bilgisayarIntel Classmate PC: Asus eee PC, OLPC, Via Nano arasında seçim yapmak giderek zorlaşıyor

Oct20

          0 oy

intel classmate pcIntel önce OLPC projesi ile didiÅŸti, ÅŸimdi onlara CPU yapıyor. Bu arada, OLPC’ye rakip olarak çıkardığı Classmate PC’yi de öne çıkarmayı ihmal etmiyor.

DiÄŸer ucuz laptop alternatiflerinin aksine, Intel’in Classmate’i Windows XP embedded ile gelmekte. Bu masaüstünde kullandığımız Windows XP’ye çok benzeyen, ancak daha “hafif” cihazlar için geliÅŸtirilmiÅŸ bir sürüm. Yeni birÅŸey olmadığını da söyleyeyim; neredeyse “tam boy” Windows XP kadar eski Windows XP Embedded. Üstelik Windows CE gibi hafif de deÄŸil; vasat bir kurulum yaklaşık 400 MB civarında yer kaplıyor.

Aynı Asus eee gibi, Classmate PC’de 7 inç ve 800×480 çözünürlüğünde bir ekranla geliyor. OLPC gibi “oyuncakımsı” görünmemesi bir avantaj olsa da, bizim gibi koca koca heriflerin taşıyabileceÄŸi bir alet deÄŸil(!).

Üzerinde 915 GMS Intel chipset ve 256 MB DDRII-SO DIMM RAM mevcut. Aynı anakartın Asus eee üzerinde de olduÄŸunu tahmin ediyorum. Üzerindeki Celeron M iÅŸlemci 900 Mhz ve Wikipedia’ya göre, L2 cache yok. Demekki, bu bir Shelton. Durum böyle olunca, Asus EEE’nin daha kuvvetli bir iÅŸlemciye sahip olduÄŸunu görebiliyoruz.

Asus EEE ve OLPC’de olduÄŸu gibi, Classmate PC’de de sabit disk yerine 2 GB NAND bulunuyor. Wireless bu modelde de mevcut (802.11b/g, Realtek). İki USB giriÅŸi var; aslında platform 3 USB desteklese de, Intel NAND’ı diÄŸer USB üzerinden baÄŸlamış. Asus EEE ise, içerideki IDE üzerinden SSD baÄŸlamayı tercih etmiÅŸ; bu yüzden Asus’un disk performansı yönünden biraz daha üstün olduÄŸunu tahmin ediyorum.

Classmate PC üzerine sorunsuz olarak Mandriva ve Ubuntu kuruluyormuş.

Bir de, sanırım BahçeÅŸehir’deki bir özel ilkokul, öğrencilerine Classmate PC dağıtmış. Zamanında gözüme böyle bir haber iliÅŸtiÄŸini hatırlıyorum; bilgisi olan haber verirse sevinirim.

intel classmate pcintel classmate pcintel classmate pc

Ağırlık ise 1.3 kg; yani Asus eee’den 400 gr daha ağır.

Popularity: 8% [?]

linux, ubuntu, bilgisayarYoutube gibi Flash formatlı videolardan sesi MP3 olarak ayırmak (Genel Linux dağıtımları; Ubuntu, Mandriva, Fedora, Pardus,vs..)

Oct01

* * * * * 1 oy

Kısaca şu: diyelim Youtube ya da Metacafe gibi bir sitede hoşunuza giden bir video clip buldunuz; ancak sesi mp3 olarak ayrıştırıp iPod filan gibi bir MP3 player ya da cep telefonunda dinlemek istiyorsunuz.

Burada her derde deva ffmpeg devreye giriyor.

Öncelikle ffmpeg’in kurulu olduÄŸundan ve mp3 desteÄŸiyle compile edildiÄŸinden emin olmalısınız. Genelde ffmpeg yüklendiÄŸinde zaten mp3 desteÄŸiyle derlenmiÅŸtir; mp3 codeclerinin olması yeterli. Bedava Mandriva sürümlerinde sanırım seveas depolarını eklemek gerekiyor, emin deÄŸilim.

Önce sistemde ffmpeg’in kurulu olup olmadığını kontrol edin. Bunun için komut satırından ffmpeg -version yazmanız yeterli. FFMEPG ve libavcodec kurulu ise ÅŸuna benzer bir çıktı alacaksınız:

FFmpeg version SVN-rUNKNOWN, Copyright (c) 2000-2007 Fabrice Bellard, et al.
  configuration: –enable-gpl –enable-pp –enable-swscaler –enable-pthreads –enable-libvorbis –enable-libtheora –enable-libogg –enable-libgsm –enable-dc1394 –disable-debug –enable-shared –prefix=/usr
  libavutil version: 1d.49.3.0
  libavcodec version: 1d.51.38.0
  libavformat version: 1d.51.10.0
  built on Jun  3 2007 20:59:25, gcc: 4.1.3 20070528 (prerelease) (Ubuntu 4.1.2-9ubuntu2)
ffmpeg      SVN-rUNKNOWN
libavutil   3212032
libavcodec  3352064
libavformat 3344896

Tamam; şimdi seyredilen videoların ayıklanması konusunda şu yazımdan faydalanabilirsiniz. Burada anlatılan tekniği kullanarak Flash formatlı video dosyasını bulun.

Åžimdi, dosya adını vererek, ffmpeg’i çalıştıralım:

ffmpeg -i D4418E4Ed01 -vn melissa_boyner_seviserek_olelim.mp3 

-i, girdi dosyamızın adını vermemizi saÄŸlayacak; bu dosya bende  D4418E4Ed01.

-vn ile, video çıktısı istemediÄŸimizi ffmpeg’e söylüyoruz! Burası önemli, zira tüm numara burada olup bitiyor.

Hemen sonra çıktı dosyamızın adını yazıyoruz. Farklı bir dizine atmak isterseniz, bir path ekleyin; /home/batasoy/melissa/melissa_boyner_seviserek_olelim.mp3 gibi.

Popularity: 5% [?]

linux, bilgisayarOpenSUSE 10.3 ve Mandriva 2008: Neden indirmedim?

Sep30

          0 oy

Kotasız ADSL’im olduÄŸu için, günde 4-5 GB download yapabiliyorum. Aslında, teorik olarak 8 GB download yapabilmem gerekiyor; ama Türk Telekom’un "Turbo" ADSL’i, acaip bir turbo boÅŸluÄŸuna sahip! (BMW 2002 Ti gibi!) Gün içinde "nostalji" babında, 256 K ile takılıyorum; çünkü Turbo ADSL’in motorunun yağı daha ısınmadığı için, turbo yanmasın diye gazlamama izin vermiyor.

mandriva 2007 mandriva control centerBu arada, bir uptime çektim, bilgisayarım 7 gün ve 2.5 saattir reboot yüzü görmemiÅŸ!

Herneyse. Yeni Mandriva 2008′i merak ettim; zira Metisse’i mercek altına yatırmak istiyordum. Metisse, Mandriva tarafından desteklenen bir proje ve ÅŸahlanan KDE projesine karşılık, GNOME’un tek silahı gibi görünüyor. Ona da silah denirse, zira bu sefer KDE fena bastırdı.

Gelgelelim, Mandriva, herhalde Fransız olduÄŸundan olacak, iÄŸrenç bir websitesine sahip. BirÅŸey indirmek istediÄŸinizde, neden Mandriva’nın parayla satıldığını hemen anlıyorsunuz; çünkü masaüstü kullanıcısını kobay yerine koydukları Mandriva One serisini indirmek bir parça kolay olsa da, RC olan (Release Candidate-Sürüm adayı) 2008′i indirmek öyle kolay deÄŸil. 5 dakika dolaÅŸtım, lanet olsun deyip çıktım.

Mandriva ile ilgili tek iyi anım, henüz adı Mandrake iken, 10.2 sürümüyle tüm donanımı tanıyan sürüm olmuÅŸtu. Oldukça ÅŸaşırmıştım, çünkü o zaman kullandığım "muadil" Red Hat ve Slackware, hemen hemen hiçbir donanımı tanımamıştı. Lakin birkaç ay sonra, tipik Mandriva arızaları canımı sıkmaya baÅŸladı: ilk bakışta mucizevi bir araçmış gibi duran Mandriva (Mandrake o zamanki adıyla) Control Center, hiçbir donanımı doÄŸru dürüst ayarlamıyordu. Disk Drake feci birÅŸeydi ve çok önemli bir partition’ı tamamen kaybetmeme neden olmuÅŸtu; oysa Disk Druid’i bile gözüm kapalı kullanabiliyordum. Paket yönetimi de hemen hemen tüm RPM tabanlı dağıtımlar gibi "kırılgandı"; birkaç paket kurma-kaldırma denemesinden sonra, genelde hiçbirÅŸeyi kurup kaldıramayacak hale geliyordunuz.

Bu seferde, hem eski anılarımı hatırladım, hem de indirme linki bulmanın zorluÄŸu karşısında yılıp vazgeçtim. Oysa yeni network ayar altyapısını merak etmiÅŸtim. Zaten iÅŸim başımdan aÅŸkın; Mandriva’yı denemek de çok lüzumlu bir iÅŸ deÄŸil. O cooker’da piÅŸmeye devam etsin. (birgün dibi tutacak; zaten tutmuÅŸtu ama Fransız devletinin iteklemesiyle tekrar ayaÄŸa kalktı)

Gelelim OpenSUSE’ye. Almanların sıkıcı ama kusursuz mühendislikleri bilgisayar alanında hoÅŸuma gidiyor; çünkü arabaların aksine, bilgisayarda herÅŸeyi sıkıcı(!) ama kusursuz seviyorum. OpenSUSE’nin 7.2 sürümünün İngilizce kullanım kılavuzlu sürümünü birinden çalmıştım -evet,resmen çaldım, herif hırsız olduÄŸu ve bize de ufak bir miktar takıp kaçtığı için piÅŸman da deÄŸilim- ve bende çok iyi izlenimler bırakmıştı. Tamamen konsoldan çalıştığım bir makineye kuruluydu ve sitenin birine buradan Internet ve dosya paylaÅŸtırıyorduk; ayrıca sayısız PHP scripti kuruluydu ve kullanıcılar kendi web sayfalarını site içinde filan buradan yayınlayabiliyorlardı. O zamanlar PHP+APACHE+MYSQL kurup çalıştırmak, Squid kastırmak, mail server kurmak bu kadar kolay deÄŸildi; ona raÄŸmen SuSE üzerinde yazdığım her komut mucizevi bir ÅŸekilde çalışıyor ve tam da istediÄŸim ÅŸeyleri neredeyse düÅŸünmeden yapabiliyordum! Herkes o zamanlar "Red Hat, Red Hat" diye inlese de, ben Red Hat’i uzun süre kullandığım halde, en zor kullandığım dağıtım oldu. Açıkçası, "baba çok zor, bi öÄŸren uçurursun Linux’u" denen Slackware’da hiçbir zorluk çekmedim; ama çok daha kolay ve düzenli olduÄŸu söylenen Red Hat beni uzun zaman çileden çıkardı. Üstelik, en uzun süre kullandığım dağıtım olduÄŸu halde. Åžu an doÄŸru yolu buldum; Linux kesinlikle Debian tabanlı olması gereken bir sistem.

Yıllar sonra, OpenSUSE 10′u denedim. Oldukça hızla denebilir, herÅŸey epeyce şık, ama YAST2, debconf-dexconf gibi primitif görülen Debian yapılandırma araçlarıyla boy ölçüÅŸemeyecek kadar baÅŸarısız. Buna bir de RPM’in paket yönetimi kabusunu ekleyin.

OpenSUSE yine de fazla uzak kalınmaması gereken bir dağıtım. En nihayetinde "Enterprise" sürümleri var ve bazı disiplinlerde Red Hat’i inletiyor. (Enterprise sürümler artık direk Novell markası ile geliyor). Üstelik, OpenSUSE, özgür yazılım dünyasına epey katkı yapıyor. Microsoft anlaÅŸması tartışmalarıyla "linux çocuklarının" tepkisini toplasa da, ticari olarak doÄŸru bir iÅŸ yaptılar ve SuSE’nin camiaya katkısını küçümseyeni azıcık hırpalarım.

 

opensuse 10.3

Gelgelelim, 10.3′ü de indiremedim. Bunun nedeni daha farklı: OpenSUSE 10.0′ı indirirken, 5 CD olduÄŸunu görüp yine de sabırla indirmiÅŸtim. Kurulum ölümdü. Bu CD’leri DVD haline getirmek mümkün olsa da, diskte 10 GB filan alan olması gerekiyor. Üstelik, iÅŸlem kısa süren bir iÅŸlem de deÄŸil. Dolayısıyla, direk 5 CD’ye yazdırdım ve kurulum sırasında komaya girdim. OpenSUSE, hala DVD imajı yayınlamamakta direndiÄŸi için, OpenSUSE 10.3′ü indirmedim, çünkü aynı kötü tecrübeyi yaÅŸamak niyetinde deÄŸilim.

 

Bunlar bana, paralı sürümleri satmak adına yapılan ayak oyunları gibi geldi. Açıkçası, milyon dolarlarım da olsa, bana zorluk çıkaran adamın kutulu ürününü almak için 2 YTL bile vermem. Alan enayi olur mu onu da bilmem. En nihayetinde, bilgisayarınıza tüy dikmiyorlar, daha iyi dağıtımlar da var. Bu saçmasapan çabalarla daha da antipatik ve komik durumlara düÅŸtüklerini düÅŸünüyorum.

Yine de, çok ilginç birÅŸey yaparlarsa inatla indirip deneyeceÄŸim. Gerçi en fazla 2 gün kullanırım; çünkü Debian tabanlı bir sistemin toplam faydasını hiçbiri saÄŸlayamaz.

Bu arada, Ark ve Gentoo’yu birara mutlaka denemem gerek. Sabayon DVD’sini indirdim ve bekliyor. Belki Gentoo’yu pas geçip zaten Gentoo tabanlı olan Sabayon’u denemek daha iyi bir fikir olabilir; böylece Portege, recipe filan kastırmadan çok sayıda hazır paketle Gentoo nereye gelmiÅŸ onu da görmüÅŸ oluruz.

Popularity: 3% [?]


1, toplam 1 sayfa1
© 2007 Pozitif PC editor blogu | Mandalina teması kendim tarafından yapılmış olup, henüz beleş olarak dağıtılmamaktadır.
Kapat
E-posta ile paylaÅŸ