Engadget’taki habere göre, Intel OLPC projesi ile el sıkışmış; Nisan 2008 başında OLPC projesi için üretilen ilk kopyalar denenmeye başlayacaklar. AMD, birkez daha kaybetti; zira OLPC’nin işlemcisi AMD Geode tabanlı olacaktı. Bu arada Intel, Classmate PC projesini de sonlandırmış değil. Bu oldukça ilginç bir durum. AMD ve Intel aynı projedeler. Intel, kendi konseptini kabul ettirmek için uğraşırken, rakip projeye de destek veriyor. Bakalım neler olacak…
Intel ve OLPC, uzun zaman birbirlerine saydırıp durdular; Intel OLPC ile dalga geçti, OLPC’de Intel’i vahşi kapitalist,emperyalist şirket ilan etti.
Ben Intel’in nihai amacının, OLPC için işlemci üretmek olduğunu sanmıyorum. Hatta Intel, daha önce OLPC projesinde yeralan AMD’nin devreden çıkmasını bile umursamıyordur. Kuşkusuz bu AMD için sinir bozucu bir haber; önce masaüstü, sonra sunucular alanında kaybettikleri mevzilere böylece bir yenisi daha eklendi. Ancak, OLPC, toplam işlemci satışının çok küçük ve tatsız bir yüzdesini oluşturuyor, hepsi bu.
Intel’in asıl hedefi bence AMD filan değil, ARM. “Olmadı,daha olmadı,seneye de olmaz” desekte, dünya insanı ister istemez bilgisayarları, laptopları cep telefonuna sıkıştırmak zorunda kalacak. Bu sektörde müthiş bir canlılık var ve üreticiler mobil teknolojileri yaygınlaştırmak için inanılmaz para ve çaba harcıyorlar.
Bu alanda Intel’in esamesi okunmuyor. Bugün en becerikli, çok satan ve arzu edilen telefonların içinde ARM işlemciler var. Intel’in Xscale işlemcisi bile esasen ARM tabanlı ve bunun için elbette belli bir lisans ücreti ödüyorlar.
Cep telefonlarıyla ilgili temel sorunlardan biri şu: yazılım geliştirmek zor ve yavaş; zira ARM işlemcisi, dünyanın en geniş programcı tabanına sahip x86 mimarisinden radikal derecede farklı. Sun, Java ile bu boşluğu doldurmaya çalıştı, ancak mobil cihaz programcılarının sayısı istenen ölçüde artmadı. Java, yavaş olduğu kadar, program yazmak için yanıp tutuşacağınız bir dil değil.
Nokia bunu anladı ve Python’u desteklemeye başladı. Gelgelelim, Pyhton uygulamaları çalıştırabilen telefonların oldukça güçlü olması gerekiyor. Bunun tercümesi: ağır, pahalı ve büyükler.
Intel, x86′ları, embedded işlemciler gibi, mobil cihazlara sokacak. Bu bir tür “platform domination”, “x86 everywhere”. Fazlasıyla azimli bir çaba ve ciddi sorunlar var: x86 mimarisi, özü itibariyle verimsiz. Çok yüksek düzeyde elektrik tükettiği gibi, fazla ısınıyor ve sofistike bir yapısı var.
Gelgelelim, Intel, saat hızı yarışından vazgeçip, çekirdek sayısını artırmaya yönelince bence bu çabasının yan ürünü olarak mobil platformlara da girebileceğini uzun süre önce gördü. Düşünün; Intel 80 çekirdekli işlemcilerin en fazla 2-3 sene içinde gerçek olacağını söylüyor. Bunun anlamı, litografi teknolojisinde son derece radikal ilerlemeler olacağı. Yani 3 sene sonra 0.65, 0.45nm gibi rakamlar değil, 0.065 Nm gibi rakamlar telaffuz edebiliriz. Nanoteknoloji, ciddi olarak devreye giriyor; zira 80 çekirdekli işlemciyi mevcut anakart ebatlarında üretmek imkansız!
Eh, gerisi çok zor değil. 80 çekirdekli işlemciden pekala bir ya da iki çekirdeği ayırdığınızda, cep telefonu içine girebilecek, şu anda masaüstü bilgisayarlarda kullandığımız
performans düzeyinde ve muhtemelen mevcut ARM9 ve ARM11 işlemcilerden bile az tüketen bir işlemci elde edeceksiniz.
Reel olarak çok uzakta değil bu tip işlemciler. TILE64 gibi, 64 çekirdekli, embedded uygulamalar için kullanılacak işlemciler zaten MIT tarafından geliştirildi ve üretildi. Tamam; bunlar RISC tabanlı işlemciler ama, ortada çalışan bir örnek var.
Bunun gelecekteki anlamı şu: Artık masaüstü bilgisayarınızda herhangi bir dille yazdığınız uygulamayı, cep telefonunuza atıp çalıştırabileceksiniz. Elbette ciddi programlar için bir miktar optimizasyon yapmak gerekecek; örneğin işlemcinin kaç thread kullanacağını filan belirleyerek sistemin program çalışırken daha stabil kalmasını, işlemcinin programı daha hızlı çalıştırmasını isteyeceksiniz. Ya da hazır gelen bazı API’leri kullanarak dinamik güç yönetimiyle batarya ömrünü artırmaya çalışacaksınız. Ama bunlar olmasa da olur diyebileceğimiz detaylar.
Intel’in Linux üzerine gitgide daha fazla düşüyor olmasının nedenlerinden biri de pekala bu olabilir: eksiksiz bir cep telefonu platformu yaratmak. Şu an Linux’un bu alanda eksiklikleri var.