Silah kültürü??
Millet olarak silahlar hakkında hep “karmaşık duygular” içinde olmuşuzdur. Sadece havaya ateş etmekten zevk alabilen zeka ve kabiliyetleri mahdut bir kalabalık olduğu gibi, bir kesimde silahtan ölesiye korkar. “Şeytan doldurur” sözü, başka hiçbir dilde karşılığı olmayan tuhaf bir sözdür. Aslında “şeytan doldurur” sözünün tercümesi, “salağın biri silahını doldurur ama çoğunlukla bunun farkında olmaz” gibi bir şeydir. Nitekim, ülkemizde silah kurşunuyla ölen birçok insan “kaza kurşununa” kurban gitmektedir. Tabi “kaza kurşunu” diye bir şeyde yoktur; eline silah verdiğiniz maymun ateş ettiği yere bakmazsa, ya da silahının dolu olduğunun farkında olamayacak kadar gerzekse “dur lan bi sıkayım” şeklinde salakça şakalar yapması da olağandır. Silah kazalarından sakınmanın yolu silahtan değil, eline silah almış maymunlardan sakınmaktan geçer.
Aslında “silah kültürü”, özellikle tabancaların son derece primitif aletler olmasından ve tamamen hayvan yanımıza hitab etmesinden dolayı yanlış bir tabirdir. Gelgelelim, silah kullanma ve taşımanın da bir adabı vardır.
Türkiye’ de silahla ilgili yasalar bir garip işlemektedir. Örneğin, MKE genelde dünyadaki en vasat silahları ithal etmekte ve Amerika fiyatının 4-5 katına satmaktadır. Silah almak için izlenen prosedür, Cumhurbaşkanı olmak kadar zordur. Öte yandan, silah kullanımını frenleyen güzel yasalar olmasına rağmen bunlar gerektiği gibi uygulanmamaktadır.
Diğer yandan yasalarda bazı saçmalıklar yok değil. Mesela kurusıkı bir tabancayla işlenen bazı suçların ya hiç cezası yok, ya da aşırı derecede hafif. Oysa birçok silah sahibi insan dahi bazı kurusıkı tabancaları gerçeğinden ayıramaz; dolayısıyla örneğin kurusıkı ile gasp fiilinin cezası gerçek tabanca ile yapılanla aynı olmalıdır. Gelgelelim, yasalar görsel olarak asıllarıyla aynı olan kurusıkıları nedense gerçek anlamda silahtan saymıyor. Diğer yandan, çok yakından izlediğim kadarıyla korkunç bir kurusıkı silah satışı var; öyleki bir mağazada kaldığım yaklaşık 2 saat içinde 4-5 kişinin kurusıkı silah aldığını gördüm. Kurusıkı silahın yasaklanmasına bir silahsever olarak şiddetle karşıyım; zira Türkiye’ de silah fiyatları anormal yüksek olduğundan birkaç silah almak pek olası değil; örneğin ben koleksiyon amaçlı kurusıkı silahta alıyorum ve ileri de doğal olarak almak isteyeceğim. En makul çözüm, kurusıkı ile işlenen suçlara gerçek silahla işlenenler kadar ceza verilmesi.
Bir diğer saçmalık av tüfekleri ile ilgili. Şu anda piyasada M16 görünümlü, otomatik ve arka arkaya 15 fişek atabilen “av tüfekleri” satılmakta. Bunların hiçbir sportif ya da av amaçlı maksadı olamaz; zira bu tip tüfeklerle av yapmak avcıların da çok iyi bildiği şekilde imkansız.
İşin komik tarafı, böyle bir tüfeği alıp gayet rahat bir şekilde, sadece bir kılıf ya da çantaya koyarak, şehrin göbeğinde fink atmanız yasal! Üstelik aynı av teskeresine bu tüfeklerden 7 tane alıp kaydettirebilirsiniz! Tabancayla kıyaslandığında bu tüfeklerle adam öldürmek çok daha kolay. Hatta çelik yelekler dahi bunlar karşısında etkisiz; saçma işlemese dahi çok güçlü bir fişek ve yeterli çapta saçmalarla çelik yelekli birine atış yaptığınızda oluşan şok kaburgaları kırmakta.
“Lise mezunu olmayana ehliyet versekmi vermesekmi” tartışmaları devam ederken silah gibi insanı gerçekten “baştan çıkaran” ve hayvan yanına hitab eden bir aletin ruhsatının ilkokul mezunu birine verilmesi bana hep komik gelmiştir. Gerçi “tahsil cehaleti alır eşeklik baki kalır” sözüne tüm kalbimle inanıyorum; yinede ilkokul mezununa ehliyet vermezken silah ruhsatı vermek hiç de adil değil. Ayrıca “tahsili yüksek insanlar daha kontrollüdür” diye de bir kural yok; hatta karılarını en çok dövenler üniversite mezunları.
Silahla işlenen suçların azaltılabilmesi için bazı basit önlemler alınabilir ve insanların giderek artan şiddet olaylarına rağmen daha rahat ve huzurlu bir hayat sürmesi tesis edilebilir. Bana göre bu önlemlerin acil olarak alınması gerekmektedir:
1.Kurusıkı bir silahla işlenen suç aynen gerçek silahla işlenmiş gibi ele alınmalıdır.
2.Maç, bayram, asker uğurlama gibi olaylarda havaya silah sıkanların silahları derhal müsadere edilerek silah ruhsatları iptal edilmeli ve bir daha kesinlikle silah ruhsatı verilmemelidir.
3.Tercihan karakollara atış poligonları açılmalı ve burada mermi satışı MKE fiyatlarının biraz altında olmak kaydıyla ve hepsi poligonda kullanılmak üzere sınırsız mermi temini sağlanmalıdır. Hatta bu yolla karakollar, aynen üniversiteler gibi döner sermaye ile tamamen devlete bağımlı kalmadan kendi giderlerini karşılar hale gelirler. Ayrıca devriye araçları, polis tabancaları gibi halleri içler acısı olan ekipmanlarında yenilenmesi sağlanır. Özel poligonlar hem sayılarının azlığı hemde astronomik mermi fiyatları sebebiyle ne yazıkki cazip değildir.
4.Silah fiyatları makul sınırlara çekilmeli ancak silah alma kriterleri ağırlaştırılmalıdır. Buradan kastım bürokratik işlemleri daha da artırarak vatandaşı canından bezdirmek değil; ancak en azından ciddi bir psikolojik, hatta psikiyatrik kontrole ihtiyaç var.
5.22 kalibre silahların fiyatları yurtdışı fiyatlarıyla aynı seviyeye çekilerek cazip hale getirilirken yüksek kalibrelere çıkıldıkça vergi yükü artırılmalıdır.
6.Pompalı ve otomatik av tüfeklerine yüksek vergi koyulmalıdır. Bunlar zaten av amaçlı kullanılacak silahlar değildir. Tabancadan daha öldürücü, seri atış yapabilen, cephanesi ucuz, kılıf içinde şehrin göbeğinde bile rahatça taşınabilen bu silahları av tüfeği kapsamında satmak mantıkdışı ve saçma bir uygulamadır. Üstelik bu silahların balistik muayenesi, pratik olarak imkansızdır.
Bu arada, Radikal’de okuduğuma göre, Türkiye’de serseri kurşunlar yüzünden yılda 700 kişi ölüyor ve sorumlu öküzlerin %87’si ceza almıyormuş.
Dilek Yılmaz :
May 21, 08 at 5:16 amDoğrusunu söylemek gerekirse şaşırdım. Hem silahları sev, hem de silah kullanımı konusunda bu kadar insancıl ol. Şaşırdım. Yazıya başladığım zaman yazarın silah kullanan birisi olduğu aklımın ucundan bile geçmemmişti.Öyle bir başlangıç yapmışsınız. Güzel bir yazı…
atakan :
Tem 20, 08 at 10:17 amhocam sizi kutluyorum çok güzel yazmışsınız elinize emeyinize sağlık ama dediğiniz herşey yasalara uymau onun dışında bişey yapılmamalı ama nerdee…
Ev yapımı tabanca | Pozitif PC editor blogu :
Eyl 02, 08 at 7:50 pm[...] Medeni ülkelerde devlet vatandaşa güvenir, ama suistimal edenler çok ağır cezalandırılır. Bizde sokağa çıkıp sağa sola ateş ettiğinizde, önceden sabıkanız yoksa para cezasıyla yırtıyorsunuz. O da, polis sizi yakalarsa. Polisin [...]