* You are viewing Posts Tagged ‘kde’

KDE 4.1: Kimsenin kullanamayacağı masaüstü

KDE neyi taklit ediyor? Ya da, çalışma mantığı ne?

Bugüne kadar Amiga’dan CDE’ye, KDE’den Windows’un tüm sürümlerine, Mac OS’dan GNOME’ a kadar çok sayıda masaüstü ortamında çalıştım. Bunlar arasında beni çok rahatsız eden ikisi Enlightment ve KDE 4.x oldu.

Aslında, en rahatsız edeni demek yanlış: Hiç sevemediğim GNOME’u bile uzun zaman, çok da küfür etmeden kullandım. Mac OS’da hızlı birşeyler yapabildim, ama fazla “efektli” geldi. Hızlı çalışırken, oradan buradan fırlayan, açılan, zıplayan şeyler zaman kaybettiriyor; ama genel kanım, en ergonomik masaüstü olduğu yönünde.

KDE 3.5 serisi ise, şimdiye kadar kullandığım en iyi masaüstüydü. İnanmayacaksınız ama, senelerce Windows ve özellikle de Windows XP’de çalıştığım halde, KDE’de çok daha hızlı ve rahat çalışabildim.

Açıkçası, KDE 4′den beklentim çok büyüktü.

Şu an önümde duruyor; Vista’dan sonra en büyük fiyasko. Vista’dan sonra diyorum; çünkü KDE’nin kullanımı Vista’dan bile zor.

Kubuntu 8.10′u kurdum. Şu sıralar Windows’la çalışmak zorunda olduğum için, VirtualBox üzerinde Kubuntu kullanıyorum. VirtualBox üzerinde Linux kurduğunuzda, eğer Guest Additions yüklü değilse, elde edeceğiniz maksimum çözünürlük 800×600. Onun için, Guest Additions’ı indirdim. Bilmeyenler için; Guest Additions yüklendiğinde Linux altında mount edilmiş bir CD olarak görünüyor.

Kolaylık olsun diye, CD içinde işime yarayacak dosyayı, “masaüstü sandığım yere” kopyaladım. “Kopyalanmış gibi” yaptı. CTRL+ALT+F1 ile konsola düşüp, xorg.conf’u düzenledim. Guest Additions, bir kernel modülü ve Virtualbox ekran sürücüsünü kuruyor. Kernel modülünü zaten kurmuş olduğumdan, amacım x11 parametresi ile VirtualBox X sürücüsünü kurmaktı. Sonra, masaüstüme erişemediğimi farkettim!

Normalde KDE altında /home/kullanici/Desktop masaüstünün dizinidir. KDE 4′de böyle bir dizin yok. /home/batasoy/Masaüstü diye bir dizin buldum ama sadece adı masaüstü! Dosya orada yoktu, tam da tahmin ettiğim gibi.

Peki o link neredeydi? Bakmadan geri dönüp sildim. KDE üstünde bir terminal açıp oradan kurdum.

KDE’nin masaüstünü masaüstü gibi kullanamıyorsunuz! Elbette bir yolu vardır, ama açılır açılmaz masaüstü gibi kullanılabilmesi gerekir.

Şunu kabul edelim; Linux, tipik bilgisayar kullanıcısı için en kolay işletim sistemini ve masaüstü ortamını sağlamıyor. Gelgelelim, Konqueror, benim gördüğüm en iyi dosya yöneticisi. KDE’de maalesef öntanımlı olarak Dolphin geliyor. Dolphin’i daha alfa bile değilken kurmuş ve denemiş biriyim. Hiç sevemedim. GNOME’da sevmediğim şeyleri KDE’ye taşıyor. Kendi home dizinimi değilde, root dizinini nasıl göereceğimi bulmak 30 saniyeden fazla sürdü. Deneyim düzeyimi düşünecek olursak, bu kabul edilemez bir süre.

Neden, Konqueror’ın en iyi yapabildiği şeyi ikinci plana atıp Dolphin’i koydular? İnanılır gibi değil. Bunun dışında, hızı hariç, Internet Explorer’dan daha kötü bir tarayıcı arıyorsanız, bu elbette Konqueror’dır. Madem Konqueror’ı ikinci plana atıyorsun, çıkar gitsin! Ya da, rendering engine olarak KHTML yerine Webkit kullan artık! (En azından, bunu Ubuntu’da opsiyonel olarak yapabiliyoruz)

Bir de şu Kickoff meselesi var. Suse’cilerin bu kadar gazına gelmek niye? Dünyanın en kullanışsız Start menüsü. Bir programı açmak için, bir kategori altına giriyorsunuz. Gereksiz sol tıklamalar…Geri dönmek için sola kayıp yeniden sol tıklamalar…Hem herşeyi bir arada göremiyor, hem zaman kaybediyor, hem de şaşırıyorsunuz. Allahtan eski stile dönmek kolay; hatta Kickoff içinde herhangi bir programı bulmaktan daha kolay!

Teknik olaraksa diyecek şey yok. KDE 4, gerçekten KDE adına büyük bir ilerleme ve programcılık açısından doğru şeyler yapıyorlar. Ama bunun kullanıcıya yansıyan kısmı, kullanışlı, hızlı ve akılcı olmaktan çok uzak.

Tasarım olarak da gerçekten çok şık buluyorum. Ama kullanışlılık olmayınca, şıklık da, KDE 4′ün oyuncaktan ileri geçememesine neden oluyor.

Windows üzerinde KDE 4

kde 4 for windowsFuarın birinde Microsoft yetkilileri KDE standını ziyaret etmiş ve KDE’yi çok beğendiklerini söylemişler. KDE, bunu haber filan yapmış ve beni de hem güldürmüş, hem kızdırmıştı.

Windows Vista, hem Mac OS X, hem de Linux’un Compiz projesinden birşeyler alıp işletim sistemine koymaya kalktı; sonuçları gördük. Zayıf Vista efektleri, Compiz’in yanından bile geçemiyor ve Mac OS X’in olgunluğundan,zerafetinden ve kullanım kolaylığından yoksun.

KDE, senelerdir K Desktop’ın Windows üzerinde kurulabileceğini söylüyordu ki, bu elbette mümkündü-zira, QT, Windows üzerinde senelerdir sorunsuz çalışıyor. Lakin, KDE ekibi projeleri duyurmak konusunda hep aceleciydi; örneğin embedded Konqueror sürümünden senelerdir haber yok. Keza, Windows üzerinde KDE’de çoook uzun bir hikayeydi. Gördüğüm kadarıyla gerçek olmaya başlamış.

Windows üzerinde KDE…Aslında, Windows’un Explorer’ına entegre olmuyor; Kwin, Kdocker gibi uygulamalar ise çalışmamakta. Konqueror hata veriyor ve kısmi çalışıyor; özellikle kioslave’lerin çalışmaması çok da doğal.

KDE’nin yeni dosya tarayıcısı Dolphin, KDE for Windows projesinde de yer alıyor ve sorunsuzkde_kopete.jpg çalışıyor. Başlarda Dolphin’i hiç sevmedim; örneğin kioslave’ler Dolphin’de çalışmıyordu. Dolphin ve KDE entegrasyonu çok yol almış; yine de, Konqueror sistemle bu derece iyi entegre olmuşken bana bir geri adım gibi geldi. Dolphin, KDE’den çok GNOME mantığına uygun bir araç.

Kopete de çalıştı. Lokalize, Kalzium, Kget,Kate,Kwrite da çalışanlar arasında. Koffice’in durumu ise parlak değil: komain.dll hatasından dolayı, Kivio’dan Krita’ya kadar bir dizi program çakılıyor. Bu durum, indirme sırasında karşılaştığım bir problemden kaynaklanıyor olabilir.

1.65 MB’lık KDE kurulum programı, seçtiğiniz özelliklere bağlı olarak KDE’yi indiriyor ve kuruyor. KDE 4 kurulum programını buradan indirebilirsiniz.

KDE 4′e genel bir bakış; plasma,phonon,solid,kross…

kde4Gece KDE4′ü compile etmeye çalıştım; ancak “oh, tamam oldu” derken, kdebase’de hatalar meydana geldi.

Bunun üzerine, KDE 4′ü denemek için OpenSUSE tabanlı live CD’yi indirmeye karar verdim.

Öncelikle, KDE4′de çok önemli bazı mimari değişiklikler olduğunu kısaca açıklamakta fayda var. Bunların bir kısmı, halen sürümde olan KDE 4 Beta 2′de yoklar. Örneğin, icon cache özelliği. icon cache ile, tüm uygulama simgeleri merkezi bir dizinde tutulacak ve örneğin SVG tabanlı simgeler bir kez pixmap formatına çevrildikten sonra, bu dizinden yüklenerek kullanılacaklar. Eğer yüksek bir RAM’e sahipseniz, uygulamalar simgeleri RAM’de tutacaklar. Bu çok iyi bir haber; çünkü Windows Explorer ile KDE’yi kıyasladığımızda, KDE 3.x serisinde simgelerin sinir bozucu derecede yavaş yüklendiklerini görüyorduk. Tekrar hatırlatayım; bu özellik henüz beta sürümünde yok. Google summer of code programınca desteklenen icon cache, önemli bir yol almış olsa da, muhtemelen 4.1 sürümüyle birlikte gelecek. Bunun anlamı şu; 11 Aralık’ta çıkacak kararlı KDE 4.0′ı kuranlar bile, icon cache özelliğine henüz kavuşamayacaklar.

Şimdi kısaca KDE4 ile gelecek bazı anahtar teknolojilere bakalım:

QT4.x

Trolltech’in geliştirdiği ve daima KDE’nin temel taşı olmuş QT kütüphanelerinde önemli mimari değişiklikler var. Trolltech ve KDE geliştiricileri, QT tabanlı programların yeni kütüphaneler sayesinde %20 civarı daha hızlı çalışacaklarını söylüyorlar. Aslında, bu değişikliklerin görünen kısmı. Windows’a da çok uzun süredir göz kırpan Trolltech, yeni kütüphanelerle çok daha taşınabilir QT tabanlı yazılımlar geliştirilebilmesini sağlamak amacında. Nitekim, artık KDE’nin bile Windows üzerinde çalışmasının “rivayet” olmaktan çıkıp, gerçek olacağı söyleniyor. Genel olarak bakarsak, bunun Linux’un masaüstünde yayılması açısından önemi büyük. Örneğin, Linux’a geçmeyi planlayan şirketler, Windows üzerine KDE kurarak bu geçişi kullanıcılar açısından daha “acısız” gerçekleştirebilecekler.

kde 4

Bunun dışında, QT ve Plasma’da iç içe geçen bazı görsel efektler var; örneğin seçilen linklerin hafifçe parlamaları gibi.

Plasma

Kullanıcı açısından gerçek bir devrim yaratacak yeni altyapının adı Plasma.

Plasma, pekçok yeni özellik getiriyor. Bunlardan ilki, widget’lar. SuperKaramba’dan ve Apple Mac OS X’den bidiğimiz widget’lar, masaüstüne yerleştirebileceğiniz küçük program parçacıkları. Örneğin, RSS beslemelerini gösteren bir widget’i masaüstüne koyduğunuzda, artık Akregator gibi programa ihtiyaç duymadan, masaüstünden bu beslemeleri takip edebiliyorsunuz.

Altyapı olarak SuperKaramba için yapılmış widget’lar ilk aşamada sorunsuz çalışacaklar; ancak Plasma ekibi Mac OS X Dashboard, hatta Opera tarayıcısı için yazılmış widget’ları bile KDE 4 ile uyumlu hale getirmeye çalışıyor. Kısacası, artık birçok programı çalıştırmak yerine, widget’lar aracılığıyla çıktılarını masaüstünden takip edebileceğiz. Buna bir kez alışınca, bilgisayar kullanma hızımızın ve verimimizin büyük ölçüde artacağını söylemek mümkün.

kde4

Phonon

Yeni çokluortam API’si. Aslında burada kullanıcının direk fark edeceği bir değişiklik yok-bu API’ler sayesinde programcıların işi son derece kolaylaşacak. Örnek vermek gerekirse, Phonon sayesinde, bir pencere içinde video oynatmak istiyorsanız, Xine, Mplayer ya da GStreamer motorlarından hangisini kullanacağınıza karar vermenize gerek kalmıyor. Phonon API’leri, daha alt düzey işlemleri basitleştirerek size sadece görevleri tanımlama gibi işlemleri bırakıyor. Bunun iyi yanı şu: QT kütüphanesi kullanarak bir program yazdığınızda, aynı program Phonon API’lerinden faydalanarak her işletim sistemi için farklı motorları tarama gereksinimini ortadan kaldırıyor. Sözgelimi, KDE/Linux üzerinde çalışan programınız Xine kullanırken, aynı program Windows üzerinde çalıştığında Media Player motorunu kullanıyor. Bunu siz tanımlamak zorunda değilsiniz; Phonon sistemle “konuşarak” kendi karar veriyor.

Solid

Bu da, aynı Phonon gibi, kullanıcıya değil, geliştiriciye yarayan bir özellik. KDE4′ü derlemeye çalışırken HAL, Bluetooth ve Network Manager ile “konuşabildiğini” gördüm ama, iddialara göre, Solid sayesinde tüm donanıma tek bir API sayesinde hükmedebileceksiniz.

Gerek Phonon, gerek Solid, aslında Windows’ta yıllardır bulunan DirectX gibi abstraction layerlar ile aynı işi yapıyor. Kısa vadede kullanıcılar bu yeni API’lerin nimetlerini göremeyecekler; -zira bu API’leri kullanan yeni sürümlerin çıkmasını beklemek gerek- ama uzun vadede program geliştirme çok kolaylaşacağı için -en azından eskiye göre!- çok daha kaliteli GNU/Linux programları görebileceğiz. Zaten Windows’un oyun alanındaki egemenliği de, DirectX’in grafik programlamayı çok ama çok büyük oranda kolaylaştırması ile oldu.

kde 4


Telepathy / Empathy / Decibel

Bu API’ler sayesinde, iletişim protokolleri kullanıcı ve programcılar için daha “şeffaf” hale gelecekler. Decibel, bunların arasında en uzun mesafe katetmiş olanı; Telepathy ise freedesktop.org ve Ubuntu tarafından üzerinde ağırlıklı durulan bir proje. Decibel, KDE 4.1 ile gelecek, diğerlerinin durumu ise belirsiz diyebiliriz.

Kross

Kross, bir script altyapısı. Kendi başına bir dil değil; Ruby, Phyton, Falcon ve ECMAScript (eski Javascript) gibi diller için yazılan scriptlerin şeffaf olarak çalıştırılmasını sağlayacak. Herhalde artık Kommander scriptleri yerine Kross scriptleri göreceğiz; hatta zaman içinde Perl scriptleri bile Kross destekleyen dillerle yazılarak sistem bakımı-yönetimi daha kolay ve merkezi bir hale gelecek.

Compositing

Composite eklentisi yepyeni ve bomba gibi bir şekilde dönüyor! XGL-AIGLX gibi efektler, artık KDE içinde entegre olarak gelecekler. Şimdiye kadar gördüğüm demolar çok etkileyici. Bu projelerden kod alındığı zaten açıklandı, ancak KDE takımı tarafından yapılanlar çok açık değil. Hemen hemen tüm Compiz efektleri şu an KDE içinde entegre vaziyette, olmayanlar da planlama aşamasında.

KDE adam olacak mı?

KDE, her geçen gün daha güzel görünüyor. Özellikle, eski Windows kullanıcılarına da alıştıkları bir ortam sağladığı için, GNOME’a göre daha çok tercih edilen bir masaüstü ortamı.

Gelgelelim, KDE doğru dürüst çalışmıyor. Muhtemelen, KDE 4 de düzgün çalışmayacak; çünkü bir süredir takip etmekten sıkıldığım bir DCOP tartışması var. KDE’ciler DCOP gidecek diyor; ancak son haber aldığımda DCOP hala yerindeydi. D-bus’ı merakla bekliyorum; aslında GNOME şu an D-BUS’ı destekliyormuş; ama ıvır zıvır birsürü şeyle uğraştığım için, GNOME’u 2 senedir açtığım yok. DCOP, hafif olduğunu iddia etsede pek öyle değil. Bu arada, eski DCOP kullanan programların KDE ve yeni D-BUS kullanan programlarla nasıl konuşacağını ayrıca merak ediyorum. Görünen o ki, KDE 4′e geçmek sancılı olacak.

KDE yavaş. Konqueror, özellikle JavaScript ve CSS ile pek iyi geçinemediği için, bilhassa web 2.0 uygulamalarında karın ağrısı olmaya devam ediyor. KIO slaves gibi tadından yenmeyen bir özelliği olmasına rağmen, KDE’ciler Konqueror’ı artık dosya tarayıcısı olarak kullanmak istemiyorlar. Yerine, GNOME’da beni ağlatankine benzer bir dosya tarayıcısı olan Dolphin gelecek. Doğrusu, Dolphin’de, Konqueror gibi “uçmuyor”. Neden aynı derecede yavaş, üstelik çok daha beceriksiz bir dosya tarayıcı üzerinde çalıştıklarını anlamış değilim.

Bence asıl problemlere odaklanmak yerine, biraz ıvır zıvır işlerle uğraşıyorlar. Masaüstünü cilalayıp dursalarda, masa yine aynı masa. Mockup’larda gördüğümüz ve kafamıza kakılan olağanüstü kullanım özellikleri gelmiyor.

Hadi biraz detaya girelim: Konqueror ve Kate’i açın ve URL adresini Kate’e taşımaya kalkın: direk hata veriyor. Neden? Kate, metin bekliyor ama Konqueror bir pointer yolluyor. İkisi de, KDE’nin temel programlarından ve farklı dilleri konuşuyorlar.Kate bir yandan harika bir program olmasına karşın, inanılmaz derecede yavaş çalışıyor ve pratik kullanabilmek için sürüyle ayar yapmanız gerek. Bu ayarların çoğunu Pozitif Linux için öntanımlı yaptım; ama yine de Kate, performansıyla sabrımı zorluyor.Tüm compiler optimizasyonlarına rağmen, performansını biraz olsun artıramadım.

Tabii, suçun birazı da X’e ait. X’in, ekran kartı sürücüleri konusunda sorunları var. Bazı sürücüler çok iyi çalışıyor: örneğin, masaüstü makinamın neredeyse beşte biri güce sahip bir Via’da,Xvid videoları çok daha akıcı çalışabiliyor. Hem 2D, hem de 3D hızlandırmada sorunları var; ama topu X geliştiricilerine atmak gereksiz. Nvidia’yı bilmiyorum ama ATI sürücüleri hala ham. X ile gelen orjinal sürücülerin hali içler acısı; tuhaftır ama, doğru dürüst doküman bile yazamayan Via’nın, sürücü kalitesi şaşırtıcı. EKran kartı üreticilerinin X geliştiricileri ile daha sıkı fıkı olmaları gerek; keza monitör üreticilerinin de. Çoğu driver, monitörün Sync sinyalini yakalamaya bile uğraşmadığından, özellikle video oynarken sanki Pentium II makine kullanıyormuş gibi hissediyorum (Evet; bende ATI kullanıyorum!)

Açıkçası, GNOME’a geçmeyi düşünmeye başladım.

1, toplam 1 sayfa1