<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.2.1" -->
<rss version="2.0" 
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
	<title>Micheal Haneke&#8217;yi neden sevmiyorum? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<link>http://www.pozitifpc.com/editorblog/sinema/micheal-hanekeyi-neden-sevmiyorum</link>
	<description>Pozitif PC editörü Barış Atasoy der ki...</description>
	<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 00:58:24 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.2.1</generator>

	<item>
		<title>levent soyarslan tarafından</title>
		<link>http://www.pozitifpc.com/editorblog/sinema/micheal-hanekeyi-neden-sevmiyorum#comment-11538</link>
		<author>levent soyarslan</author>
		<pubDate>Mon, 17 Dec 2007 12:20:45 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.pozitifpc.com/editorblog/sinema/micheal-hanekeyi-neden-sevmiyorum#comment-11538</guid>
		<description>Bu arada Funny games ‘in remake’i yapılıyor! (Hemde haneke yönetmen) Bu gerçekten sinir bozucu bir gelişme -bence. Neden’ini açıklarsam zaten rahatsız edici bir filmi ve şahsi görüşüm olarak hanekenin seyirciyi denek yerine koyduğu bir filmi yeniden çekmesi -eğer senaryo değiştirilmemişse- çok ticari geldi bana.

Aklıma gelmişken funny games’in en rahatsız edici filmler listesinde en başa yazıldığını okumaktayım bir çok kaynakta.(Bu siteden bahsetmiyorum) Benim kanaatimce en rahatsız edici filmlerin başında Pasolini’nin “Salo” su ve Kieslowski’nin Dekalog’un daki 1 nolu filmdir. Bunların yanında funny games gerçekten funny bir game kalır. Haneke’nin ise en rahatsız edici filmleri sıralanırsa -bence: 7.kıta, Benny’nin videosu ve sonra Funny…

Ama istermisin ki o iki lavuk bu sefer bir şekilde aileye zarar veremeden ailenin eline düşsün -filmi geri sarma olmadan:)- ve bu sefer mağsum bir ailenin bir anda nasıl engizisyon işkenceleri yapabilen bir hale geldiği resmedilsin…(Heyecan verici olurdu…bence)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu arada Funny games ‘in remake’i yapılıyor! (Hemde haneke yönetmen) Bu gerçekten sinir bozucu bir gelişme -bence. Neden’ini açıklarsam zaten rahatsız edici bir filmi ve şahsi görüşüm olarak hanekenin seyirciyi denek yerine koyduğu bir filmi yeniden çekmesi -eğer senaryo değiştirilmemişse- çok ticari geldi bana.</p>
<p>Aklıma gelmişken funny games’in en rahatsız edici filmler listesinde en başa yazıldığını okumaktayım bir çok kaynakta.(Bu siteden bahsetmiyorum) Benim kanaatimce en rahatsız edici filmlerin başında Pasolini’nin “Salo” su ve Kieslowski’nin Dekalog’un daki 1 nolu filmdir. Bunların yanında funny games gerçekten funny bir game kalır. Haneke’nin ise en rahatsız edici filmleri sıralanırsa -bence: 7.kıta, Benny’nin videosu ve sonra Funny…</p>
<p>Ama istermisin ki o iki lavuk bu sefer bir şekilde aileye zarar veremeden ailenin eline düşsün -filmi geri sarma olmadan:)- ve bu sefer mağsum bir ailenin bir anda nasıl engizisyon işkenceleri yapabilen bir hale geldiği resmedilsin…(Heyecan verici olurdu…bence)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>TrApEZuNdA tarafından</title>
		<link>http://www.pozitifpc.com/editorblog/sinema/micheal-hanekeyi-neden-sevmiyorum#comment-10694</link>
		<author>TrApEZuNdA</author>
		<pubDate>Sat, 08 Dec 2007 22:35:51 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.pozitifpc.com/editorblog/sinema/micheal-hanekeyi-neden-sevmiyorum#comment-10694</guid>
		<description>İlginç bir yazı ve yorumlar da en az yazı kadar ilginç. Yazıda da yorumlarda da katılmadığım noktalar var. Ancak bunları burada ifade etmenin yersizliğinin de farkındayım. Zira, sinemanın büyüsü bu olsa gerek. Herkes kendi bakış açısından değerlendirip, kendi ilgi,bilgi ve zevkleriyle yorumlayarak neticeye ulaşıyor. Bu yazı sayesinde Haneke'yle olan muhabbetini de öğrenmiş oldum, ellerine sağlık...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İlginç bir yazı ve yorumlar da en az yazı kadar ilginç. Yazıda da yorumlarda da katılmadığım noktalar var. Ancak bunları burada ifade etmenin yersizliğinin de farkındayım. Zira, sinemanın büyüsü bu olsa gerek. Herkes kendi bakış açısından değerlendirip, kendi ilgi,bilgi ve zevkleriyle yorumlayarak neticeye ulaşıyor. Bu yazı sayesinde Haneke&#8217;yle olan muhabbetini de öğrenmiş oldum, ellerine sağlık&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Dr. Metin tarafından</title>
		<link>http://www.pozitifpc.com/editorblog/sinema/micheal-hanekeyi-neden-sevmiyorum#comment-10554</link>
		<author>Dr. Metin</author>
		<pubDate>Fri, 07 Dec 2007 16:42:45 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.pozitifpc.com/editorblog/sinema/micheal-hanekeyi-neden-sevmiyorum#comment-10554</guid>
		<description>Evet işte
Yukarıda ki yorum aklıma şunu getirdi.  

Faşist toplumlarda sanat neden tukaka ediliri anlamaya başladım. Çünkü iktidardakiler kolayca güdebilecekleri, ortalama zekanın mümkün mertebe düşük olduğu bir toplum yaratmak isterler. Sanatın aslında zeka ile varolan mutlak ilişkisini yok sayıp -saklayıp- sanatı saf duyguların bir ifadesi olarak gösterir ve aşağılarlar. Aslında gerçek sanat üretebilen zekalardan ve o zeka eserini anlayacak toplumsal zekadan korkarlar. (Bilinçli değil bilinçsizce) Bu gerçeği yüzlerine vuran Passolini gibi cesur ve anarşist zekalar katledilmiş yok edilmiştir!

Ahh sokaktaki vatandaş ahh polis arkadaş ahh asker kardeş keşke bir uyanabilsen ve bu katekulyeye düşmesen. En azından çocukların için.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Evet işte<br />
Yukarıda ki yorum aklıma şunu getirdi.  </p>
<p>Faşist toplumlarda sanat neden tukaka ediliri anlamaya başladım. Çünkü iktidardakiler kolayca güdebilecekleri, ortalama zekanın mümkün mertebe düşük olduğu bir toplum yaratmak isterler. Sanatın aslında zeka ile varolan mutlak ilişkisini yok sayıp -saklayıp- sanatı saf duyguların bir ifadesi olarak gösterir ve aşağılarlar. Aslında gerçek sanat üretebilen zekalardan ve o zeka eserini anlayacak toplumsal zekadan korkarlar. (Bilinçli değil bilinçsizce) Bu gerçeği yüzlerine vuran Passolini gibi cesur ve anarşist zekalar katledilmiş yok edilmiştir!</p>
<p>Ahh sokaktaki vatandaş ahh polis arkadaş ahh asker kardeş keşke bir uyanabilsen ve bu katekulyeye düşmesen. En azından çocukların için.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>levent soyarslan tarafından</title>
		<link>http://www.pozitifpc.com/editorblog/sinema/micheal-hanekeyi-neden-sevmiyorum#comment-10551</link>
		<author>levent soyarslan</author>
		<pubDate>Fri, 07 Dec 2007 16:26:22 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.pozitifpc.com/editorblog/sinema/micheal-hanekeyi-neden-sevmiyorum#comment-10551</guid>
		<description>İYİ SİNEMA ZEKAYI GELİŞTİRİR. ANNELER BABALAR AMAN BUNU UNUTMAYIN. Hatta ortaokul lise ve lisans düzeyi matematik derslerinden bile çok. Neden mi?
Sinemada saniyede 24 kare hızla akıp geçerken. Resmen yönetmenin arzu ettiği akış hızına uyum sağlayıp olayları yakalamaya çalışırsınız. Dersteki veya sınavdaki gibi size baştan verilmiş organize edebildiğiniz bir süre yoktur sinemada. Kareler hızla akıp geçerken cin ali 20 olayı ve bağlantıyı farkeder ve ilişkiler ancak kurarken cin ruhi 200 olayı ve birbirleri arası bağlantıları kurarken beyin kıvrımları haldur huldur çalışır. "Synapse"ler nöronlar canlanır ve yeni paternler oluşturmaya başlar. beyindeki donanım gelişir mimari değişir. Siz filmi seyretmeye çalışırken olur bunlar ve siz film hakkında düşünürken devam eder. (Bilimsel gerçek)

Haa tabiiki zeki filmler zekayı geliştirir yada potansiyel düzeye çıkarır. Aptal filmler ise adamı aptallaştırır. tam tersine insanı gerizekalılaştırır. Uyuşturucu gibi..

Yazın la sinemayı karşılaştırmayın sakın . Anlamadığınız bir cümleyi yada paragrafı defalarca okuyabilir arada mola verebilirsiniz. Başa dönebilirsiniz sinemada bu şansınız yok.!!!

Sinema çok çok önemlidir. "Ben sinema film falan sevmem diyenlerin zeka seviyesi istatistiki olarak ortalama veya ortalamanın altında çıktığı ispatlanmıştır. 

Evet filmler ama gerçek sinema filmleri sayesinde toplumun zeka seviyesi artar. Çocuklarınızı ve kendinizi sinema filmi seyretmeye ve mümkünse dvd den değilde -zira geri sarmak pause yapmak şansınız olmasın diye- sinemada sinema seyretmenizi tavsiye ederim. 

Aynı şekilde bilgisayar oyunlarınıda -ama zekice hazırlanmış olanları tavsiye ederim. ps3 de çocuğunuzun zekasını geliştirir. 

Ama sadece ekranı yani 2 boyutta algılama antrenmanı yapmakda tek başına eksiktir. 

Çocuklarınızla -ve kendinizde- 3 boyutlu reel aktivetelerde de bulunun. Top oymnayın tüfek atın, uçak kullanın. -uçak kullanma imkanınız yoksa pasta yiyin...:)

Sonra müzik dinletin çocuklarınıza sizde dinleyin ama klasik müzik. komplex algoritmalardan oluşan kompozisyonları gene komplex çok sesli harmonik sekanslarıyla müziğin matematiğiyle beyninizi çocuklarınızın beynini yoğurun. Ama pop gibi -hepsi için demiyorum- aptalaşa bileceğinizide unutmayın. 

Çocuklarınıza müzikal bir enstürman çalmayı öğrenmesi için imkan tanıyın. Uçak kullanmayı bilen pilotaj eğitimi almış biri olarak pianoda notalara bakarak hakkını vererek Brams yada Rahmaninov çalmanın bir avcı uçağı kullanmaktan çok daha zor ve zeka isteyen bir iş olduğunu söyleyebilirim.
(Tabii g-laboratuvarında 7 G altında aynı piyanist nasıl bir rahmaninov yorumu çıkarır merakda ederim: Yani uçakta fiziksel dayanıklılıkda işin içine girdiğinde bu yönüyle fiziksel olarak daha zordur bunun farkındayım)


Hımmm sonra ... Ya neden ben bu konuda bir deneme yazmıyorum ki:)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İYİ SİNEMA ZEKAYI GELİŞTİRİR. ANNELER BABALAR AMAN BUNU UNUTMAYIN. Hatta ortaokul lise ve lisans düzeyi matematik derslerinden bile çok. Neden mi?<br />
Sinemada saniyede 24 kare hızla akıp geçerken. Resmen yönetmenin arzu ettiği akış hızına uyum sağlayıp olayları yakalamaya çalışırsınız. Dersteki veya sınavdaki gibi size baştan verilmiş organize edebildiğiniz bir süre yoktur sinemada. Kareler hızla akıp geçerken cin ali 20 olayı ve bağlantıyı farkeder ve ilişkiler ancak kurarken cin ruhi 200 olayı ve birbirleri arası bağlantıları kurarken beyin kıvrımları haldur huldur çalışır. &#8220;Synapse&#8221;ler nöronlar canlanır ve yeni paternler oluşturmaya başlar. beyindeki donanım gelişir mimari değişir. Siz filmi seyretmeye çalışırken olur bunlar ve siz film hakkında düşünürken devam eder. (Bilimsel gerçek)</p>
<p>Haa tabiiki zeki filmler zekayı geliştirir yada potansiyel düzeye çıkarır. Aptal filmler ise adamı aptallaştırır. tam tersine insanı gerizekalılaştırır. Uyuşturucu gibi..</p>
<p>Yazın la sinemayı karşılaştırmayın sakın . Anlamadığınız bir cümleyi yada paragrafı defalarca okuyabilir arada mola verebilirsiniz. Başa dönebilirsiniz sinemada bu şansınız yok.!!!</p>
<p>Sinema çok çok önemlidir. &#8220;Ben sinema film falan sevmem diyenlerin zeka seviyesi istatistiki olarak ortalama veya ortalamanın altında çıktığı ispatlanmıştır. </p>
<p>Evet filmler ama gerçek sinema filmleri sayesinde toplumun zeka seviyesi artar. Çocuklarınızı ve kendinizi sinema filmi seyretmeye ve mümkünse dvd den değilde -zira geri sarmak pause yapmak şansınız olmasın diye- sinemada sinema seyretmenizi tavsiye ederim. </p>
<p>Aynı şekilde bilgisayar oyunlarınıda -ama zekice hazırlanmış olanları tavsiye ederim. ps3 de çocuğunuzun zekasını geliştirir. </p>
<p>Ama sadece ekranı yani 2 boyutta algılama antrenmanı yapmakda tek başına eksiktir. </p>
<p>Çocuklarınızla -ve kendinizde- 3 boyutlu reel aktivetelerde de bulunun. Top oymnayın tüfek atın, uçak kullanın. -uçak kullanma imkanınız yoksa pasta yiyin&#8230;:)</p>
<p>Sonra müzik dinletin çocuklarınıza sizde dinleyin ama klasik müzik. komplex algoritmalardan oluşan kompozisyonları gene komplex çok sesli harmonik sekanslarıyla müziğin matematiğiyle beyninizi çocuklarınızın beynini yoğurun. Ama pop gibi -hepsi için demiyorum- aptalaşa bileceğinizide unutmayın. </p>
<p>Çocuklarınıza müzikal bir enstürman çalmayı öğrenmesi için imkan tanıyın. Uçak kullanmayı bilen pilotaj eğitimi almış biri olarak pianoda notalara bakarak hakkını vererek Brams yada Rahmaninov çalmanın bir avcı uçağı kullanmaktan çok daha zor ve zeka isteyen bir iş olduğunu söyleyebilirim.<br />
(Tabii g-laboratuvarında 7 G altında aynı piyanist nasıl bir rahmaninov yorumu çıkarır merakda ederim: Yani uçakta fiziksel dayanıklılıkda işin içine girdiğinde bu yönüyle fiziksel olarak daha zordur bunun farkındayım)</p>
<p>Hımmm sonra &#8230; Ya neden ben bu konuda bir deneme yazmıyorum ki:)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>levent soyarslan tarafından</title>
		<link>http://www.pozitifpc.com/editorblog/sinema/micheal-hanekeyi-neden-sevmiyorum#comment-10539</link>
		<author>levent soyarslan</author>
		<pubDate>Fri, 07 Dec 2007 15:00:15 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.pozitifpc.com/editorblog/sinema/micheal-hanekeyi-neden-sevmiyorum#comment-10539</guid>
		<description>Hanekeden girmek çok akıllıca olmuş sinema yazılarına. Şimdi funny games in o meşhur uzaktan kumandayla başa alma sahnesi üzerine ben kendi yorumumu yapmalıyım zira o filmin en zekice işidir. 

Kendi yorumum.
Aslında film bir deneydir. Manasız ve boş şiddet dolu -ki şiddet boş ve manasızdır aslında (akıl yönünden)- uzunca bir rezaleti seyrettikten sonra kendinize ister istemez acaba ne olacak diye sorarsınız. Kadın kurtulacakmı? Bişekilde şu orospu çocuklarını haklayacakmı umuduyla beklersiniz. Zira filmde gördüklerinizden sonra bunu arzu edersiniz. -sapık değilseniz- Ve kadın o an çifteyi kıvrak bir hareketle kapar ve o şişko piç kurusunu tam göğsünden paramparça eder. Rahatlarsınız. Evet işte bu artık anlamlı ve manalı şiddet sahnesi karşısında aklınız ilkel dürtüsüne gem vurmaz! hoşunuza gider hatta çoşkulanır heyecanlanırsınız!!
AmA  öbür piç kumandayı aldığı gibi filmi geri sarar -tam kadının tüfeği kaptığı ana gider film kadın çifteyi tam kapacakken şak bir hamleyle tüfeği yakalar ve gülümser!

İşte o an anlarsınız ki artık bu filmi seyretmek anlamsızdır. Haneke bundan böyle kalan 20 -25 dakikada gene boş ve anlamsız bir şiddet gösterişsinde bulunacak ve o kadında bir şekilde ölecektir. 

Haneke derki o an "Neden hala filmi izliyorsun? Filmin ne bok olduğu belli oldu. Artık çık git yada eğer kadının nasıl öleceğini merak ediyorsan seyret seni pis sapık " der ve bıyık altından güler! 

Çok zekice! Resmen interaktif sinemacılıktır bu. Ve o tüm entelektüel tayfa bunu bile bile rahatsız ola ola karın ağrıları içinde veya zevkle(!) filmin kalan manasız 20 dakikasını da izler. 

Aslında film bir deneydir. -Diğer bir çok haneke filminde olduğu gibi. Ve siz o filmin -dolayısızla hanekenin- deneklerisinizdir. 

İşte bu yönüyle haneke egosunun doruk noktasında olduğunu farkedersiniz. Haa bu hanekenin çok zeki bir adam olduğunu. sanat yaptığı, iyi bir sinemacı olduğu gerçeklerini değiştirmez ama rahatsız eder. Bu yönüyle haneke sineması top yekün bir meydan okumadır da seyirciye. -Yanlız la pianiste , cache ve code inconnu da o kadar bariz değildir. (seyrettiklerim arasından)

AmA BENYnin videosu , funny games, 7. kıta, bunlar resmen deneysel filmler. -Öyle deneysel değil resmen deney filmler. Seyircilerin denek olduğu filmler! Ve hepsi çok önemli filmler.

Haa ben bir zamanlar hastasıo olduğum aman filmi çıksın diye beklediğim hanekeye artık daha farklı bakıyorom. Haneke tarzı ve zekasıyla sinema tarihine damgasını vurmuş bir yönetmendir! Ancak eğer bu tarz deneylerine devam edecekse ben o deneyin bir parçası olmaya eskisi kadar can atmıyorum. 

Sanırım lars von trier onu sadece deney filmler yapmaktan biraz uzaklaştırdı...(sadece bir his)

Son olarak haneke filmlerinin (deney olanların) planlarındaki uzunluklara bir itirazım yok. Unutma barış adam interakt
f film yapıyo ve arzu edersen salonu terkedebilirsin diyor- film bitmeden çıkanlara almanyada biletlerini iade etme hakkı verdirtiyormuş haneke dikkat ediniz:) 

Evet yaa işte böyle sinema konuşalım biraz!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hanekeden girmek çok akıllıca olmuş sinema yazılarına. Şimdi funny games in o meşhur uzaktan kumandayla başa alma sahnesi üzerine ben kendi yorumumu yapmalıyım zira o filmin en zekice işidir. </p>
<p>Kendi yorumum.<br />
Aslında film bir deneydir. Manasız ve boş şiddet dolu -ki şiddet boş ve manasızdır aslında (akıl yönünden)- uzunca bir rezaleti seyrettikten sonra kendinize ister istemez acaba ne olacak diye sorarsınız. Kadın kurtulacakmı? Bişekilde şu orospu çocuklarını haklayacakmı umuduyla beklersiniz. Zira filmde gördüklerinizden sonra bunu arzu edersiniz. -sapık değilseniz- Ve kadın o an çifteyi kıvrak bir hareketle kapar ve o şişko piç kurusunu tam göğsünden paramparça eder. Rahatlarsınız. Evet işte bu artık anlamlı ve manalı şiddet sahnesi karşısında aklınız ilkel dürtüsüne gem vurmaz! hoşunuza gider hatta çoşkulanır heyecanlanırsınız!!<br />
AmA  öbür piç kumandayı aldığı gibi filmi geri sarar -tam kadının tüfeği kaptığı ana gider film kadın çifteyi tam kapacakken şak bir hamleyle tüfeği yakalar ve gülümser!</p>
<p>İşte o an anlarsınız ki artık bu filmi seyretmek anlamsızdır. Haneke bundan böyle kalan 20 -25 dakikada gene boş ve anlamsız bir şiddet gösterişsinde bulunacak ve o kadında bir şekilde ölecektir. </p>
<p>Haneke derki o an &#8220;Neden hala filmi izliyorsun? Filmin ne bok olduğu belli oldu. Artık çık git yada eğer kadının nasıl öleceğini merak ediyorsan seyret seni pis sapık &#8221; der ve bıyık altından güler! </p>
<p>Çok zekice! Resmen interaktif sinemacılıktır bu. Ve o tüm entelektüel tayfa bunu bile bile rahatsız ola ola karın ağrıları içinde veya zevkle(!) filmin kalan manasız 20 dakikasını da izler. </p>
<p>Aslında film bir deneydir. -Diğer bir çok haneke filminde olduğu gibi. Ve siz o filmin -dolayısızla hanekenin- deneklerisinizdir. </p>
<p>İşte bu yönüyle haneke egosunun doruk noktasında olduğunu farkedersiniz. Haa bu hanekenin çok zeki bir adam olduğunu. sanat yaptığı, iyi bir sinemacı olduğu gerçeklerini değiştirmez ama rahatsız eder. Bu yönüyle haneke sineması top yekün bir meydan okumadır da seyirciye. -Yanlız la pianiste , cache ve code inconnu da o kadar bariz değildir. (seyrettiklerim arasından)</p>
<p>AmA BENYnin videosu , funny games, 7. kıta, bunlar resmen deneysel filmler. -Öyle deneysel değil resmen deney filmler. Seyircilerin denek olduğu filmler! Ve hepsi çok önemli filmler.</p>
<p>Haa ben bir zamanlar hastasıo olduğum aman filmi çıksın diye beklediğim hanekeye artık daha farklı bakıyorom. Haneke tarzı ve zekasıyla sinema tarihine damgasını vurmuş bir yönetmendir! Ancak eğer bu tarz deneylerine devam edecekse ben o deneyin bir parçası olmaya eskisi kadar can atmıyorum. </p>
<p>Sanırım lars von trier onu sadece deney filmler yapmaktan biraz uzaklaştırdı&#8230;(sadece bir his)</p>
<p>Son olarak haneke filmlerinin (deney olanların) planlarındaki uzunluklara bir itirazım yok. Unutma barış adam interakt<br />
f film yapıyo ve arzu edersen salonu terkedebilirsin diyor- film bitmeden çıkanlara almanyada biletlerini iade etme hakkı verdirtiyormuş haneke dikkat ediniz:) </p>
<p>Evet yaa işte böyle sinema konuşalım biraz!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bloglarüstü tarafından</title>
		<link>http://www.pozitifpc.com/editorblog/sinema/micheal-hanekeyi-neden-sevmiyorum#comment-10517</link>
		<author>Bloglarüstü</author>
		<pubDate>Fri, 07 Dec 2007 10:22:21 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.pozitifpc.com/editorblog/sinema/micheal-hanekeyi-neden-sevmiyorum#comment-10517</guid>
		<description>Burjuvazinin soğuk yüzü diye hatırladığım üçlemenin (baktım duygusal buzlaşma ya da kent üçlemesi diye geçiyormuş) bir filmiydi galiba Benny's video. Yedinci Kıta'yı izlemiştim ben de. Benny's video'yu izlemek istiyordum bu filmden sonra, ama yedinci kıta'dan çıktığımda resmen felce uğramış gibiydim. Ara vermeden haneke izlerseniz paralize oluyorsunuz ve film festivalinde insanları yararak çıkmayı gözüm yememişti. Bir daha haneke diyeni delicesine dövmek istiyordum.

Ama hala çok sık gözümde patlıyor izlediğim sahneler, herhalde bulup izleyeceğim bu yazıdan sonra. Yedinci kıta, olan diş kovuğuna girmez yaşama sevincimi alıp götürmüştü. Üçlemeyi tamamlarsam komaya girmekten korkmuştum. Küçüktüm o da var herhalde. Ben de diğer iki filmi tamamlayayım bari. Ellerine sağlık. Rep:)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Burjuvazinin soğuk yüzü diye hatırladığım üçlemenin (baktım duygusal buzlaşma ya da kent üçlemesi diye geçiyormuş) bir filmiydi galiba Benny&#8217;s video. Yedinci Kıta&#8217;yı izlemiştim ben de. Benny&#8217;s video&#8217;yu izlemek istiyordum bu filmden sonra, ama yedinci kıta&#8217;dan çıktığımda resmen felce uğramış gibiydim. Ara vermeden haneke izlerseniz paralize oluyorsunuz ve film festivalinde insanları yararak çıkmayı gözüm yememişti. Bir daha haneke diyeni delicesine dövmek istiyordum.</p>
<p>Ama hala çok sık gözümde patlıyor izlediğim sahneler, herhalde bulup izleyeceğim bu yazıdan sonra. Yedinci kıta, olan diş kovuğuna girmez yaşama sevincimi alıp götürmüştü. Üçlemeyi tamamlarsam komaya girmekten korkmuştum. Küçüktüm o da var herhalde. Ben de diğer iki filmi tamamlayayım bari. Ellerine sağlık. Rep:)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

<!-- Dynamic Page Served (once) in 0.382 seconds -->
