vakko koltukları tasarlar; atıyorum Bürosit üretir. Yumatu, Sunny gibi firmalar ses sistemini üretebilirler (dandik olur demeyin; sonuçta bu araca özel üretim yaparlarsa dünya kalitesinin üzerinde modeller üretebilirler). Ne bileyim, Lassa bu araca özel bir lastik üretebilir ve Bridgestone ile ilişkilerini kullanarak aracın dinamik testlerini de yaptırtabilir. Hatta Bridgestone mühendisleri birçok faydalı ipucu verecektir. Boyasını DYO hazırlayabilir. Türkiye’de üretim yapan Monroe‘dan süspansiyon konusunda destek alınabilir. Hepsi de, bir yerli araba parası kadar destek çıksa, proje bambaşka yerlere gelir. Dünya lansmanı yapılır, herkesin markası da bu araba üzerinde görülür. Böyle dünya markası olursunuz; 2 talihliye araba vererek değil…