Elbette var. “Var mı?” diye sormamdan kasıt, gerçekten işe yarayıp yaramadıkları ile ilgili.
Spielberg filmini çekti diye bir anda herkes öğrendi (ben adını bile unuttum), MOSSAD, Münih olimpiyatlarının intikamını almak için Filistin’li teröristleri, resmi olarak öldürmeye başlıyor, sonra operasyonu yüzlerine gözlerine bulaştırıyorlar. “Bu Araba benziyor” diye masum birini öldürüyorlar, kimlikleri açığa çıkıyor, İsveç’te gözaltına alınıyorlar. (Acaba kurtarma operasyonunu fiyaskoya dönüştüren Almanlara karşı da bir operasyon yapıldı mı!)
Gerçi İsrail’in deşifre olmaktan çekindiği filanda yok; adamlar yeri geliyor çıkıp “evet, şunu biz öldürdük, şunları da öldüreceğiz” diyebiliyorlar rahatlıkla. Neredeyse bebekliğimden beri hatırladığım tüm İsrail başbakanları, ya Sayaret Matkal, ya da MOSSAD ajanı.
Paranoyaklığı ile meşhur II.Abdülhamit -ki müthiş bir marangozdur!- Osmanlı’da sağlam bir “telekulak” ağı tesis ediyor. Öyleki, bazı zamanlarda 5 İstanbulludan birinin jurnalci olduğu iddia ediliyor! Zamanında aynısını Sovyet Rusya’da yapmış, Stalin zamanında. Hani şu bazı gerzek solcuların “işçi yoldaşların lideri” dediği, faşist, dönek ve ödlek Stalin.
II.Abdülhamit de, Stalin de, sayısız kelleyi gövdeden ayırarak uzun süre iktidarlarını devam ettirmişler. Elbette, II.Abdülhamit, Stalin’den çok daha zeki bir adamdır. Sonra Teşkilat-ı Mahsusa kuruluyor; birçok kaynak, Teşkilat-ı Mahsusa’nın II.Abdülhamit tarafından kurulduğunu söylüyor ve akla da yakın.
Teşkilat-ı Mahsusa başarılı olabilmiş mi? Özellikle Ergun Hiçyılmaz, birçok başarılı operasyonları olduğunu söylüyor ve İlber Ortaylı’nın dedikleri de onu tescil ediyor. Buna rağmen, Osmanlı, Avusturya Macaristan veliahtının suikastını haber alamıyor. Balkanlarda çıkan sayısız ayaklanmayı, Yunanistan’ın bağımsızlık savaşını engelleyemiyor. Deve sırtındaki İngiliz ajanı Lawrance, “Arap ve Müslüman kardeşlerimizi” bizi arkadan vurmaları için bir güzel örgütlüyor.
ABD’nin dillere destan CIA’si, çapulcu yerine koydukları Arap teröristler tarafından dünyaya rezil ediliyor. Adamlar Pentagon’a uçakla dalıyorlar; ABD’nin sembollerinden birini gözler önünde yıkıyorlar.
Türkiye, yıllarca Abdullah Öcalan’ı ele geçiremiyor.
İspanya, Türkiye, İngiltere “geliyorum” diyen El Kaide saldırılarını televizyondan seyrediyor.
Rusya, özellikle izin verdiklerini sandığım birkaç durum dışında, Çeçenleri durduramıyor. Birbirinden rezalet operasyonlarla hem dünyanın tepkisini çekiyor, hem de küçük düşüyor.
Popularity: 3% [?]
Bu yazıyı beğendiyseniz, şunları da sevmeniz olasıdır: |
| Graham Greene-Havanadaki Adamımız...Kontrgerilla, derin devlet, temiz eller…... |




2 yorum yapılmış.
merhaba Kapitalistlerin çok iyi çalıştığı belli.Sana hiç tanımadığın sadece patronların ağzından salyalarla nefretini kustukları sözler söylediğin. Dünya faşizmini yenmiş böylece bir sürü masum insanın hayatını kurtarmış Sovyetler Birliğini Dünya savaşlarında yakılıp yıkılmışken dünyanın en güçlü ikinci ülkesi haline getirmiş birisinden bahsediyorsun.Lakabı Stalin yani çelik olan birine ödlek diyorsun.komik.Halen rusyada en çok sevilen insan.Herkese iş aş sağlık ve eğitim hakkı sağlayan kişi.HATTA Türki halkların yazılı bir dilleri bile yokken üniversiteye gitmelerini sağlayan kişi. TEKRAR düşün istersen ne diyorum ben diye.
Lenin,Troçki filan kimdir bilmediğiniz belli oluyor.
“Dünya faşizmini yenen” Stalin, faşistin ağa babası. Onun için mi, başta Hitler’le ortak olup, sonra yenileceğini anlayınca madik atıyor? Stalin’in öldürdüğü insan sayısı Hitler’den daha fazla. Stalin, komünizmi dikta rejimi haline getirip bugün sovyetlerin dağılmasına zemin hazırlayan adamdır. Sovyetlerin dünyanın ikinci büyük, abdnin ise en büyük gücü olması, Almanyanın dağılmasından sonra yapılan teknoloji transferleri, bilimadamlarının “paylaşılması” ile oluyor. Öyleki, 1960′larda sovyet ve rus savaş uçakları havada karşılaşıyor ve tarafları ayıramıyorlar; çünkü aynı ekolden gelen adamların (alman bilimadamları) tasarladıkları uçaklarda aynı!
Bugün Rusya diye biryer olmasının nedeni, Almanların basit taktik hataları ve Moskova’ya erken ve beklenenden sert gelen kıştan ibaret. Rusyada Stalin’i hangi enayi sever bilmem. İş,eğitim,sağlık hakkı dediğiniz şey zaten komünist manifestoda vardır; o yazıldığında Stalin okuma bile bilmezdi. Türkiye’de sol ve komünizmin gelişmesini engelleyen bir partinin palavralarını okumak yerine, dünya literatürünü taramanızı tavsiye edeceğim.