güncelBeşiktaş tarih yazdı, Türkiye sizinle gurur duyuyor!

Nov06

          0 oy

Beşiktaş tarih yazdı; 8-0. Liverpool ile Beşiktaş cidden aynı ligin takımı değil. Maçın ilk yarısına şöyle bir bakıp seyretmekten vazgeçtim; açıkçası 5-0′ı bekliyordum ama 8-0 “bomba” oldu.

Şampiyonlar ligini kazansak bu kadar sevinmezdim. Senelerdir misyonunu kaybetmiş, avare yönetilen, kalitesi (sportif değil!) dibe vuran Beşiktaş, layığını buldu.

Elbette titreyip kendilerine filan gelmeyecekler. Zaten kurban edilmek üzere takıma alınan Ertuğrul Sağlam’ın ipi çekilecek; ama göreceksiniz, Sinan Engin filan olduğu yerde kalacak.

Ben Mircea Lucescu’ya komplo kurulduğunu düşünüyorum. Zira ilk yarıyı 11 puan farkla kapatan ve gerçekten iyi oynayan bir takımın, ikinci yarıda üstüste hezimetler yaşaması bu kadar kolay değil.

Lucescu’ya yapılan namertliği ve kulübün ırkçı saldırılara uğrayan Nouma’yı savunmak yerine, uyduruk bir hareketi bahane ederek göndermesini hazmedemedim. Nouma’nın gönderilmesini hiç hazmedemedim çünkü takımdaki tek gerçek Beşiktaşlı oydu. Ben Beşiktaş’ı onun ya da bunun tuttuğu takım olduğu için değil, insanların yürekle futbol oynadıkları takım olduğu için seçtim. Özellikle Milne zamanındaki Beşiktaş, rüya takımımdı. O takımı yenildiği için hiç suçlamadım; çünkü herkes elinden geleni yapar, adam gibi mücadele ederdi. Süleyman Seba da örnek bir başkandı. Beşiktaş takımı kaliteliydi; adam gibi adamların takımıydı. Bir yanda Metin,Ali,Feyyaz gibi daha üst bir sosyokültürel katmandan gelen adamlar vardı, bir yanda da Rıza gibi fakir aile çocukları. Bu farklı futbolcuların takım uyumu ise mükemmeldi, Beşiktaş ruhu bana hep insanların biraraya gelebileceği umudunu vermiştir. Şimdiyse, ruhsuz bir güruh görüyorum.

Beşiktaş tarihinin en büyük hezimetini yaşadı. Daha farklı yenilgiler muhakkak vardır; ama herhalde böyle bir fiyasko takım ve yönetim, Beşiktaş tarihinde hiç olmamıştır.

Sinan Engin, Fenerbahçe olayından sonra takımı ligden çekeriz dedi, bu lafları biz çok duyduk. Üstelik ettiği lafla Beşiktaş hisselerinin taban yapmasına da hizmet etti; ben böyle fiyasko bir yönetim görmedim! Bu, Bill Gates’in televizyona çıkıp “sakın Microsoft hissesi almayın, Vista fiyasko oldu, zaten mali durumumuz da sakat” demesi gibi birşey.

Beşiktaş ruhu bitmiştir; artık Beşiktaşlı filan değilim zaten. Ama en azından, lig kalitesi için isterimki Beşiktaş batsın ve parası olan, bu işleri bilen birilerine satılsın.

Popularity: 4% [?]

keyif, güncelİmitasyon futbolcu mekanı: Ronaldo,Cisse,bakalım sırada ne var?

Jun29

* * * * * 1 oy

Beşiktaş, transfer döneminde uyanık gazetecilere iyi ekmek çıkarıyor.

Hatırlayan hatırlar, seneler önce "Beşiktaş, sambacı Ronaldo‘yu renklerine bağladı" diye kumpanya yapılmış, duyduğumda salavat getirerek sandalyeden yuvarlanmıştım. Sonra, o Ronaldo’nun, bizim bildiğimiz sincap suratlı,kemirgen dişli Brezilyalı golcü olmadığı, "imitasyon" Ronaldo olduğu anlaşıldı. Bizim taklit Ronaldo da has elemandı doğrusu; ama dünya yıldızı filan da değildi. Olan, durduk yere bayram yapan benim gibi saf Beşiktaşlılara oldu.

Şimdiki "bomba" transfer, Cisse! Yok canım, cambaz forvet Djibril Cisse değil bu, Paris Saint Germain‘li, "vasat" Cisse. Rengi,milliyeti ve soyadı tutuyor diye almışlar.

Bu Cisse, 30′a yakın, kendi halinde bir futbolcu. Yani, o da bize Amakochi gibi, ondan sonra gelen şişman kara çocuk gibi (neydi adı,birkaç sene olmadı gideli, ponçik suratlı, siyahimiz) madik atmazsa, burada emekli olup memleketine gidecek. Ligin dibine vuran PSG’nin bize 1.5 milyon Euro’ya sattığı bir eleman. PSG, çocuğu zamanında ordan oraya sürmüş, habire kiralık vermiş, sonra bizim Beşiktaş’ın "uyanık" yöneticileri bunu kapmışlar. Bulunmaz Hint kumaşı ya!

Fotoğrafta gördüğünüz, "orjinal" Cisse’dir.

Popularity: 10% [?]

güncelYuh sana Beşiktaş!

Dec01

          0 oy


‘Kendimi bildim bileli Beşiktaşlıyım; Serdar Bilgili”nin ilk zamanlarına kadar da Beşiktaşlı olmaktan gurur duyardım. Ne olursa olsun!

 

Özellikle benim net hatırlayabildiğim Gordon Milne zamanında, Beşiktaş eleştirenlerin bile saygı duyduğu bir takımdı. Azımsanamayacak kadar çok üniversite mezunu-öğrencisi futbolcuların yanında, kalanlar “ütopik sporcu” tanımlamasına uyan tiplerdi. Ülümüne mücadele ederler,yenilince ağlarlar,rezalete ve pisliğe bulaşmazlardı.

Serdar Bilgili’nin gelmesiyle birlikte kalite düşmeye başladı; ama Beşiktaş o haliyle bile bir “asalet” sahibiydi. (Kalite düşüşünü salt Serdar Bilgiliye bağladığımı sanmayın, yıllar içinde ülkede insan kalitesinin ne denli düştüğü zaten ortada) Ne olduysa, Yıldırım Demirören‘in gelmesiyle başladı ve takım zıvanadan çıktı.

Takımı çukurdan çekip çıkaran ve zirveye taşıyan Lucescu, resmen sabote edildi. Bunda Sergen-Sinan (Engin) ikilisinin parmağı olduğunu düşünmüşümdür hep. Sonra Lucescu, son derece kaba, hatta adice bir şekilde gönderildi.\r\n\r\nBir de ikinci Nouma dönemi var. Birçok kişi, hatta Beşiktaşlıların bile bır kısmı Nouma”dan hazzetmese de, gariptir ki asi, hatta çoğuna göre “terbiyesiz” Fransız, Beşiktaş”ın çok gerilerde kalan mücadele ve adanmışlık ruhunu taşıyan tek adamdı. Birkaç spor yazarının gazına gelinerek Nouma”da gönderildi. Burada yönetim akılalmaz bir zaafiyet gösterdi. Nouma”ya yapılan ırkçı saldırılara göz yumdular; aslında Nouma hiç de ilk geldiği gibi değildi. Sürekli tahrik edildi, tekmelendi, küfür edildi ama kafasını çevirip baksa kırmızı kart gördü. Yönetim, buna da pısırık kaldı.

Ama “Yuh sana” başlığının nedeni bu değil. şu sıralar televizyonların genel rezillik seviyesine çok uygun bir yarışma formatı var. Genç kızlar çıkıp, israrla bir zeka sorusu soruyor ve dudaklarını büze büze “ee hadi amaaa bekliyoruumm bakın çok kolaayy” diye milleti gazlıyorlar. Hemen hemen tüm televizyonlarda, öğlen saatlerinde bu tip bir yarışma oluyor. Beşiktaş TV”de de böyle bir program görünce açıkçası “kıllanıp” aradım; zira bizde insanlar TV”ye çıkmak için kainatın sırrı da sorulsa, o kanalı arayıp yalvarırlar!

Sistem şöyle işliyor:Telefonu aradığınızda, önce cep telefonunuzdan 30 kontör civarı anormal bir rakam düşülüyor. Ardından, “7-3 nedir?” gibi aşırı derecede basit bir soru soruluyor ama daha yarım saniye geçmeden “üzgünüz;süreniz doldu” yanıtı geliyor. O süre zarfında,parmağınızı kıpırdatmanız dahi olası değil. Yani insanlar soyuluyor;bunun başka bir açıklaması yok.

Şu SMS gönderme olayları tam bir rezillik,çirkeflik halini aldı. Devlette belki bu yüzden, SMS ile ödeme yaptığınızda ek olarak %26 gibi anormal bir vergi koymuş. Bu yüzden, SMS ile ticaret yapmak, örneğin bir otomattan içecek satmak neredeyse imkansız hale geliyor. Kepazelik o kadar almış yürümüş ki, vatandaşın canını burnundan getiren devlete bu uygulaması için kızamıyor, aksine hak veriyorum.\r\n\r\nAçıkçası, artık Beşiktaşlı olmaktan utanıyorum. Lucescu”ya,Nouma”ya,başka futbolculara yapılanları, sportif başarısızlıkları filan bir kenara bıraktım ama bu kadar açgözlülük Beşiktaş”a yakışmıyor. Birileri bu adamları şikayet etmeli.

Popularity: 3% [?]


1, toplam 1 sayfa1
© 2007 Pozitif PC editor blogu | Mandalina teması kendim tarafından yapılmış olup, henüz beleş olarak dağıtılmamaktadır.
Kapat
E-posta ile paylaş