oyun konsolu, bilgisayarSoldier of Fortune Payback

Dec10

* * * * * 1 oy

Soldier of Fortune PaybackSoldier of Fortune, çıktığı zaman büyük yaygara koparmış bir oyundu. Zamanının oldukça ilerisindeki grafik kalitesi dışında, bunu şiddet düzeyine de bağlayabiliriz. SOF, yanlış hatırlamıyorsam, ateş ettiğinizde düşmanların kollarının,bacaklarının, kafalarının filan koptuğu ilk oyundu.

Modifiye Quake motorları kullanan Soldier of Fortune serisinin diğer oyunlarının aksine, Soldier of Fortune:Payback, Couldron tarafından geliştirilen CloakNT adında yepyeni bir oyun motoru kullanıyor.

Yeni oyun motorunun, daha gelişmiş bir oyun deneyiminden çok maliyet kaygısıyla kullanıldığı belli. Zira, Doom 3 motoru zamanında 2 milyon dolarlık acaip bir lisans etiketine sahipti. Üstelik, bu benim bizzat gördüğüm fiyat etiketi; rivayete göre -ki doğrudur- ilk çıktığında fiyat 10 milyon dolarmış. Parayı vermekle de kurtulamıyorsunuz; dağıtım bedeli üzerinden de, yanlış hatırlamıyorsam %30 alıyorlar.

Bilindik ve popüler oyun motorları, belli bir satış düzeyini garantilese de, küçük geliştiriciler için bu bedelleri ödemek son derece riskli. Soldier of Fortune Payback de de,Soldier of Fortune Payback son zamanlarda oynadığım oyunların çoğunda olduğu gibi, “doğu bloku” etkisi görüyoruz. Takımın neredeyse tamamı eski doğu bloku ülkeleri vatandaşları; isimlerden muhtemelen Sırp oldukları kanaatine vardım. Bu ülkelerde ücretler düşük ve çok kalifiye programcılar, grafik sanatçıları var. ABD ve Avrupalı yatırımcılar, tam bir beyin avındalar. Kısacası, oyun furyasını da ülke olarak kaçırdık.

Gelelim oyuna:

CloakNT, fizik motoru olarak Havok kullanıyor ve bence gayet başarılı. Kol-bacak koparma hadisesi, bütün seride olduğu gibi abartılmış. Yapay zeka oldukça zayıf; ancak oyun oldukça zor. Zorluğun nedeni, düşmanlarınızın çok iyi kamufle olmaları ve iyi yer tutmalarından; iyi dağılmış ve genelde aynı anda ateş etmeye başlayan ağır silahlı düşmanlar, oyun boyunca epey zorluyor. İkinci zorluk kademesinde, ortalama bir askeri öldürmek için -çelik yelek giyenler doğal olarak daha zor ölüyor- genelde bir şarjör mermi harcadım. Kafaya yapılan tek ve isabetli bir atış ölümü garantilese de, bahsettiğim nedenlerden ötürü bunu gerçekleştirmek neredeyse imkansız.

Soldier of Fortune PaybackSilahlar çok iyi. Yeni çıkan P99, 454 Casull mermi atan bir tabanca, Heckler & Koch’un PDW’si gibi silahlar oyunda yerini almışlar. Anladığım kadarıyla,Soldier of Fortune Payback lisans ödememek için gerçek görünümlü silahlara uyduruk isimler verilmiş. Herşeye rağmen, çoğu oyunda canımı sıkan silah meselesi, bu oyunda çözülmüş. Silahların davranışları, zorluk seviyesine göre değişmekle birlikte, en düşük zorluk seviyesinde bile, örneğin tepme gibi parametreler orantısal olarak doğru ayarlanmış. 40 değişik silah olduğu söylense de, bu doğru değil. İlerledikçe, örneğin tabancaları çift olarak taşıyabiliyorsunuz ki, bu seçeneği de sanki yeni bir silahmış gibi saymışlar. Gerçekte, 20-25 kadar silah var; ancak seçimlerden oldukça memnun kaldım.

Enerji, TimeShift, Crysis gibi yeni oyunlarda olduğu gibi. Vurulduğunuzda, enerjinin yükselmesi için bir parça beklemeniz gerekiyor.

Soldier of Fortune’da, ilk kez gördüğüm bir hoşluk daha var, silahı doldururken, ekran flulaşıyor ve düşmanın hareketlerini takip etmeniz biraz daha zorlaşarak taktik dezavantaj yaratıyor.

 

 

Grafikler konusunda karmaşık hislere sahibim!

Açık alanlar bayağı iyi çizlmiş; özellikle gökyüzü ve otlar. Silahlar da öyle. Gelgelelim, özellikle NPC’ler (düşmanlar diyelim) sanki 2-3 sene önceden fırlamış gibiler. Oyun ilerledikçe, grafik kalitesi bariz bir şekilde düşüyor. Cutscene’lerde çok vasat; hatta Deus Ex’in ilkinde bile çok daha etkileyici videolar vardı.

Soldier of Fortune PaybackPatlamalar hiç gerçekçi olmamasına rağmen, oldukça hoş canlandırılmış; bir nevi “soyut sanat” yapmışlar animasyonda!

SOF payback oldukça kısa; hatta Sin:Episodes kıvamında. Bu bence iyi bir şey; tadında kalıyor. İlk Soldier of Fortune oyunlarında olduğu gibi “boss”larla karşılaşıyoruz bölüm sonlarında. Bunlar, bizim gibi paralı askerler ya da terörist liderleri oluyor. Çoğunu öldürmek gayet kolay; tek yapmanız gereken iyi mevzilenip bolca mermi sallamak. Oyunu 6-7 saatte bitirdiğimi söyleyebilirim.

Oyunu oynayacaklar için bir hatırlatma: Ortalara doğru, bir Rus savaş helikopterinden asker indirip bize ateş ediyorlar. Bu helikopteri boşu boşuna elinizdeki silahlarla vurmaya, ya da adamları öldürüp tüketmeye çalışmayın. Gelen düşmanları öldürüp ilerleyin; biryerlerde RPG-7 bulacaksınız. Helikopteri ancak bununla düşürebilirsiniz.

Oyun siteleri çok düşük not vermiş olsa da, kötü bir oyun diyemem.

DirectX 9 uyumlu, kuvvetlice bir kartınız varsa oyunu çok düşük ayarlarda oynayabilirsiniz. (Oyun DirectX 10 destekli değil!) Minimum X800 ATI isteniyor olmasınaSoldier of Fortune Payback rağmen, X700 ile akıcı olarak oynayabildim. Çok daha güçlü olan, overclock edilmiş bir X800 kuş kondurmuyor açıkçası. Ayarları sonuna kadar açabilmeniz için çok kuvvetli bir kart gerek. Ancak, takılma olmadan oynanması büyük avantaj.

Minimum sistem gereksinimleri:

. Windows XP/Vista

. Pentium 4 2.5GHz

. 512 MB RAM

. DVD-ROM

. 256MB DirectX 9.0c uyumlu pixel/vertex shaders V.2.0 - ATI Radeon x800 veya Nvidia GeForce 6800

Tavsiye edilen:

. Windows XP

. Core 2 Duo 2.0GHz

. 1 GB RAM

. DVD-ROM Drive

. 512MB DirectX 9.0c - ATI Radeon x1900 veya Nvidia GeForce 7900

Popularity: 12% [?]

bilgisayarIntel SkullTrail platformu ve Intel’in en güçlü masaüstü işlemcisi Core 2 Quad Extreme QX9975: Yeni trendin başlangıcı mı?

Oct20

* * * * * 1 oy

intel skulltrail harpertown xeon QX9775 core extreme quadIntel kısa bir süre önce Skulltrail’i biraz sessiz sedasız duyurdu. Ancak herhalde duyuru pek anlaşılmadı; zira Skulltrail’i incelediğini iddia eden çoğu site bunun bir LGA775 işlemci olmadığını, 12 MB’lık cache’in “detay” olduğunu zannetmiş. İşlemcinin oturduğu soketi bile doğru dürüst yazamayan çok sayıda yabancı siteye rastladım.

Bunu anormal karşılamıyorum. Hergün, sayısız ekran kartı, işlemci, anakart modeli çıkıyor. Üstelik üreticiler hala kriptik numara grupları kullanmakta israrcılar; hal böyle olunca “VCXG-233-G’nin 256 MB RAM’i, 512 bit veriyolu vardı, GDDDR4 ile çalışıyordu, üstündeki RAM modülleri Hynix 64887723 modeliydi” gibi çoğu fuzuli detay arasında, bazı önemli noktalar gözden kaçabiliyor, hataların sayısı artıyor ve incelemelerin derinliği ister istemez “magazin düzeyinde” kalıyor.

Intel Skulltrail, 2008′in başında çıkıyor ve tanesi 1500 dolar olan(!) Core Extreme QX9775 işlemcilerden 2 tane kullanıyor! Bu işlemciler 45 Nm, Penryn sınıfı işlemciler. Her biri dörder çekirdekten, 8 çekirdekli bir sisteme sahip oluyorsunuz; tabii 4000 doları aşabilen fiyatı ödemeye gücünüz varsa.

Skulltrail, Intel 5400 chipset ile gelen, ilginç bir anakart. Nvidia Quad SLI destekliyor; yani üzerinde 4 PCI Express 16 slotu mevcut. 3.2 Ghz hızında çalışan Intel Core Extreme QX9775 işlemcilerin FSB’si 1600 Mhz ve…FB-DIMM RAM kullanıyorlar; 800 Mhz. Koyduğum resme bakarsanız, bu anakartın aslında bir server anakartı olduğunu gösteren iki detay var: LGA771 soket ve FB DIMM RAM.

intel skulltrail harpertown xeon QX9775 core extreme quad

İşin özü, bu üzerine Nvidia SLI desteği eklenmiş bir sunucu anakartı. Açıkçası, Core Extreme QX9775′de, “markalanmış” bir Xeon işlemci.

Hatta, daha açık olmak gerekirse, ben bunun Harpertown kod adlı Intel Xeon X5460 olduğundan fena halde şüphelendim! İkiside 45 Nm, 3.2 Ghz, 4 çekirdekli. QX9975′de FSB kilidinin kaldırıldığı açıklamaların birinde geçiştirilmiş; nitekim X5460 1333 Mhz FSB ile gelirken, QX9775 1600 Mhz FSB ile geliyor. 12 MB’lık cache aynı. Kısacası, Intel Core Extreme QX9775, “fabrikada modifiye” bir Xeon X5460 gibi duruyor! Üstelik, Xeon X5460 330 dolar daha ucuz. Bu arada, işlemcilerin pin sayıları ve kullandığı RAM modülleri de aynı!

intel skulltrail harpertown xeon QX9775 core extreme quadintel skulltrail harpertown xeon QX9775 core extreme quadintel skulltrail harpertown xeon QX9775 core extreme quad

Yıllardır kendilerini “manyak oyun sistemi” diye yırtanlara, gidin Playstation alın, illa PC diyorsanız, adam gibi bir server platformu edinin diyorum. Maalesef, masaüstü kullanıcısının gözü kolaylıkla yüksek rakamlar sayesinde boyanıyor. Örneğin Opteron işlemcilerin düşük saat hızları ve fiyatlarına bakarak zayıf sanan ciddi bir kalabalık var; oysa şaşırtıcı derecede hızlılar. Bunun dışında, pek rasyonel bir nedeni olmasa da, kesintisiz çalışmak üzere üretilmiş bir CPU almak, bana daha çok güven veriyor. Son kullanıcıya yönelik üretilen hiçbirşeyi yeterince güvenilir ve verimli bulmuyorum.

Sanırım Intel de benimle aynı fikirde ki, masaüstü kullanıcısına yönelik en performanslı platformu sunucu bileşenleri ile donatarak piyasaya sürmeye hazırlanıyor!

Az önce bahsettiğim FSB artışı, QX9775′in 150 Watt çekmesine neden oluyor (Xeon modelinde 120 Watt). Bunu ikiyle çarpın, üstüne 4 adet, SLI destekli Nvidia ekleyin (iyimser olup ortalama 150×4 diyelim!). Buna bir de RAM’leri, diskleri filan ekleyin. Anakartın kendi güç tüketimini de unutmayın. Ben monitör hariç 1000 Watt civarı bir rakama ulaştım. Şimdi en sevdiğiniz oyunu açın, ütüyü prize sokup bir metre yanınıza koyun ve gönül rahatlığı içinde oyun oynamaya devam edin. Çok sıcak olursa camı aralayabilirsiniz. (İşlemcilerin giderek daha verimli oldukların bahsediyorduk değil mi!)

Popularity: 7% [?]

cep telefonu, bilgisayarIphone Extreme,Intel’in mobil platform planları,Intel Menlow ve Moorestown

Oct15

* * * * * 1 oy

İphone Extreme,Intel’in mobil platform planları ve Intel Menlow ve MoorestownYeni sayfalarında yok ama, http://www.apple.com/feedback/iphone.html adresinde, HTML kodlarına baktığınızda bir “iPhone Extreme” ifadesi görüyordunuz. Bu ifade, iPhone’un Extreme modelini çıkaracağı yolunda spekülasyonlara neden oldu. Elbette, Apple, iPhone ile yetinmeyecek ve rakipleri hızla artıp daha iyi özellikler ve daha makul fiyatlar sunarken, aynı iPod’da yaptığı gibi, bol bol model çıkaracaktır.

Apple’ın Intel yakınlaşması ve Intel’in giderek mobil ve (gömülü) sistemler içine girme isteği, bir sonraki iPhone modelinin Intel’in embedded platformunu kullanacağı yolunda spekülasyonlar oluşmasına neden olmuş.

Bahsedilen platform halihazırda mevcut ve kod adı Menlow. Moorestown ise sonraki aşama için planlanıyor. Menlow platformunda -evet;Menlow bir chipset ve CPU’dan oluşan komple bir platform- Silverthorne kod adlı bir işlemci ve Paulsbo isimli bir cihpset var. Standby modunda sadece 0.55 Watt harcıyorki, şu an laptoplarda kullanılan ULV (Ultra Low Voltage) Core işlemcilerden bile kat kat düşük bir değer. Yine de, ARM’a ancak yetişebiliyorlar.

Menlow platformu ve onun CPU’su olan Silverthorne, 64 bitlik bir platform ve x86 uyumlu. İlk etapta, UMPC‘lerde kullanılacaklar; ancak Intel yavaş gelişen UMPC pazarı yerine, gözünü cep telefonlarına dikmiş gibi görünüyor.

asus r3 umpcFotografını gördüğünüz Asus R3, Menlow platformunu kullanıyor. Moorestown‘un ise 2009-2010′da çıkması bekleniyor. Intel’in amacı, 2010′a kadar, elektrik tüketimini mevcut platformlara göre 10 kat düşürmek.

Intel Moorestown platformunun Menlow’dan en büyük farkı, bir SoC (System On-a-Chip) olması. Yani CPU ve diğer tüm entegre devreler, tek bir silikon katman üzerinde olacaklar; gerçek ve ultra düşük enerji tüketen rakip platformlarda olduğu gibi. Bu yaklaşım sayesinde devre kartlarını tasarlamak kolaylaşıyor, ilk yatırım maliyetinden sonra sistemi üretmenin maliyeti düşüyor ve enerji tüketimi de kayda değer oranda azalıyor.

Intel, 2009′da çok yüksek olasılıkla üretimi 0.32nm makinalarda yapacak. 0.45nm, çift çekirdekli Penryn’lerin bile 25 Watt tüketecekleri düşünülürse, genelde 1 Ghz ya da altı frekanslarda çalışacak bu işlemcilerin rahatlıkla 5 Watt altına düşeceklerini kestirebiliriz. Hatta, Intel’in 2010′da ATI (AMD) ve Nvidia‘ya rakip olarak çıkaracağı GPU Larabee‘nin “basit” sürümleri, aynı yılda Moonstown platformuna entegre edilebilir.

AMD ise Xileon ile şansını deneyecek, onların en büyük kartı ise, ATI‘nin yıllardır cep telefonları için GPU üretiyor olması.

Intel IDF Moonstown Menlowbig_idf_mobility_22.jpgintel_moorestown.jpgintel-menlow.jpg

Benim fikrim, bu gelişmelerin Nokia, Motorola ve Samsung gibi cep telefonu üreticilerinin hiç de hoşuna gitmeyeceği yönünde. Intel, şu an tek bir PCB üzerinde WIMAX,3G, GPS gibi özellikleri destekliyor. Moonstown ile, bu tek bir yongaya inecek. Dolayısıyla, artık cep telefonu geliştirmek, uydu alıcısı kadar, hatta daha kolay bir hale gelecek. Bunun sonucu olarak, önce Asus gibi tecrübeli bilgisayar parçası üreticileri, sonra Uzakdoğu menşeli çok sayıda üretici, özellikle görselliği ön plana çıkarabilirlerse, eski üreticilerden ciddi bir pazar payı koparacaklardır.

Popularity: 9% [?]


1, toplam 3 sayfa123»
© 2007 Pozitif PC editor blogu | Mandalina teması kendim tarafından yapılmış olup, henüz beleş olarak dağıtılmamaktadır.
Kapat
E-posta ile paylaş