İphone Extreme,Intel’in mobil platform planları ve Intel Menlow ve MoorestownYeni sayfalarında yok ama, http://www.apple.com/feedback/iphone.html adresinde, HTML kodlarına baktığınızda bir “iPhone Extreme” ifadesi görüyordunuz. Bu ifade, iPhone’un Extreme modelini çıkaracağı yolunda spekülasyonlara neden oldu. Elbette, Apple, iPhone ile yetinmeyecek ve rakipleri hızla artıp daha iyi özellikler ve daha makul fiyatlar sunarken, aynı iPod’da yaptığı gibi, bol bol model çıkaracaktır.

Apple’ın Intel yakınlaşması ve Intel’in giderek mobil ve (gömülü) sistemler içine girme isteği, bir sonraki iPhone modelinin Intel’in embedded platformunu kullanacağı yolunda spekülasyonlar oluşmasına neden olmuş.

Bahsedilen platform halihazırda mevcut ve kod adı Menlow. Moorestown ise sonraki aşama için planlanıyor. Menlow platformunda -evet;Menlow bir chipset ve CPU’dan oluşan komple bir platform- Silverthorne kod adlı bir işlemci ve Paulsbo isimli bir cihpset var. Standby modunda sadece 0.55 Watt harcıyorki, şu an laptoplarda kullanılan ULV (Ultra Low Voltage) Core işlemcilerden bile kat kat düşük bir değer. Yine de, ARM’a ancak yetişebiliyorlar.

Menlow platformu ve onun CPU’su olan Silverthorne, 64 bitlik bir platform ve x86 uyumlu. İlk etapta, UMPC‘lerde kullanılacaklar; ancak Intel yavaş gelişen UMPC pazarı yerine, gözünü cep telefonlarına dikmiş gibi görünüyor.

asus r3 umpcFotografını gördüğünüz Asus R3, Menlow platformunu kullanıyor. Moorestown‘un ise 2009-2010′da çıkması bekleniyor. Intel’in amacı, 2010′a kadar, elektrik tüketimini mevcut platformlara göre 10 kat düşürmek.

Intel Moorestown platformunun Menlow’dan en büyük farkı, bir SoC (System On-a-Chip) olması. Yani CPU ve diğer tüm entegre devreler, tek bir silikon katman üzerinde olacaklar; gerçek ve ultra düşük enerji tüketen rakip platformlarda olduğu gibi. Bu yaklaşım sayesinde devre kartlarını tasarlamak kolaylaşıyor, ilk yatırım maliyetinden sonra sistemi üretmenin maliyeti düşüyor ve enerji tüketimi de kayda değer oranda azalıyor.

Intel, 2009′da çok yüksek olasılıkla üretimi 0.32nm makinalarda yapacak. 0.45nm, çift çekirdekli Penryn’lerin bile 25 Watt tüketecekleri düşünülürse, genelde 1 Ghz ya da altı frekanslarda çalışacak bu işlemcilerin rahatlıkla 5 Watt altına düşeceklerini kestirebiliriz. Hatta, Intel’in 2010′da ATI (AMD) ve Nvidia‘ya rakip olarak çıkaracağı GPU Larabee‘nin “basit” sürümleri, aynı yılda Moonstown platformuna entegre edilebilir.

AMD ise Xileon ile şansını deneyecek, onların en büyük kartı ise, ATI‘nin yıllardır cep telefonları için GPU üretiyor olması.

Intel IDF Moonstown Menlowbig_idf_mobility_22.jpgintel_moorestown.jpgintel-menlow.jpg

Benim fikrim, bu gelişmelerin Nokia, Motorola ve Samsung gibi cep telefonu üreticilerinin hiç de hoşuna gitmeyeceği yönünde. Intel, şu an tek bir PCB üzerinde WIMAX,3G, GPS gibi özellikleri destekliyor. Moonstown ile, bu tek bir yongaya inecek. Dolayısıyla, artık cep telefonu geliştirmek, uydu alıcısı kadar, hatta daha kolay bir hale gelecek. Bunun sonucu olarak, önce Asus gibi tecrübeli bilgisayar parçası üreticileri, sonra Uzakdoğu menşeli çok sayıda üretici, özellikle görselliği ön plana çıkarabilirlerse, eski üreticilerden ciddi bir pazar payı koparacaklardır.

Asus P5E3 Deluxe, Intel X38 tabanlı anakartAnakart tanıtarak hit almaya çalışacak ya da reklam alırmıyım diye şirketlere yağ çekecek değilim; sanırım ilk kez bir anakarttan bahsetme ihtiyacı duyuyorum: Asus P5E3 Deluxe. Sayısız özelliği var. Öncelikle, Intel’in yeni nesil chipseti olan Intel X38 kullanılmış.

4 ve 2 çekirdekli Intel Core Duo’lar destekleniyor (teknik olarak, 4 çekirdekli olanlar aslında Intel Core Quad!). 1600 Mhz FSB var; ben evi arabayıIntel X38 platformu satar, anamın bileziklerini de bozdururum diyorsanız, size bu anakartın desteklediği DDR3 RAM’lerden bulurum. Ayrıca, EPU (Energy Processing Unit) diye Bir şey de var. Asus’un dediğine göre, işlemci yüküne göre sadece gereken miktarda voltaj filan sağlayarak enerji tüketimini düşürüyormuş. Gözümle görmeden inanmam; ama açıkçası inanmadım. En fazla %1 filan faydası olur diye düşünmekteyim. Piyasa janjanlı isimlere sahip patates baskı teknolojiden geçilmiyor; eğer böyle Bir şey verimli olabilseydi, Asus’tan önce HP, Intel, Sun, IBM filan yapardı. Zira hepsinin enerji tüketimi ile başı belada.

Anakartta üretici şakşakcılığı yapan basın mensuplarının bol bol övgü sıralayabileceği sürüyle ıvır zıvır mevcut; örneğin neredeyse anakartın üçte birini kaplayan heatsink, ısıya göre fan kontrolü (Asus buna Q Fan diyor,bunda Qfan2 var), iletken polimer kapasitörler, kartı doğru takarsanız yanan LED (AI Slot Detector; olayda yapay zeka var!), BIOS’u patlatırsanız USB diskten flash etme özelliği -bu benim bayılacağım bir özellik işte!, adı da Crash Free BIOS 3, hepsinin uzun adları ve numaralı var, İspanya kralları gibi!), falan filan.

Bir de tadından yenmeyen 802.11n var. Saniyede 300 Mbit ve Wireless! Buna cidden bayılıyorum işte; tek kusuru iki anten gerektirmesi. Menzil 70-250 metre arası. 300 Mbit biraz abartı ama rahat rahat 200 Mbit basar diye düşünüyorum; tek kötü yanı standartların henüz yeni açıklanmış olması. Yani farklı model ve markalar arasında uyumsuzluk sorunları olabilir.

Anakartın ABD fiyatı 360 dolar ve Türkiye’de var mı bilmiyorum. Sanırım ithal edilmez. Hem çok pahalı, hem de kullanıcının kafası Linuxtu Minuxtu karışmasın diye düşünülebilir.

Neyse; gelelim asıl mevzuya…

Anakart üstünde gömülü, embedded Linux!

Hemen aklınıza geldiği gibi değil; üzerinde LinuxBIOS ya da OpenBIOS yok. Internet’i hallaç pamuğu gibi atmama rağmen, DeviceVM adında, Santa Cruz’lu biri tarafından geliştirilmiş SplashTop ile ilgili detaylı teknik bilgiye ulaşamadım. Ama doğrusunu isterseniz, YouTube’da videosunu bulunca hem Asus P5E3 Deluxe’ın, hem de SplashTop’ın sırrı çözüldü.

Asus P5E3 Deluxe, Intel X38 tabanlı anakart splashtop linux deviceVM

BIOS, özel bir BIOS. Sistem ise, Linux kerneli + Matchbox pencere yöneticisinden ibaret. Gördüğüm kadarıyla sadece ayıklanmış bir Firefox türevi ve Skype mevcut. Açıkçası Firefox üzerinde Flash yüklümü merak ettim. Şayet Flash ve Java desteği yoksa, Dillo bile kullanılmış olabilir.

Sistem açıldığında, BIOS’da bulunan kod, anakart üzerindeki flashtan kerneli ve matchbox’ı yüklüyor. Bu kadar basit. Yani LinuxBIOS ya da OpenBIOS’da olduğu gibi, kernel kodu BIOS üzerinde değil.

Bu arada, video boyunca Firefox ve Linux ile ilgili tek kelime edilmemiş; bu da ayıp Bir şey. Hatta sistemde Firefox logosu bile yok. Belki dediğim gibi, cidden de Dillo gibi çok daha hafif bir browser vardır.

Asus P5E3 Deluxe, kurulu işletim sisteminizi yüklemeden, 5 saniye içinde Internet’te dolaşabilmenizi sağlıyor SplashTop sayesinde. Asus buna ExpressGate demiş.

Açıkçası etkileyici olmasına rağmen, sofistike bir sistem değil. Tek zor kısmı, standart BIOS’u modifiye ederek videoda gördüğünüz menüye bağlamak. Yani kullanıcıya Express Gate ile, normal işletim sistemi arasında kolay ve hızlı seçim yaptıracak bir ortam yaratmanız lazım. Yoksa bu tip bir sistemi flashtan filan boot etmek mesele değil; benzer şeyleri bolca yaptım. Parasını verene yine yaparım;)

Bu anakartı almam piyango filan vurmadıkça imkan dahilinde değil. Ama deneyen filan olursa görüşlerini yazması hoş olur.


asus xg station laptop GPUAslında eski bir haber ama benim şimdi haberim oldu. Malum; oyun oynamıyorum, haftada iki kez traş olabilecek vakit buluyorum ve bilgisayar başında olduğum vaktin %98′inde filan GNU/Linux kullanıyorum (oldu mu Uğur?;)

Zamanında bendeki tarihi eser Datron’un miniPCI soketini merak etmiş ve üşenmeden spesifikasyonları indirmiştim. Enteresan şekilde, laptoplarda bulunan miniPCI, tam boy bir PCI ile uyumlu çıktı. Bunun üzerine, teorik olarak masaüstü bilgisayar anakartları için üretilmiş bir kartı, uydurup kaydırarak laptop’a bağlayabileceğimi keşfetmiş oldum. Bu fuzuli bilgi hiçbir işime yaramadı ama olsun.

Laptop sahiplerinin en büyük derdi, zayıf ekran kartları. Doğrusunu isterseniz, insanların neden evde laptop kullandıklarını da anlamam. Ben ilk zamanlar bırakın mouse’u, klavye filan da taşıyordum.

Şimdiki laptoplarda SATA diskler varmış; hatta PCI Express slotu filan da eklemişler. Yeni bir laptop bulup dağıtmadığım için, neye benzediklerini bile bilmem. Lakin bunlarda Express Card Connector diye Bir şey varmış ki, anladığım kadarıyla PCI Express uyumlu. Kaç lane PCI Express uyumlu onu da bilmem; ama Asus, nihayet akıl ederek Asus XG Station diye Bir şey çıkarmış. Yani, bir PCI Express kartı alıp laptop’a takabiliyorsunuz. Genelde aşırı derecede yavaş, hatta uyuz Intel 945 chipsetli laptop kullananlar için iyi haber. Bu senenin ilk çeyreğinde piyasaya sürülmesi planlanmış ama ben ne gördüm, ne de satan biryere rastladım. Muhtemelen yalan olmuş.

Yazık aslında. 50 dolar filan gibi makul bir fiyatı olsa, birçok insan satın alabilirdi. Hatta, bende laptop’u değiştirmeyi düşünüp, bunlardan da bir tane satın alırdım.

Asus XG Station gerçekten aptalca bir fikir değil. Tayvan menşeli herşey gibi fazlaca kıro bir görüntüsü var ama olsun, nasıl olsa evde kullanacaksınız. Özellikle benim çok işime yarardı; çünkü dönem dönem 15-30 gün gibi süreler İstanbul dışına gidiyorum ve masaüstü bilgisayarım olmadığı için ciddi birşeylerle uğraştığım olmuyor. Pekala Asus XG Station’ım ve orta karar, ucuz PCI Express bir ekran kartıyla, wireless üzerinden Counter Strike oynayan arkadaşları tepeleyebilirdim. Böyle tipler varsa tabii…

Alet o kadar da kötü değil. Asus XG station, FPS’yi, GPU sıcaklığını, GPU saat hızı ve fan devrini üzerindeki gereksiz derecede karmaşık LCD üzerinde gösterebiliyor. Tabi 50 dolarlık ekran kartınızın bu gibi özellikleri varsa! Öyle küçük bir alet olduğunu da sanmayın; neredeyse laptop ebtlarında ve oldukça yüksek. Fotografta MP3 player gibi çıkmış; Asus’un fotografçıları sağolsun!


3, toplam 3 sayfa«123
© 2007 Pozitif PC editor blogu | Mandalina teması kendim tarafından yapılmış olup, henüz beleş olarak dağıtılmamaktadır.