Çekilişsiz kuponsuz dershane eğitimi veriyorum!
Geçenlerde televizyonda izlediğim iğrenç bir reklamla titredim, ama uzun süre özüme dönemedim.
Başöğretmen havalı bir abla kürsüden, hani Tansu Çiller yapardı ya “vatandaşıma bir ev bir araba anahtarı vereyim miiii?” der, orada bulunan şaşkolozlar da veeerr bacımmm diye böğürürdü, onun gibi “dershaneye sokayımmııı siziii” gibi Bir şey söylüyor. Orada ne halt ettiği belli olmayan bir grup şuursuz gencimiz de heyecana kapılıp “veeer” diye bağırıyor. Ulan salaklar, haftasonu inek gibi dershane köşelerinde sürüneceksiniz, neyine sevinirsiniz ki!
Böylece “aman 8 yıl oldu valla şahane” diye bazı gariplerin sevindiği fiyasko eğitim sistemimizin çöktüğü artık televizyon reklamlarına kadar düştü; yaşlı ninelerin uyduruk tencereler için kupon kesme olayına gençlerimizi de dahil ettik. Helal olsun. Öyle ya, itlik kopukluk yapacaklarına oturup kupon kessinler.
Neredeyse tamamından zeka ve kültür fışkıran(!) gençlerimize sahip çıkmak, onları dershanelere iteleyip hızar gibi yontmak hepimizin görevi. Bu ulvi görevi sadece dershane ve medya esnafına bırakmak bize yakışmazdı. O yüzden, bende bu meseleye eğilip, kuponunu kesip çekilişe katılan muayyen sayıdaki gence dershane eğitimi veriyorum. Yer, kendi konutum. ÖSS işinden filan çakmadığım için, şu an sadece boya-badana, marangozluk, PHP, Linux, motor tamiri filan gibi konularda ders verebiliyorum. Aklı olan kuponları keser. 4 sene boku bokuna okuyup, ucuz işgücü olarak Türkçe’yi çat pat konuşan hödük patronlara yağ çekeceğinize, en azından bir meslek sahibi olur, ne bileyim, bahar aylarında boya badana filan yaparak ekmeğinizi çıkarırsınız (en enayi evi, en dandik malzemeyle 1 tekliğe boyuyorlar elini öpene; ayda 3-4 ev rahat boyarsınız, piyasaya çıksanız 1 milyarı zor alırsınız ayda)
Şimdi heyecanlı sesler duymak istiyorum gençler; “Sizi dershaneme alayımmııııı?”