intel_xscale.jpgAylar önce OpenMoko’dan, FIC‘den, Trolltech’in GreenPhone‘undan bahsetmiştim. Aslında daha iki sene önceden, “eli yatkın meraklıların” çok geçmeden kendi cep telefonlarını geliştirebilecekleri belli olmuştu. Eh, madem haklı çıktım, kredimi bir tahminde bulunarak kullanayım: yıllar sonra cep telefonu üreticileri, bazı özellikleri modül olarak sunacaklar. Örneğin, Motorola’nın baz modelini alacaksınız, 4G desteği istediğinizde, onu ayrı bir modül olarak satın alıp cep telefonunuza ekleyebileceksiniz.

Bu dediğim, aşırı hızlı model çıkararak ayakta kalmaya çalışan cihaz üreticileri için idam fermanı gibi görünebilir ama değil; çünkü insanların en azından birkaç sene sonra sürekli telefon değiştirmekten sıkılacaklarını düşünüyorum. Bence telefonlar çok daha pahalı ama kalıcı olmalı. Bunu ticari olarak da doğru buluyorum; hem cihaz başına yüksek kar edecekler, hem sürekli model çıkarmak için masraf etmeyecekler, hem de dediğim modülleri piyasaya sürerek yüksek volümlü ama düşük karlı başka bir koldan mali durumlarını biraz daha kararlı hale getirecekler. Bu yaklaşım çevre açısından da yararlı hiç kuşkusuz; artık her sene tonlarca bataryayı, devre kartını çöpe atmak zorunda kalmayacağız. Ben geri dönüşüme inanmıyorum. Sonuçta geri dönüşüm içinde üretimde kullanılan enerjinin aynısı hatta daha fazlası harcanıyor, belki ortaya çıkan çöpün miktarı azalıyor ama atmosferi ve su kaynaklarını aynı ölçüde zehirlemeye devam ediyoruz.

Engadget ya da Gizmodo gibi bir sitede, cep telefonu geliştirme kartı gördüm. Verilen linke gidince, karşıma daha önce alışveriş yaptığım bir üretici çıktı. Kartı gördüğüm site, 160 dolar gibi hatalı bir fiyat vermiş; zira verdikleri fiyata GSM modülü dahil değil.

112 dolardan başlayan baz model kart, aslında tipik bir Xscale platformu ve bu haliyle bir “cep telefonu” filan değil. Üzerinde GSM modülü olmadığı gibi, LCD ekran ve tuş takımı da bulunmuyor. Intel’in Xscale PXA270 işlemcisini kullanan kartta iki tip CPU hızı seçeneği var. Baz model 300 Mhz civarında, 30 dolar gibi bir ektra ödeyerek 520 Mhz’lik CPU’yu alabilirsiniz. Önceki ARM Cortex yazımda değindiğim gibi, Xscale işlemciler ARM tabanlı, daha doğru ifadeyle ARM IP’si kullanmaktalar.

128 MB RAM’le gelen geliştirme kartı, 512MB bir NAND barındırıyor. Dediğim gibi LCD ve tuş takımı ekstralar arasında; 3.5 inçlik 480×640 touchscreen LCD’ler desteklenebiliyor. Bluetooth, kamera kontrolorü (sensörü siz alıp takmak zorundasınız), SD yuvası, RTC (Gerçek zaman saati), USB ve seri port, kartın temel özellikleri. Dilerseniz ekstra ücret karşılığı GPS, GSM, GPRS ve WiFi modülü ekleyebiliyorsunuz.

Sanırım Çin üretimi, Windows CE yüklü telefonlarda genelde bu Intel Xscale platformunu kullanıyorlar. Sözgelimi, Piranha Twix ve Superfone SF 9040 ve SF 9080′in kesinlikle bu platformu kullandığını söyleyebilirim.

Kısacası artık cep telefonu üretmek son derece kolay. Bu tip bir kart aldıktan sonra tek yapmanız gereken, bir CAD/CAM programında dış kasayı tasarlamak ve Windows CE lisansı almak. Volume licensing ile, birkaç sene önce adet başına 3 dolar gibi bir fiyat almıştım. Plastik enjeksiyon kalıpları ucuz olmasalar da, birazcık piyasayı dolaşırsanız 5000 doların altında bir fiyata yaptırabileceğinizi iyi biliyorum; zira benzer özellikte bir kalıp için 5-6 sene önce aldığım fiyat 3500 dolar civarındaydı. Kalanı da yanılma payı olarak ekledim:) Bugün CNC makinalar ucuzlayıp bollaştığı için, çok daha iyi bit fiyat almanız da olasıdır.

Nokia’nın yeni çıkan bir modelini anlatan fuzuli yazılarımdan birini daha yazsam bundan 100 kat fazla okunurdu; ama gözünüzde büyüttüğünüz iş ve markaların aslında önemli filan olmadıklarını, sektörün sadece Intel, ARM, Texas Instruments gibi devlere gerçek anlamda bağlı olduğunu açıklayabilmek için yazdım bu yazıyı. Yarın öbür gün “komple Türk malı telefon yaptık, işte milli telefon” filan diye çıkan olursa da, bu yazıyı referans gösterip havasını bozarım diye düşündüm.

Yani ciddi ciddi ARGE yapmamız gerek artık, bunu okuyanlarda hemen gaza gelip ARGE filan yapacak değiller tabi; ama gördüğünüz gibi artık cep telefonu üretmek bile ayağa düştü ve yarattığı katma değer son derece düşük. RAKS tekrar cep telefonu alanına dönüş yapınca, bunu söyleme ihtiyacı duydum; çünkü daha ciddi şeylerle uğraşmalarını temenni ederim. Zamanında zor durumda olan Alman kimya devi BASF’a talip olmuşlardı; eh bugün de beklentim nanoteknolojiyle filan “hafiften” uğraşmaya başlamaları olur.

intel x38 chipsetTürkiye’ye de Intel X38 tabanlı anakartlar gelmeye başladı. Intel, X38 chipsetiyle şu an için en performanslı ve gelişmiş özelliklere sahip Intel masaüstü platformu durumunda.

İlk çıkan örnekler 300 doların üzerinde olmasına rağmen Intel Bearlake-X, ya da Intel X38, çok kısa zamanda 200-300 dolar arasındaki fiyat diliminde bulunan sayısız modelle gelecek.

Intel X38′i bu kadar popüler yapan özelliklerin en başında ATI-AMD Crossfire destekli SLI, (2xPCI Express 8x 2.0 slotu), DDR3 desteği ve 1333 Mhz FSB geliyor. Ayrıca, mevcut RAM’lerde bulunan SPD işlemcileri ile uyumlu ek bir genişletme yapılmış; anakart üreticileri BIOS’a entegre edecekleri özellikler ile, RAM’lerin güvenle overclock yapılmasını sağlayabilecekler. Intel bu sefer esnek davranarak, X38′in hem DDR2, hem de henüz çok pahalı olan DDR3′leri desteklemesini sağlamış. Birçok anakart sadece DDR2 destekli yuvalarla gelirken, bazı anakartlar hem DDR2, hem de DDR3 slotları ile geliyorlar. Yine isteyen üreticiler, 4 lane bir PCI Express portu koyarak Ageia PhysX kartlarını da destekleyebilecekler. Kısacası, sayısız kombinasyon sağlayabilen bir Intel platformu ile karşı karşıyayız ve modeller ister istemez çeşitlenince, uygun fiyatlı ama ileride ne olacağı belli olmayan anakart kombinasyonları ile başbaşa kalabiliriz.

Intel X38, aynı zamanda PCI Express 2.0 destekli ilk chipset olma özelliğine sahip. Standart PCI Express, 16 lane üzerinden 2.5 Ghz çalışırken, bu rakam PCI Express 2.0′da 5′e çıkıyor.intel x38

LGA 775 işlemcilerin tümüyle uyumlu olmasına rağmen, özellikle DDR3 desteği yüzünden Intel’in Bearlake X platformu, 12 MB L2 cache ile gelecek 45Nm Penryn serisi için optimize edilmiş gibi görünüyor. Bunun nedeni, DDR3′ün gecikme süresinin fazla olması. Burada her an performans sürprizleri ile karşılaşabiliriz; DDR3 beklenenin çok altında bir performans verebilir. Zira, Intel, Penryn üstündeki yüksek cache miktarına güvenerek RAM erişiminin mümkün olduğunca seyrek gerçekleşmesini bekliyor. Pratikte ise durum böyle olmayabilir. Intel’in X38′i aynı zamanda SODIMM modülleri de desteklediğinden, 4 çekirdekli laptop (mobile serisi) işlemciler yaygınlaştıkça, bu chipseti laptoplarda yaygın olarak görmeye başlayabiliriz.

Güney köprüsü, ısı problemleri yaratmaya namzet gibi görünüyor. Aslında, Intel’in bazı CPU modelleri fazla ısındığı için eleştirilirken, chipset konusuna fazla değinilmiyor. Intel chipsetleri, maalesef işlemcilerden bile daha sıcak çalışıyorlar. Intel bu sefer akıllılık edip chipset çekirdeğini çıplak yerleştirmek yerine, aynı işlemcilerde olduğu gibi bir ısı dağıtıcı ile kaplamış.Burada küçük bir tavsiyede bulunacağım; eğer Intel X38 tabanlı bir anakart alacaksanız, mümkünse chipsetin etrafı kapasitör gibi elemanlarla kapatılmamış bir model seçin; bu sayede ileride daha büyük heatsinkler takarak sistemin daha iyi soğumasını sağlayabilir, hatta şansınız yaver giderse overclock potansiyelini artırabilirsiniz.

Bearlake-X, 6 SATA2 ve 12 USB portu ile geliyor, ayrıca kullanılan güney köprüsüne göre bazı opsiyonel özellikler mevcut. Matrix storage gibi.


itel x38 mch ich9

Şu an kesinlikle anakart almanızı tavsiye etmiyorum. Tahminim en geç 2-3 hafta içinde Intel X38 tabanlı anakartların ithal edileceği yönünde. Şu an en pahalı anakartlar, genelde Intel P35 tabanlı olanlar. X38′ler gelince, ithalatçılar stokları eritmek için bunların fiyatlarını düşürmek zorunda kalacaklar. O yüzden, anakart almak için en yanlış zamandayız. Tercihan, X38′ler girer girmez satın almamalı, en azından yine de iyi bir anakart olan Intel P35 tabanlı modellerin fiyat indirimine gitmesini beklemelisiniz.


intel x38 bearlake-x block diagram

Ethem Tolga’nın Mac Dünyası blogunu keşfettim. Mac’le (artık) işim olmaz; ama Ethem Tolga’nın tarzından hoşlandığım için birkaç yazısını okudum. Benim gibi, o da hiçbirşey bilmeden “Mac,Pc,Linux” diye üfürenlerden şikayetçi (GNU/Linux’u ben ekledim).

Steve Jobs, aptal bir adam değil. Doğrusunu isterseniz ben yıllar önce Apple’ın batmasını bekliyordum. Ki bence iPod çıkmasa batacaktı da. Hayatına bilgisayar ve işletim sistemi üreticisi olarak başlamış bir şirketin, tüketici elektroniği ürünüyle paçayı kurtarmış olması başlı başına enteresan bir vaka. Artık, Steve Jobs, iPod’un şöhretine sığınarak bilgisayar ve işletim sistemi lansmanı yapıyor. Apple’a çok eskiden bir sempatim vardı; bunu yokeden Bilkom bayileri ve iPod tantanası olmuştur.

Bilkom, Apple markasını ABD fiyatından ortalama %50-60 pahalıya satıyor. Birçok Apple ürününde bu böyle; bazıları daha makul olsa da. Bahanesi “ÖTV,Gümrük vs..”

Elinizin altında Internet var; üşenmeyip kullanırsanız, ABD ve Türkiye’deki Apple fiyatlarına bakın.

Ardından, birkaç PC parçası seçin. Örneğin 250 GB Western Digital 2500KS, Intel Core 2 Duo 6800, vs. Bunların ABD ve Türkiye fiyatlarına bakın.

Ne olacak biliyor musunuz? Bakmaya üşeneceğiniz için ben söyleyeyim; ABD ile Türkiye arasındaki fiyat farkı, PC bileşenlerinde taş çatlasın %10.

Apple, maalesef Türkiye’de, benzer fonksiyondaki ürüne fazla para ödeyip bununla öğünenlerin markası olmuş. ABD’de çeşitli nedenlerden ötürü Mac almak mantıksız değilken, Türkiye’de Mac alana normal gözle bakamıyorum.

En “janjanlı” Apple mağazasının çalışanları, bana sattıkları en pahalı LCD monitörün özelliklerini verecek, ya da ürün broşürünü bulacak yeterlilikte değiller. 1000 € üzerinde para vermeyi göze almışım; bu piyasadaki en pahalı monitör ve aldığım hizmet, köşedeki bilgisayarcıdan daha kötü. Ben de bunun üzerine 22′ Samsung aldım; hem param cebimde kaldı, hem de kötü ve pahalı hizmeti kendimce cezalandırdım.

iTunes, iPhone, iPod…zamlı Mac OS X..Ethem TolgaApple benim için değerli bir markaydı; çünkü zamanında PC’lerden daha üstün bir işletim sistemi ve bilgisayar üreticisiydi. Bugün ise, muadil bir PC’yi, Apple’ın yarı fiyatına alıyorsunuz. Eğer Dell Alienware’ı satın alıp büzmek yerine palazlandırsaydı, bugün Apple nostalji olacaktı. Ama nedense beceremedi, ya da becermek istemedi.

Steve Jobs’ın Apple’ı bataktan kurtarmasını ilginç buluyorum; çünkü önce adam kendini marka yaptı, sonra da Apple’ı çekip çıkardı. Bugün birsürü Jobs ve Apple hayranı -müridi- var ve nedenini anlamak çok zor. Asıl canımı sıkan, Bill Gates ve Microsoft’u şeytan,beceriksiz ilan edenlerin saf saf Jobs ve Apple’ın paçalarına yapışması. Komiktir; GNU/Linux camiasında -olduğunu sananlar- arasında bile çok sayıda Steve Jobs-Apple müridi var; eminim odalarında da posterleri vardır ama herhalde Apple’ın Mac OS X’inin X server ve BSD’yi bol bol kullanıp, bir yandan da “proprietary” hale getirdiğinden haberleri de yoktur. Pekçok şeyden hiç haberleri olmadığı gibi…

Ethem Tolga, Apple’ın iTunes’daki DRM oyunundan da bahsetmiş.

Bir diğer ilginç haber, Mac OS X Leopard’ın akademik sürümüne %46 zam yapılması.


3, toplam 7 sayfa«1234567»
© 2007 Pozitif PC editor blogu | Mandalina teması kendim tarafından yapılmış olup, henüz beleş olarak dağıtılmamaktadır.