intel classmate pcIntel önce OLPC projesi ile didişti, şimdi onlara CPU yapıyor. Bu arada, OLPC’ye rakip olarak çıkardığı Classmate PC’yi de öne çıkarmayı ihmal etmiyor.

Diğer ucuz laptop alternatiflerinin aksine, Intel’in Classmate’i Windows XP embedded ile gelmekte. Bu masaüstünde kullandığımız Windows XP’ye çok benzeyen, ancak daha “hafif” cihazlar için geliştirilmiş bir sürüm. Yeni birşey olmadığını da söyleyeyim; neredeyse “tam boy” Windows XP kadar eski Windows XP Embedded. Üstelik Windows CE gibi hafif de değil; vasat bir kurulum yaklaşık 400 MB civarında yer kaplıyor.

Aynı Asus eee gibi, Classmate PC’de 7 inç ve 800×480 çözünürlüğünde bir ekranla geliyor. OLPC gibi “oyuncakımsı” görünmemesi bir avantaj olsa da, bizim gibi koca koca heriflerin taşıyabileceği bir alet değil(!).

Üzerinde 915 GMS Intel chipset ve 256 MB DDRII-SO DIMM RAM mevcut. Aynı anakartın Asus eee üzerinde de olduğunu tahmin ediyorum. Üzerindeki Celeron M işlemci 900 Mhz ve Wikipedia’ya göre, L2 cache yok. Demekki, bu bir Shelton. Durum böyle olunca, Asus EEE’nin daha kuvvetli bir işlemciye sahip olduğunu görebiliyoruz.

Asus EEE ve OLPC’de olduğu gibi, Classmate PC’de de sabit disk yerine 2 GB NAND bulunuyor. Wireless bu modelde de mevcut (802.11b/g, Realtek). İki USB girişi var; aslında platform 3 USB desteklese de, Intel NAND’ı diğer USB üzerinden bağlamış. Asus EEE ise, içerideki IDE üzerinden SSD bağlamayı tercih etmiş; bu yüzden Asus’un disk performansı yönünden biraz daha üstün olduğunu tahmin ediyorum.

Classmate PC üzerine sorunsuz olarak Mandriva ve Ubuntu kuruluyormuş.

Bir de, sanırım Bahçeşehir’deki bir özel ilkokul, öğrencilerine Classmate PC dağıtmış. Zamanında gözüme böyle bir haber iliştiğini hatırlıyorum; bilgisi olan haber verirse sevinirim.

intel classmate pcintel classmate pcintel classmate pc

Ağırlık ise 1.3 kg; yani Asus eee’den 400 gr daha ağır.

İphone Extreme,Intel’in mobil platform planları ve Intel Menlow ve MoorestownYeni sayfalarında yok ama, http://www.apple.com/feedback/iphone.html adresinde, HTML kodlarına baktığınızda bir “iPhone Extreme” ifadesi görüyordunuz. Bu ifade, iPhone’un Extreme modelini çıkaracağı yolunda spekülasyonlara neden oldu. Elbette, Apple, iPhone ile yetinmeyecek ve rakipleri hızla artıp daha iyi özellikler ve daha makul fiyatlar sunarken, aynı iPod’da yaptığı gibi, bol bol model çıkaracaktır.

Apple’ın Intel yakınlaşması ve Intel’in giderek mobil ve (gömülü) sistemler içine girme isteği, bir sonraki iPhone modelinin Intel’in embedded platformunu kullanacağı yolunda spekülasyonlar oluşmasına neden olmuş.

Bahsedilen platform halihazırda mevcut ve kod adı Menlow. Moorestown ise sonraki aşama için planlanıyor. Menlow platformunda -evet;Menlow bir chipset ve CPU’dan oluşan komple bir platform- Silverthorne kod adlı bir işlemci ve Paulsbo isimli bir cihpset var. Standby modunda sadece 0.55 Watt harcıyorki, şu an laptoplarda kullanılan ULV (Ultra Low Voltage) Core işlemcilerden bile kat kat düşük bir değer. Yine de, ARM’a ancak yetişebiliyorlar.

Menlow platformu ve onun CPU’su olan Silverthorne, 64 bitlik bir platform ve x86 uyumlu. İlk etapta, UMPC‘lerde kullanılacaklar; ancak Intel yavaş gelişen UMPC pazarı yerine, gözünü cep telefonlarına dikmiş gibi görünüyor.

asus r3 umpcFotografını gördüğünüz Asus R3, Menlow platformunu kullanıyor. Moorestown‘un ise 2009-2010′da çıkması bekleniyor. Intel’in amacı, 2010′a kadar, elektrik tüketimini mevcut platformlara göre 10 kat düşürmek.

Intel Moorestown platformunun Menlow’dan en büyük farkı, bir SoC (System On-a-Chip) olması. Yani CPU ve diğer tüm entegre devreler, tek bir silikon katman üzerinde olacaklar; gerçek ve ultra düşük enerji tüketen rakip platformlarda olduğu gibi. Bu yaklaşım sayesinde devre kartlarını tasarlamak kolaylaşıyor, ilk yatırım maliyetinden sonra sistemi üretmenin maliyeti düşüyor ve enerji tüketimi de kayda değer oranda azalıyor.

Intel, 2009′da çok yüksek olasılıkla üretimi 0.32nm makinalarda yapacak. 0.45nm, çift çekirdekli Penryn’lerin bile 25 Watt tüketecekleri düşünülürse, genelde 1 Ghz ya da altı frekanslarda çalışacak bu işlemcilerin rahatlıkla 5 Watt altına düşeceklerini kestirebiliriz. Hatta, Intel’in 2010′da ATI (AMD) ve Nvidia‘ya rakip olarak çıkaracağı GPU Larabee‘nin “basit” sürümleri, aynı yılda Moonstown platformuna entegre edilebilir.

AMD ise Xileon ile şansını deneyecek, onların en büyük kartı ise, ATI‘nin yıllardır cep telefonları için GPU üretiyor olması.

Intel IDF Moonstown Menlowbig_idf_mobility_22.jpgintel_moorestown.jpgintel-menlow.jpg

Benim fikrim, bu gelişmelerin Nokia, Motorola ve Samsung gibi cep telefonu üreticilerinin hiç de hoşuna gitmeyeceği yönünde. Intel, şu an tek bir PCB üzerinde WIMAX,3G, GPS gibi özellikleri destekliyor. Moonstown ile, bu tek bir yongaya inecek. Dolayısıyla, artık cep telefonu geliştirmek, uydu alıcısı kadar, hatta daha kolay bir hale gelecek. Bunun sonucu olarak, önce Asus gibi tecrübeli bilgisayar parçası üreticileri, sonra Uzakdoğu menşeli çok sayıda üretici, özellikle görselliği ön plana çıkarabilirlerse, eski üreticilerden ciddi bir pazar payı koparacaklardır.

Intel ve OLPC el sıkıştı: Intel’in nihai hedefi ne?Engadget’taki habere göre, Intel OLPC projesi ile el sıkışmış; Nisan 2008 başında OLPC projesi için üretilen ilk kopyalar denenmeye başlayacaklar. AMD, birkez daha kaybetti; zira OLPC’nin işlemcisi AMD Geode tabanlı olacaktı. Bu arada Intel, Classmate PC projesini de sonlandırmış değil. Bu oldukça ilginç bir durum. AMD ve Intel aynı projedeler. Intel, kendi konseptini kabul ettirmek için uğraşırken, rakip projeye de destek veriyor. Bakalım neler olacak…

Intel ve OLPC, uzun zaman birbirlerine saydırıp durdular; Intel OLPC ile dalga geçti, OLPC’de Intel’i vahşi kapitalist,emperyalist şirket ilan etti.

Ben Intel’in nihai amacının, OLPC için işlemci üretmek olduğunu sanmıyorum. Hatta Intel, daha önce OLPC projesinde yeralan AMD’nin devreden çıkmasını bile umursamıyordur. Kuşkusuz bu AMD için sinir bozucu bir haber; önce masaüstü, sonra sunucular alanında kaybettikleri mevzilere böylece bir yenisi daha eklendi. Ancak, OLPC, toplam işlemci satışının çok küçük ve tatsız bir yüzdesini oluşturuyor, hepsi bu.

Intel’in asıl hedefi bence AMD filan değil, ARM. “Olmadı,daha olmadı,seneye de olmaz” desekte, dünya insanı ister istemez bilgisayarları, laptopları cep telefonuna sıkıştırmak zorunda kalacak. Bu sektörde müthiş bir canlılık var ve üreticiler mobil teknolojileri yaygınlaştırmak için inanılmaz para ve çaba harcıyorlar.

Bu alanda Intel’in esamesi okunmuyor. Bugün en becerikli, çok satan ve arzu edilen telefonların içinde ARM işlemciler var. Intel’in Xscale işlemcisi bile esasen ARM tabanlı ve bunun için elbette belli bir lisans ücreti ödüyorlar.

intel xscale arm tabanlıCep telefonlarıyla ilgili temel sorunlardan biri şu: yazılım geliştirmek zor ve yavaş; zira ARM işlemcisi, dünyanın en geniş programcı tabanına sahip x86 mimarisinden radikal derecede farklı. Sun, Java ile bu boşluğu doldurmaya çalıştı, ancak mobil cihaz programcılarının sayısı istenen ölçüde artmadı. Java, yavaş olduğu kadar, program yazmak için yanıp tutuşacağınız bir dil değil.

Nokia bunu anladı ve Python’u desteklemeye başladı. Gelgelelim, Pyhton uygulamaları çalıştırabilen telefonların oldukça güçlü olması gerekiyor. Bunun tercümesi: ağır, pahalı ve büyükler.

Intel, x86′ları, embedded işlemciler gibi, mobil cihazlara sokacak. Bu bir tür “platform domination”, “x86 everywhere”. Fazlasıyla azimli bir çaba ve ciddi sorunlar var: x86 mimarisi, özü itibariyle verimsiz. Çok yüksek düzeyde elektrik tükettiği gibi, fazla ısınıyor ve sofistike bir yapısı var.

Gelgelelim, Intel, saat hızı yarışından vazgeçip, çekirdek sayısını artırmaya yönelince bence bu çabasının yan ürünü olarak mobil platformlara da girebileceğini uzun süre önce gördü. Düşünün; Intel 80 çekirdekli işlemcilerin en fazla 2-3 sene içinde gerçek olacağını söylüyor. Bunun anlamı, litografi teknolojisinde son derece radikal ilerlemeler olacağı. Yani 3 sene sonra 0.65, 0.45nm gibi rakamlar değil, 0.065 Nm gibi rakamlar telaffuz edebiliriz. Nanoteknoloji, ciddi olarak devreye giriyor; zira 80 çekirdekli işlemciyi mevcut anakart ebatlarında üretmek imkansız!

Eh, gerisi çok zor değil. 80 çekirdekli işlemciden pekala bir ya da iki çekirdeği ayırdığınızda, cep telefonu içine girebilecek, şu anda masaüstü bilgisayarlarda kullandığımızolpc intel ve amd karşı karşıya performans düzeyinde ve muhtemelen mevcut ARM9 ve ARM11 işlemcilerden bile az tüketen bir işlemci elde edeceksiniz.

Reel olarak çok uzakta değil bu tip işlemciler. TILE64 gibi, 64 çekirdekli, embedded uygulamalar için kullanılacak işlemciler zaten MIT tarafından geliştirildi ve üretildi. Tamam; bunlar RISC tabanlı işlemciler ama, ortada çalışan bir örnek var.
Bunun gelecekteki anlamı şu: Artık masaüstü bilgisayarınızda herhangi bir dille yazdığınız uygulamayı, cep telefonunuza atıp çalıştırabileceksiniz. Elbette ciddi programlar için bir miktar optimizasyon yapmak gerekecek; örneğin işlemcinin kaç thread kullanacağını filan belirleyerek sistemin program çalışırken daha stabil kalmasını, işlemcinin programı daha hızlı çalıştırmasını isteyeceksiniz. Ya da hazır gelen bazı API’leri kullanarak dinamik güç yönetimiyle batarya ömrünü artırmaya çalışacaksınız. Ama bunlar olmasa da olur diyebileceğimiz detaylar.

Intel’in Linux üzerine gitgide daha fazla düşüyor olmasının nedenlerinden biri de pekala bu olabilir: eksiksiz bir cep telefonu platformu yaratmak. Şu an Linux’un bu alanda eksiklikleri var.


2, toplam 6 sayfa«123456»
© 2007 Pozitif PC editor blogu | Mandalina teması kendim tarafından yapılmış olup, henüz beleş olarak dağıtılmamaktadır.