bilgisayariTunes, iPhone, iPod…zamlı Mac OS X..Ethem Tolga

Oct17

          0 oy

Ethem Tolga’nın Mac Dünyası blogunu keşfettim. Mac’le (artık) işim olmaz; ama Ethem Tolga’nın tarzından hoşlandığım için birkaç yazısını okudum. Benim gibi, o da hiçbirşey bilmeden “Mac,Pc,Linux” diye üfürenlerden şikayetçi (GNU/Linux’u ben ekledim).

Steve Jobs, aptal bir adam değil. Doğrusunu isterseniz ben yıllar önce Apple’ın batmasını bekliyordum. Ki bence iPod çıkmasa batacaktı da. Hayatına bilgisayar ve işletim sistemi üreticisi olarak başlamış bir şirketin, tüketici elektroniği ürünüyle paçayı kurtarmış olması başlı başına enteresan bir vaka. Artık, Steve Jobs, iPod’un şöhretine sığınarak bilgisayar ve işletim sistemi lansmanı yapıyor. Apple’a çok eskiden bir sempatim vardı; bunu yokeden Bilkom bayileri ve iPod tantanası olmuştur.

Bilkom, Apple markasını ABD fiyatından ortalama %50-60 pahalıya satıyor. Birçok Apple ürününde bu böyle; bazıları daha makul olsa da. Bahanesi “ÖTV,Gümrük vs..”

Elinizin altında Internet var; üşenmeyip kullanırsanız, ABD ve Türkiye’deki Apple fiyatlarına bakın.

Ardından, birkaç PC parçası seçin. Örneğin 250 GB Western Digital 2500KS, Intel Core 2 Duo 6800, vs. Bunların ABD ve Türkiye fiyatlarına bakın.

Ne olacak biliyor musunuz? Bakmaya üşeneceğiniz için ben söyleyeyim; ABD ile Türkiye arasındaki fiyat farkı, PC bileşenlerinde taş çatlasın %10.

Apple, maalesef Türkiye’de, benzer fonksiyondaki ürüne fazla para ödeyip bununla öğünenlerin markası olmuş. ABD’de çeşitli nedenlerden ötürü Mac almak mantıksız değilken, Türkiye’de Mac alana normal gözle bakamıyorum.

En “janjanlı” Apple mağazasının çalışanları, bana sattıkları en pahalı LCD monitörün özelliklerini verecek, ya da ürün broşürünü bulacak yeterlilikte değiller. 1000 € üzerinde para vermeyi göze almışım; bu piyasadaki en pahalı monitör ve aldığım hizmet, köşedeki bilgisayarcıdan daha kötü. Ben de bunun üzerine 22′ Samsung aldım; hem param cebimde kaldı, hem de kötü ve pahalı hizmeti kendimce cezalandırdım.

iTunes, iPhone, iPod…zamlı Mac OS X..Ethem TolgaApple benim için değerli bir markaydı; çünkü zamanında PC’lerden daha üstün bir işletim sistemi ve bilgisayar üreticisiydi. Bugün ise, muadil bir PC’yi, Apple’ın yarı fiyatına alıyorsunuz. Eğer Dell Alienware’ı satın alıp büzmek yerine palazlandırsaydı, bugün Apple nostalji olacaktı. Ama nedense beceremedi, ya da becermek istemedi.

Steve Jobs’ın Apple’ı bataktan kurtarmasını ilginç buluyorum; çünkü önce adam kendini marka yaptı, sonra da Apple’ı çekip çıkardı. Bugün birsürü Jobs ve Apple hayranı -müridi- var ve nedenini anlamak çok zor. Asıl canımı sıkan, Bill Gates ve Microsoft’u şeytan,beceriksiz ilan edenlerin saf saf Jobs ve Apple’ın paçalarına yapışması. Komiktir; GNU/Linux camiasında -olduğunu sananlar- arasında bile çok sayıda Steve Jobs-Apple müridi var; eminim odalarında da posterleri vardır ama herhalde Apple’ın Mac OS X’inin X server ve BSD’yi bol bol kullanıp, bir yandan da “proprietary” hale getirdiğinden haberleri de yoktur. Pekçok şeyden hiç haberleri olmadığı gibi…

Ethem Tolga, Apple’ın iTunes’daki DRM oyunundan da bahsetmiş.

Bir diğer ilginç haber, Mac OS X Leopard’ın akademik sürümüne %46 zam yapılması.

Popularity: 4% [?]

linux, ubuntu, bilgisayarYoutube gibi Flash formatlı videolardan sesi MP3 olarak ayırmak (Genel Linux dağıtımları; Ubuntu, Mandriva, Fedora, Pardus,vs..)

Oct01

* * * * * 1 oy

Kısaca şu: diyelim Youtube ya da Metacafe gibi bir sitede hoşunuza giden bir video clip buldunuz; ancak sesi mp3 olarak ayrıştırıp iPod filan gibi bir MP3 player ya da cep telefonunda dinlemek istiyorsunuz.

Burada her derde deva ffmpeg devreye giriyor.

Öncelikle ffmpeg’in kurulu olduğundan ve mp3 desteğiyle compile edildiğinden emin olmalısınız. Genelde ffmpeg yüklendiğinde zaten mp3 desteğiyle derlenmiştir; mp3 codeclerinin olması yeterli. Bedava Mandriva sürümlerinde sanırım seveas depolarını eklemek gerekiyor, emin değilim.

Önce sistemde ffmpeg’in kurulu olup olmadığını kontrol edin. Bunun için komut satırından ffmpeg -version yazmanız yeterli. FFMEPG ve libavcodec kurulu ise şuna benzer bir çıktı alacaksınız:

FFmpeg version SVN-rUNKNOWN, Copyright (c) 2000-2007 Fabrice Bellard, et al.
  configuration: –enable-gpl –enable-pp –enable-swscaler –enable-pthreads –enable-libvorbis –enable-libtheora –enable-libogg –enable-libgsm –enable-dc1394 –disable-debug –enable-shared –prefix=/usr
  libavutil version: 1d.49.3.0
  libavcodec version: 1d.51.38.0
  libavformat version: 1d.51.10.0
  built on Jun  3 2007 20:59:25, gcc: 4.1.3 20070528 (prerelease) (Ubuntu 4.1.2-9ubuntu2)
ffmpeg      SVN-rUNKNOWN
libavutil   3212032
libavcodec  3352064
libavformat 3344896

Tamam; şimdi seyredilen videoların ayıklanması konusunda şu yazımdan faydalanabilirsiniz. Burada anlatılan tekniği kullanarak Flash formatlı video dosyasını bulun.

Şimdi, dosya adını vererek, ffmpeg’i çalıştıralım:

ffmpeg -i D4418E4Ed01 -vn melissa_boyner_seviserek_olelim.mp3 

-i, girdi dosyamızın adını vermemizi sağlayacak; bu dosya bende  D4418E4Ed01.

-vn ile, video çıktısı istemediğimizi ffmpeg’e söylüyoruz! Burası önemli, zira tüm numara burada olup bitiyor.

Hemen sonra çıktı dosyamızın adını yazıyoruz. Farklı bir dizine atmak isterseniz, bir path ekleyin; /home/batasoy/melissa/melissa_boyner_seviserek_olelim.mp3 gibi.

Popularity: 5% [?]

pazarlama, reklamBugün ne satıyoruz?

Sep23

          0 oy

Pazarlamacı ve reklamcıların dünyayı ele geçirmesi canımı sıkıyor. Çünkü ölesiye sıkıcı insanlar ve genelde kimseye de faydaları yok.

Türkiye’deki tek başarıları ise, paranın kimde olduğunu keşfetmiş olmaları. Para liseli veletler ve kokoş hatunlarda; bu yüzden televizyonlar,gazeteler, dergiler hepten çekilmez hale geldiler. Sanki bu tayfanın hepsi gerizekalı olup, asla da akıllanmayacaklarmış gibi, gerzeklere hitap eden reklamlar, zekasız ve cıvık işler. Zaten torbacılara da sattırsanız patlama yapacak ürünleri -Turkcell mesela- anormal reklam bütçeleriyle ağzımızın içine kadar sokmaya çalışıyorlar ve zaten satan birşeyi sattırdıkları konusunda müşterilerini ikna ediyorlar. Aslında, buna ikna etmek denemez: birçok şirket, vergi olarak vereceği parayı reklam gideri olarak yazmayı elbette ki tercih ediyor, ayrıca biraz da "korku" olduğunu düşünüyorum. Çoğu öğrenci sınavdan önce ders çalışmak istemediğinde evde oturup önüne bir kitap açmayı tercih eder; çünkü her ne kadar ders çalışmasa da, dışarı filan çıkarsa çaktığında daha büyük bir vicdan azabı duyacaktır. Kısacası, üreticiler bu "vicdan azabını" çekmek istemedikleri için, faydasız olduğunu bile bile, reklam ve pazarlamacılara çok fazla teslim oluyorlar bence.

Ben Seth Godin gibi adamların tarafındayım; zira adam aslında pazarlamacı ağzı kullanmıyor (çok merak ediyorsanız, aslen sıkı bir yazılım mühendisi Seth Godin). Değişik, çarpıcı ürünler geliştirmeyi öneriyor. Eğer illa reklam yapacaksanız, bunu akıllıca yapmanızı öneriyor.

Gerçek şu ki, mühendislik ve tasarım alanlarındaki tıkanma, şirketleri günden güne daha fazla reklamcı ve pazarlamacı tayfasına teslim ediyor.  En azından, sorumluluk ve  "vicdan azabından" kurtuluyorlar.

Teslim olmayanlar da var. Mesela Omega: Omega, reklam yapmıyor (ya da aşırı nadir reklam yapanlardan). Omega’nın sırrı, dünyanın tersine hareket etmek. Neredeyse tüm saat üreticileri Kaptan Kirk saati yapmaya koyulmuşken, Omega,Rolex,Breitling gibi üreticiler, parası olan ve gerçek saatten hoşlanan tüketici kitlelerini koruyorlar. 

Apple, bana göre "hibrid" bir strateji uyguluyor. Senelerce Mac’leri şişirdiler ve artık PC’ler karşısında ne fiyat, ne özellik, ne de performans olarak ayakta kalamayacaklarını anlayınca, bütün paralarını Ipod’a oynadılar (ve kazandılar). Şimdi, Ipod’un gazıyla bilgisayarlarını da sattırmaya çalışıyorlar; ama dikkat ederseniz artık çok daha zengin olmalarına rağmen, Mac’leri öne çıkarmak için fazla para harcamaya niyetli değiller.

Porsche gibi üreticiler, "arazide gidemeyen arazi aracı da yapalım, lüks ve hızlı sedan da yapalım" mantığı içinde, tüketici kitlelerini artırmaya çalışıyorlar. Çünkü, 911 dışında başarılı bir modelleri asla olmadı (ve olmayacak). Porsche, Cayenne ile iyi bir rüzgar yakaladı; açıkçası devamının geleceğini de sanmıyorum. Çünkü çarpıcı birşeyler üretme yeteneğini yarım yüzyıl önce kaybettiler. 911′in başarısı, başlarına bela oldu.

Absolut, kötü bir içki olan votkanın, birçok kötü ama değişik türevini üretti ve insanlar artık sıkıldılar. Nitekim, son yıllardaki anormal reklam kampanyalarına rağmen, Absolut satılıyor.

Volvo, insanların neden Volvo aldıklarına anlam veremediği için Ford’a yem oldu; Ford’da, Volvo’nun kalan son ruhunu da "ben bunu daha şık yaparım" diyerek mahvetti. İnsanlar artık Volvo almıyorlar; çünkü kısıtlı Volvo alıcısı, bu arabayı aslında çirkin, kaba ve köşeli olduğu için alıyordu! Kısacası, Land Rover’ın hatasına onlar da düştüler.

Kadınların tüketim gücünün aşırı artmış olması, reklamcıların aklını başından aldı ve üreticileri de şaşırtmalarına neden oldu. Hayır; biraz feminen hale getirilen erkeksi, hatta maço şeyleri kimse istemiyor! Hiçbir kadın Land Rover Discovery almaz; ne kadar feminen hale getirirseniz getirin. Üstelik, Land Rover’ı yumuşatırsanız, bu sefer asıl kitlesini de fena halde küstürürsünüz.

Market alışverişini kadınlar yapıyor; o zaman kadınların sempatik bulduğu Fatih Ürek’i, Aydın’ı Gillette reklamında oynatalım dediğinizde, erkekler daha çok Derby alacaktır!

Araştırma şirketlerine filan da inanmıyorum. İstatistiklere de-istatistik, herkesi haklı gösterebilir.

Popularity: 5% [?]


1, toplam 2 sayfa12»
© 2007 Pozitif PC editor blogu | Mandalina teması kendim tarafından yapılmış olup, henüz beleş olarak dağıtılmamaktadır.
Kapat
E-posta ile paylaş