Bu aralar bol bol white paper okuyorum; önümüzdeki sene “Enterprise” düzeyi iÅŸler yapmaya karar verdim. Artık, iÅŸim sunucularla filan olacak gibi görünüyor.

Oldum olası, klasik masaüstü bilgisayarları bir organizasyon içinde kullanmanın ne kadar aptalca olduÄŸunu düÅŸündüm. DüÅŸünün ki, bütün gün sadece bir Excel ya da Word dosyası yazan, okuyan ve birkaç mail atan insanlar, 300-400 watt enerji harcayan masaüstü bilgisayarlar kullanıyorlar. Zaman içinde IT departmanındaki adamların sayısı artıp, ÅŸirket içinde kudeta (darbenin Fransızcasının Türkçe okunuÅŸu; sanırım UÄŸur Mumcu’nun hoÅŸ buluÅŸlarından biri!) gerçekleÅŸtirecek sayıya ulaşıyor. Bunca insan, bütün gün “Ay Namık bey, ÅŸuraya basınca tablo çıkıyordu, ÅŸimdi basacağım oraya ama yerinde yok ki” gibi, über-zevzek iÅŸlerle meÅŸgul oluyorlar.

Bunun iki çözümü var; ya web tabanlı bir iÅŸletim sistemi kullanacaksınız -daha az sistem gereksinimi, daha az kurulum zorluÄŸu ve daha kısıtlı özellikler- ya da ince istemci (thin client deyip günaha gimeyelim Ramazan günü!) kullanacaksınız.

OkuduÄŸum bir white paper’dan bazı istatistikler vermek istiyorum. Konu, sadece disk bölünmesinin (fragmentation) neden olduÄŸu zaman kaybı.

NSTL isimli bağımsız bir laboratuarın araÅŸtırmasına göre, disk bölünmesinin neden olduÄŸu zaman kaybı, Microsoft Outlook için %68-%176 arasında. EÄŸer hala Internet Explorer denen Spyware mıknatısını kullanmakta direniyorsanız, defragmentation iÅŸlemi sonunda performansı %120 civarında artırmanız mümkün. Rekor ise, Microsoft Word’de: yaklaşık %1500!

Tabii, Windows ile gelen tarihi Disk BirleÅŸtiriciyi kullanarak büyük baÅŸarı elde edeceÄŸinizi düÅŸünüyorsanız yanılıyorsunuz: Bu aracı, akıllı olarak (boÅŸ iÅŸlemci zamanlarında, ya da arka planda az CPU gücü harcayarak) çalıştırmanız mümkün deÄŸil. Takas alanını birleÅŸtirme gibi bir özelliÄŸi yok. Birkaç ayarla önce takas dosyasını ayırıp, birleÅŸtirme iÅŸlemini yaptıktan sonra tekrar baÄŸlamanız da mümkün. Bir IT elemanınız varsa bilip bilmediÄŸini sorabilirsiniz. ÇoÄŸu muhtemelen bön bön bakacaktır.

“Linux’ta fragmentation olmuyor, ayrıca RAM’i de çok ÅŸahane kullanıyor, dinim imanım olsun Windows yalan abi” diyen çocuklara da aldanmayın. Linux’un diskleri, en azından bazı dosya sistemleri ile çok daha iyi idare edebildiÄŸi doÄŸru; ancak fiziksel vakıalar en nihayetinde az ya da çok gerçekleÅŸirler. Linux bu ÅŸansını SGI,IBM ya da SUN gibi, devasa veri yükleriyle uÄŸraÅŸan sunuculardan devraldığı state-of-the-art dosya sistemlerine borçlu. (Yine de, Solaris’in yanından geçmiyor).

Öte yandan, X’in bazı saçmalıklarından dolayı, masaüstü makineler aman aman bir performans sergilemiyorlar. Bu yüzden, Linux tabanlı bir terminal server ile, ince istemciler tekrar öne çıkıveriyorlar. Hem Windows’un temel “arızalarından” biri olan fragmentation derdinden kurtuluyorsunuz, hem de verimliliÄŸi tost makinesi sınıfında olan masaüstü bilgisayarlara bol bol elektrik faturası ödemiyorsunuz. Tüm yönetim iÅŸlemlerini tek bir makineden, hatta Internet üzerinden yapmak “gerçek” hale geldiÄŸinden, ortada dolaşıp bik bik öten IT’cilerden de kurtulmuÅŸ oluyorsunuz. Kahrolsun IT oligarÅŸisi!