web, bilgisayar, güncelYouTube’un kapatılması Türk Telekom’un işine gelir…

Jan19

* * * * * 4 oy

Türkiye’nin yurtdışı Internet çıkışı yerlerde sürünüyor…

Sanırım bazı yerlerde pilot VDSL uygulaması başlandı. 30Mbit hızlardan bahsediyoruz. Ne olacağını söyleyeyim: yurtdışı çıkışı artırılmazsa, birsüre sonra Google’ı bile açamaz hale geliriz. Zaten, gün içinde bile bağlantı hızları vadedilen hızların yarısına düşüyor zaman zaman…

Benim bildiğim Türk Telekom, yurtdışı çıkışını artırmak için kolay kolay parmağını kıpırdatmaz. Keza, İtalya’da da durum böyledir. Peki neden VDSL’i getirdiler derseniz, açıklaması basit: IPTV istiyorlar, Doğan grubu bu işe çuvalla para harcamaya hazır. Yani o yatırım biz Internet’te gezip tozalım diye değil, bir de IP TV’ye para verelim diye yapılıyor. Yayın, yurtiçinde yapılacağı için, yurtdışı çıkışını da artırmaya gerek yok. Tatlı para yani.

Sizce Türkiye’nin toplam yurtdışı bant genişliğinin ne kadarını YouTube kaplıyor? İyimser bir tahminle %40 diyorum. Hatta %60 bile diyebiliriz. “Atıyorsun” diyen varsa, Türk Telekom’da “sağlam” bir tanıdığı olanlara sorsun. %30′un altında bir rakam gelirse, bilgisayarımı filan bir fukaraya verip bu işlerden elimi eteğimi çekeceğim.

Etrafınızdaki insanların ne kadar YouTube kullandıklarına bakın (artık bakamazsınız hoş!). YouTube’un 5-6 dakikası yaklaşık 20MB bant genişliği götürüyor.  Harddiskindeki  MP3′ü çalmaya  üşenip  arkada  YouTube’dan klibini oynatanları biliyorum.

Kısacası, çoğumuz kan ağlarken (Tahtakale’de bayağı takıldım!) Türk Telekom bayram ediyor…

Umarım Telia Sonera bir şekilde gelir ve bu tantanadan kurtuluruz…

Popularity: 8% [?]

bilgisayarAMD Phenom ve GNU / Linux

Jan10

          0 oy

Yakında tekrar AMD platformuna dönebilirim. Aslında emin de değilim; Intel özellikle Core 2 Duo ile çok güçlü bir platform haline geldi. Buna rağmen, Intel’in AMD’yi “akılla” değil, “kol kuvvetiyle” yendiği açık: Daha büyük cache, birim elektrik tüketimi başına genelde daha düşük işlem gücü, daha iyi chipsetler…Açıkçası, AMD, “daha küçük” olmanın sıkıntılarını yaşıyor. Üretim olanakları, Intel’den çok geride. Bu yüzden, daha iyi mimariyle tasarladığı işlemcileri daha geri üretim teknikleriyle banttan çıkarıyor ve aslında daha az enerji tüketecek AMD, Intel’in gerisinde kalıyor.

AMD,  Phenom ile Intel’i tekrar geçecek gibi. Şu an, “stabil değil” söylentileri dolaşıyor. Bu söylentileri çıkaranlar için söyleyebileceğim tek şey, ya son derece ahmak oldukları, ya da ucuz oyunlar peşinde koştukları…

Yüzmilyonlarca, hatta milyarlarca dolar para harcanıp piyasaya sürülen işlemciler “hatalı” çıkmazlar. Zaman zaman FDIV bug gibi hatalar oluyor (ki o şeref Intel’e ait) ama bunlar kritik hatalar değil. Elbette NASA bu işlemcileri almaz ama, Crysis oynarkende bilgisayarınız çökmez(!). Bu tip hatalar, genelde halen prototip olan anakartlarda ortaya çıkıyor.

Ben AMD Phenom’u tuttum. Aslında çok ümitli değildim ama. Bunun nedeni, özellikle son 2 senedir neredeyse tamamen GNU/Linux kullanmam ve AMD / ATI sürücülerinin fiyasko olması. Yine de, AMD Phenom, anormal bir güce sahip.

Bunu Phoronix sayesinde keşfettim. Ars Technica ile birlikte tek geçtiğim sitelerden biri; İngilizce sorununuz yoksa, yerli sitelerle, ya da reklam tabelası işlevi gören uyduruk yabancı sitelerle vakit kaybetmeyin, kafanızı “hurafelerle” doldurmayın.

Bu iki grafiği örnek olsun diye koydum. Göze çarpan iki şey var:

AMD Phenom ve GNU / Linux

AMD Phenom, RAM’e devasa bir otobanla çıkıyor. RAM erişim hızı, genelde tüm AMD’lerde olduğu gibi çok iyi; ama dikkat çekici olan, Core 2 Duo’ları da dökmüş olması!

AMD Phenom ve LinuxDaha da iyisi, gerçek hayat performansı. İşte bu çok etkileyici: 2.6.23 Linux kernelini derleyerek test yapmışlar. Aynı saat hızındaki Core 2 Duo ile, Phenom arasında tam 2 kat performans farkı var!

Eğer Türkiye’de yaşamıyorsanız ve yarın CPU alacaksanız, şu an en iyi seçim Phenom. Türkiye’de ise Phenom’dan uzak durmalı. ABD fiyatları ile farklar uçurum mertebesinde. Intel’in Türkiye’deki üstünlüğü tartışılmaz. Fiyatları da AMD’den çok daha makul.

Popularity: 6% [?]

bilgisayarÜst sürüme geçme hastalığı

Oct26

          0 oy

Embedded bir proje hazırlıyorum; iş filan değil, kendi ihtiyacım. Emektar Via C3′ü kullanmaya karar verdim. Bu bir Via Mini ITX kart; üzerinde 256 MB RAM var. Modeli VE8000; Via C3 işlemcisi ve Samuel modeli (Bir de Ezra var).

Via C3 için standart kernel kullanmak risklidir; zira çoğu çalışmaz. Aslına bakarsanız, bu 686 sınıfı olduğunu iddia eden, ama komut setine baktığınızda 586 komut setini destekleyen tuhaf bir işlemci. Bendeki 800 Mhz olduğu halde, performansı 466 Mhz bir Intel işlemci düzeyinde. Via, düşük enerji tüketimiyle öğünse de, Watt başına performansı son derece kötü. C7′de bile durum böyle. Zaten Intel’de, özellikle ULV serisiyle Via’yı bu şekilde sıkıştırmayı düşünüyor.

Herneyse…Nedense son anda 2.6.x serisi bir kernel kullanmaya karar verdim. Tıknefes sistemlerle çalışıyorsanız, 2.6 kernelin iddia ettikleri gibi performanslı olduğunu söyleyemem. Doğrusunu isterseniz, SMP bir kernel kullanmayacaksanız, aynı anda birden fazla uygulama çalıştırmayacaksanız, Hyperthreading destekleyen bir işlemciniz yoksa, 2.6 kernel hiç de ideal bir seçim değil. Özellikle de, yer kısıtlamanız varsa: daha önce 2.4 serisi ile Via C3 için hazırladığım kernel 500k civarındaydı; şimdi 2.6 ile 970k civarındayım. 2.6′nın bana tek getirisi, initramfs kullanabilmem oldu. Şu sıra, çalışacak sistemi initramfs içinde mi bıraksam, yoksa root’a mı taşısam onu düşünmekteyim. Root’a taşımamak akıllıca görünüyor; çünkü projenin ticari bir hal alıp satılma ihtimali sözkonusu.

Gerçi bunu biraz kasarak 2.4 ile de yapabilirdim. 2.6, bana epey performans kaybı getirdi: basit işler yapan, yavaş, kaynakları kısıtlı bir sistemde, 2.6 serisi, RAM tüketiminden tutun CPU çevrimine kadar, en az %50 daha fazla sömürüyor sistemi…

Yakın zamana kadar, hatta şimdi bile, “hız” iddiasında olan bazı az sayıda masaüstü GNU/Linux dağıtımlarının 2.4.x serisi kernellerle gelmesi boşuna değil. (Puppy Linux, Damn Small Linux gibi 50-100 MB arası mini dağıtımlar hala 2.4.x serisi kerneller ile geliyorlar)

Açıkçası, 2.6′yı seçmemin hiçbir rasyonel nedeni yoktu. Belki crytoloop, belki initramfs. Ama bunlar sonradan da düşünülebilir, en azından kernel düzeyinde olmasa bile, user space programlarla üstesinden gelinebilirdi.

Demek istediğim, “üst sürüme geçme hastalığı” böyle bir zamanda bile etkisini gösterebiliyor. Bunun için, aynı işi donanım tabanlı ya da yazılım tabanlı yapabilirsem, donanım tabanlı çözümü tercih ederim. Çünkü, donanıma firmware yazmak belli bir “ciddiyet” ve planlama gerektiriyor; üstelik satılan bir anakart üstündeki BIOS’un hatalı olduğunu düşünün: bu durumda üretici anakartları geri alıp BIOS’ları değiştirmek zorunda. Onun için daha dikkatli, çok daha dikkatli davranıyorlar. Oysa yazılımda pardon demelerine bile gerek kalmıyor.

Popularity: 4% [?]


1, toplam 7 sayfa1234567»
© 2007 Pozitif PC editor blogu | Mandalina teması kendim tarafından yapılmış olup, henüz beleş olarak dağıtılmamaktadır.
Kapat
E-posta ile paylaş