Dış filtrelerin mekanik filtrasyon konusunda ne kadar yetersiz olduklarından bahsetmiştim.

Daha önceki impeller modifikasyonu ile debiyi artırdıktan sonra, akvaryumun suyunun daha temiz olması gerektiğine karar verdim. Hatta, az da olsa, aerobic bakterileri bu yöntemle üretebilirdim. Eheim’ın 2227 modeli (wet&dry), aslında sump mantığını dış filtreye zaten taşıyor. Ancak,bazı dezavantajları var. Birincisi, fiyatı çok pahalı. İkincisi, bayağı gürültülü çalışıyor. Üçüncüsü, güvenilirliği konusunda şüpheler mevcut. Dördüncü ve son olarak, bu filtre sadece biyolojik filtrasyon yapıyor. İçine EhfiMech ve Substrat Pro dışında malzeme koyulmaması söyleniyor; oysa ben sürekli torf ve arasıra aktif karbon kullanıyorum.

Yaptığım şey çok basit: öncelikle, debiyi bir miktar daha artırmak ve dış filtreye sürekli yavru kaçmasına neden olan süzgeçten kurtulmak için, süzgeci söktüm. Onun yerine, hortuma bir iç filtre süngeri geçirdim. Kimilerine göre, bu yöntemle Hamburg Sünger filtresinin yarattığı etkiyi yaratıp bir miktar denitrifikasyon bakterisi üretmek mümkün. Ancak, debi aşırı yüksek olduğu için ben buna inanmıyorum. Hamburg filtresinin çalışması için, süngerden geçen suyun hızının saniyede 5-10 m arası olması gerek. Benim amacım, dış filtrenin içinin kısa sürede bitki ve yem artıklarıyla dolmasını önlemek, filtreye yavruların kaçmasını önlemek ve debinin artmasını sağlamaktı ki, bu yöntemle üç amacıma da ulaştım.

İkinci olarak, mekanik filtrasyonunu zayıf bulduğum -ve ispatladığım- dış filtre dışına minicik bir sump, daha doğrusu sump kulesi gibi Bir şey yerleştiriyorum. Bu, marketten aldığım 3.5 YTL’lik bir plastik yemek saklama kabı:) En altına, bir miktar bakteri tutmak ümidiyle Eheim’ın Lav taşını koydum. Elimde bioball,seramik, az miktar Eheim Substrat Pro ve lav vardı ve tercihimi lav’dan yana kullandım.Bioball kullanmadım,çünkü zaten kap küçük ve bioball’un yüzey alanı aralarında en az olanı. Seramiğin ise bence sadece içi işe yarıyor; en azından yüzeyi düz olan Tetratec seramikte durum bu. Sera Siporax olsa birkez daha düşünürdüm. Substrat Pro’yu ise, esasen su içinde çalışması önerildiği için kullanmadım. Aslında bu bana mantıklı gelmedi; zira Eheim’ın 2227 Wet&Dry modeli Substrat Pro ile dolu. Geriye Lav kaldı. Yüzey alanı gerçekten fazla gibi görünüyor. Bunun dışında, özellikle havaya açık uygulamalar için tavsiye ediliyor.

En alta Lav’ı koydum. Üstüne bildiğiniz pamuk…Pamuk, minik partikülleri çok iyi tutuyor ve oldukça geç tıkanıyor. Yalnız,pamuğu kalın kullanırsanız,birkaç saatte tıkanacak ve kabınız yeterince büyük değilse taşmaya başlayacaktır. Doğru ölçüyü deneme-yanılma yöntemiyle bulabilirsiniz.

Paranız ve zamanınız bolsa, su arıtmada kullanılan 5 mikrona kadar partikül süzebilen malzemelerden kullanabilirsiniz. Yalnız bunları kendi kapları içinde kullanmanız gerekiyorki, onu akvaryum içine (ya da dışına!) nasıl takarsınız bilmem! Pamuğun üstüne, daha büyük partikülleri tutup saatbaşı pamuk değiştirmekten beni kurtarsın diye elyaf kullandım. Kıçımı kaldırmaya üşenip yorgancıdan filan elyaf almaya üşendiğim için, bir dünya para verip Prodac Elyaf almıştım. Aldığımda “bu bana 20 sene yeter” demiştim ama, hiç de öyle olmuyor. Onun için, siz üşenmeyin. Bir dahaki sefere ben de üşenmeyeceğim.

Aldığım sonuçtan ziyadesiyle memnunum. Hortum yetmediği için bahçe hortumu kullandım. Hiçbir sakıncası yok,sizde kullanabilirsiniz. Daha önce de yakıt hortumu kullanmıştım, yine bir şey olmadı. Üstelik, Orijinal Tetratec hortumdan çok daha az yosun bağlıyor.

Uzun yazılarımdan sık sık şikayet aldığım için, bu şeyi nasıl yaptığımı bu yazıda ayrıca anlattım:)

Akvaryum bitkileri de normal bitkilerden farklı değiller; fotosentez yapıyorlar. Sonuç olarak, akvaryumda sağlıklı bitki yetiştirmeniz -ya da bitkilerin ölmemesi için!- oksijen, karbondioksit, ışık ve çeşitli minerallere ihtiyaç var.

İşin en zor kısmı, akvaryumun içine CO2 eklemek. Sevindirici derecede, Türkiye’deki akvaryum forumlarının kalitesi son derece iyi. Özellikle akvaryum.com akvaryumkulubu.org forumlarında bahsettiğim DIY sistemlerden örnekler bulunuyor.

Karbondioksiti kimyasal tepkimeyle şişe içinde ürettikten sonra akvaryuma veriyoruz. Dolayısıyla sistem son derece basit. Tek sorun, CO2′nin su içinde zor çözünmesi ve genelde şişe-hortum bağlantısından gaz kaçağı olması.

Kaçakları önlemek amacıyla, malzeme seçimine dikkat ettim. Seçtiğim malzemeler, kolay ve ucuz malzemeler. Şişe kapağına taktığımız su püskürtme memesini, otomobil yedek parçası satan yerlerde 1-2 YTL’ye bulabilirsiniz. Bunu seçmemin nedeni, gaz çıkışının kısıtlı ve hortumu sağlam ve gaz geçirmez şekilde kapağa sabitleyecek kadar geniş yüzey alanına sahip olması.

Hortumu kapağı delip direk şişe içine saldıktan sonra silikonla izole etmeyi denemeyin bile. İlk zamanlarda gaz kaçağı olmasa dahi, silikonun zamanla deforme olup kaçak yapacağına garanti veririm! Üstelik, her seferinde silikonu söküp tekrar silikon çekmek pek de akıllıca değil!

Not: Karbondioksiti akvaryum içinde eritmek kolay değil. Gazı mümkün olduğunca çok suyla temas ettirip, küçük kabarcıklar halinde vermeniz gerekli. Ben tersini yapıp, ters bir enjektör yerleştirdim. Dolayısıyla, son derece verimsiz çalışıyor. Sadece, enjektör altında kalan iri kabarcık uzun süre suyla temas ediyor ama tekrar söylüyorum, bu verimli değil. Bol şeker ve maya kullanarak fazla kabarcık çıkmasını sağlıyorum. İleride adam gibi bir reaktör yapacağım; ancak sizde benim gibi bir anda gaza gelip çok sayıda bitki aldıysanız ve aceleniz varsa, bu yöntemle 1 saat içinde akvaryuma Co2 vermeye başlayabiliyorsunuz.


diy co2 sistemi malzemeler

YAPIM:

1.Şişe kapağını ve içindeki mavi izolasyon malzemesini ortadan delin. Ben matkap kullandım; ama ısıtılmış çivi, ahşap vidası gibi malzemeler de işe yarayacaktır.


kapagi_del.jpg

2.Su püskürtücü memeyi deliğe alıştırın. Delik ne kadar darsa o kadar iyi.

3.Alıştırma işleminden sonra, kapak içindeki izolasyonu çıkarın ve hem içten, hem dıştan zımparalayın. Delik yüzeyleri ve içinde çapak kalmamalı.Zımparanız yoksa, dikkatlice maket bıçağı ile de çapakları alabilirsiniz. Hatta, törpü bile iş görebilir.


kapaga_oturt1.jpg

 

 

4.İzolasyonu yerine takın.
5.Su püskürtücü memeyi yerine fotograftaki gibi oturdun. Kapağın içinden, meme ile gelen contayı takın ve memeyi yerine vidalayın. Bu işlem sırasında nazik olun! Fazla sert sıkarsanız kapak deforme olacaktır. Çok sert sıkmak zorunda değilsiniz.


kapaga_oturt3.jpg

6.Bu işlemin ardından kapağı şişeye takın, hortumu geçirin ve şiddetle üfleyin. Kaçak yoksa iyi; varsa yeni kapakla sıfırdan başlayacaksınız!

Üflerken çok zorlanmanız sıfır kaçak olduğunu göstermez! Düzgün çalıştıysanız kaçak olmayacaktır, ama içinizde bir miktar şüphe kalması iyidir(!)

7.Burası keyfe keder adım. Çift bileşenli macun yapıştırıcı ile kapağı kapladım. Bunun nedeni, asla yerinden oynamayacağından emin olduğum memeyi daha da garantiye almak ve kapağı uzun yıllar kullanmak(!). Yapmak zorunda değilsiniz.

macunlama1.jpg

macunlama2.jpg

8.Hortumu sıkıca yerine takın; üşenmeden dibine kadar oturtun. Hortumu yamuk kesmeyin; bir tarafı dibe inerken öbür taraf fazla açıkta kalırsa gaz kaçağı olabilir.

9.Şişeyi koyacağınız yere gidip prova yapın ve hortumu ne çok uzun, ne çok kısa gelecek şekilde kesin; tabi akvaryumda enjektörü koyacağımız yeri de hesaba katarak!


montaj1.jpg

Senelerdir birçok hobimle alakalı DIY (Do-it-yourself / Kendin yap) projeler yaptım. Gerçek şu ki, çoğu amatör için bu tip projeler çok vakit alır ve birşeyi hazır satın almaktan çok daha pahalıya gelebilir. Örneğin, 15 YTL’lik reaktörü 1 YTL’lik malzeme ile yapabilirsiniz ama, şarjlı matkap, çift bileşenli yapıştırıcı, matkaplar, Dremel ve uçları gibi malzemeleri edinmek için harcadığınız parayı hesaba yazmazsınız(!). İlk projelerimden külliyen zarar ettiğimi çok iyi hatırlarım; ama elimde çok sayıda alet edevat kaldı ve seneler sonra nihayet gerçek anlamda tasarruf etmeye başladım(!)

*Herhangi bir DIY projede yaptığınız işe özenin, ama sadece gerektiği kadar! Sonuçta burada yaptığınız şey, kafanızı boşaltmak ve basitte olsa yaptığınız şeye bakıp keyif almak. Çocuğunuz varsa bu tip projelere özendirin; zaman içinde daha komplike projelerle uğraştıkça ister istemez bir mühendis bakış açısına sahip olacaktır.

*Projelerinizin zaman içinde nasıl çalıştığını, eksiklerini gözleyin ve gerçekten ihtiyaç duyduğunuz birşeyse geliştirin.

* ve elbette, basit ya da zor, aptalca veya dahice diye düşünmeden paylaşın! Projeniz çok basit olsa bile, kullandığınız bir malzeme çok daha karmaşık bir proje geliştiren birine ilham kaynağı olabilir. Zira, DIY ile uğraşan birinin en büyük sıkıntılarından biri nerede ne malzeme kullanacağı ve bunu nereden bulacağıdır.


1, toplam 1 sayfa1
© 2007 Pozitif PC editor blogu | Mandalina teması kendim tarafından yapılmış olup, henüz beleş olarak dağıtılmamaktadır.