bilgisayarNUMA ne zaman gelecek?

Oct26

          0 oy

NUMA architecture linux kernelYok, bizim Pascal Nouma değil. Muhtemelen artık yürüyemeyecek kadar alkolik olmuştur; bahsettiğim NUMA, Non Uniform Memory Access; ve bunu kullanan işlemciler.

Kernel 2.6′dan bahsetmişken, NUMA’ya ister istemez girdim. 2.6 ile NUMA desteği geliyor. Merak ediyorsanız, alıp eve koyabileceğiniz herhangi bir bilgisayarda NUMA desteği muhtemelen olmayacaktır; eviniz birkaç bin metrekare, siz de Karun’un mirasyedi (ve boş gezenin boş kalfası) evladı değilseniz.

NUMA mimarili işlemcilerde, bizim çok çekirdekli işlemcilerin aksine, ayrı RAM alanları bulunuyor. Bu işlemcilerin herbiri, node (düğüm) adı verilen bir küme içindeler. Bu düğümlerin her biri, işlemci, RAM ve buna erişimi mümkün kılan muhtelif ıvır zıvır silikondan müteşekkil. İşlemciler -doğal olarak!- kendi aralarında konuşabiliyorlar. Bunun bizim kabak tadı veren çok çekirdekli işlemcilerden farkı şu: SMP destekli çok çekirdekli işlemciler, RAM’e ortak bir veriyolu üzerinden erişmek durumda. Her bir çekirdeğin 8 şeritli otobanı olması bir şey ifade etmiyor; zira o yollar eninde sonunda Murphy yasaları gereği(!) asla yeterli olmayan RAM’in 3 şeritli tali yoluna bağlanmakta.

Şu an NUMA desteğine sahip işlemciler, NEC’in şu meşhur süperbilgisayarında bulunan işlemciler. Ve de diğer büyükbaşlar.

Merak ettiğim şudur; bu şirketlerin zaten yıllardır kendi UNIX sürümleri mevcutken, neden Linux kerneline NUMA desteği koyulsun diye kastırırlar? Bunun çok pahalıya patladığından da şüphem yok; zira bahsettiğim bilgisayarlar bir kasabanın elektrik tüketimi kadar elektrik harcıyorlar. Üstelik mimarileri haddinden fazla karışık ve zaten doğru dürüst de bilinmediğinden, kernel’e o değerli kodları koyan abi/ablalar (abla olduğundan şüpheliyim) herhalde bu işi sevabına yapmadılar. (Dünyada o aletleri sistem düzeyinde programlayacak 100 kişi olduğundan şüpheliyim). Üstelik, sigara paketinin arkasında C ile kod yazıp “al bunu yaz, kesin çalışır” denmediği de ortada.

Hemen bu işin arkasında IBM’i arıyorum doğal olarak. Daha piyasaya çıkmadan, Playstation 3′deki Cell işlemcisinin aslında sunucu/süperbilgisayar alanında büyük bir fark yaratabileceğini sıkılmadan defalarca yazdım. Üstelik, Playstation 3, en az para kazandıran Playstation modeli. Bizde ABD fiyatının iki katına satılsa da, (dış mihrak aramayın yahu, dost kazığı!) Playstation 3, işlem gücüne göre çok ucuz bir alet. IBM, son araştırdığımda Cell işlemcili sunucular üretmek için hazırlıklara başlamıştı.

Aslında IBM, bir iki manevrayla, hem oyun, hem de masaüstü PC pazarını kolayca değiştirebilir. Senelerdir, DirectX’in yerini alacak bir oyun API’sinin (“oyun” ile kısıtlayarak aşağıladım, özür dilerim, idare edin!) olmaması, Microsoft’un en büyük silahı. Artık sadece GNU/Linux üzerinde değil, Solaris gibi daha “fantezi” işletim sistemlerinde bile çok kaliteli programlara sahibiz. Gelgelelim, iş oyun oynamaya gelince, ister istemez herkes Windows kurmak zorunda kalıyor. Bir de, Cubase filan gibi sadece Windows ve Mac OS üzerinde çalışan programlar var -Adobe’un tüm serisi neredeyse sorunsuz GNU/linux üzerinde çalışabiliyor- ama onların kullanıcı kitlesi zaten sınırlı. Ama oyun ciddi bir sorun. Geliştiriciler Direct X’i seviyor. Birincisi, programlaması kolay. İkincisi, OpenGL’in aksine, sadece bir grafik API’si değil; içinde sesten joystick kontrolüne kadar birçok ıvır zıvır var. (Gerçi işin içine EAX filan girince, hadise ıvır zıvır kategorisinden çıkıp “bilim” haline geliyor). OpenGL+SDL de bir alternatif tabi; ama iki ayrı araç kullanıyorsunuz ve SDL, DirectX’in ses API’lerinin olgunluk,performans ve özellik setine sahip değil.

Geçenlerde EA Games’in üst rütbeli yöneticilerinden birisi (OYAK gibi oldu!) bir açıklama yaparak, cross platform bir oyun API’sine “gerek olduğunu” söyledi. Bunu Electronic Arts telaffuz ettiyse, “her platformda çalışacak oyun API’leri tiz yapıla!” olarak algılayabiliriz. Sony ve IBM’de bu işe yeşil ışık yakıp, rivayete göre programlanması son derece zor olan Playstation 3′ü open source hale getirirse, öncelikle tüm rakip konsolları piyasadan silerler. Buna Sony kadar, Microsoft’u sevmemesi hiç de haksız olmayan IBM’de sevinir. (OS/2 ve “fason” verilen DOS işinden zengin olmaları bile Microsoft’dan hoşlanmamaları için yeterli neden; hadi Lotus paketinin akibetini filan katmayalım işin içine). Daha sonra IBM ve Sony’nin yapmaları gereken tek şey, geliştiricilere birkaç milyon dolar gibi cüzi bir para saçmak. Ondan sonra herşey çok kolay ve güzel olacaktır.

Yine NUMA’ya dönecek olursak, şayet IBM bu işleri sallamaz da yaparsa, masaüstünde GNU/Linux iyiden iyiye yayılır. Üstelik, x86′da çalışma gibi bir zarureti de olmadığından, IBM ve iş ortakları, kısa birsüre içinde Cell işlemcili masaüstü bilgisayarları satmaya başlayabilirler. Tek bir hamleyle hem sunucu pazarında çok iddialı duruma gelecekler, hem Microsoft’u ağır zarara uğratacaklar, hem de işlemci üreticisi olarak AMD ve Intel’i çok ciddi biçimde rahatsız edecekler. Cell’i de biraz daha geliştirirlerse, NUMA destekli, gerçek bir süperbilgisayar gücünde blade server’lar görmeye başlayabiliriz. Hem de çok ucuz fiyata.

Ama benim bildiğim IBM, bu fırsatı da kaçırır!

Popularity: 3% [?]

öylesine, pozitif linux, bilgisayarSıkıldığım projeler: Pozitif GNU/Linux, TWIX, vesaire…

Oct19

          0 oy

orangutan_yawn.jpg“Bugün başlarım, yarın başlarım” derken, Pozitif GNU/Linux’u sallamaya devam ediyorum. Epeyce birşeyler yazdığım TWIX ise, öylece duruyor. Onunla uğraşmayı ne zaman bıraktığımı ise unuttum bile.

Sanırım artık open source projelerle uğraşmayacağım; kendi projelerimi gizli kapaklı geliştirip satabilirsem satacağım, satamazsam CD ve DVD’lere kaydedip raflara dizeceğim. Çünkü bu gerizekalı ticaret anlayışından fazlasıyla sıkılmış haldeyim.

Pek de zeki olduklarını söyleyemeyeceğim sayısız insan, özellikle blog’u açtığımdan beri türlü şekillerde -mail atarak, MSN’e ekleyerek, yorum bırakarak- benimle irtibata geçti. Kimisi “çaktırmadan”, beleşe donanım analizi yaptırmaya çalışıyor, kimisi “hocam şöyle bir alet var, buna ne kursak yahu?” diye akıl istiyor, kimisi “baba ARM kart getiren varmı, sitesini yazsana” diye mesaj atıyor.

Bunlara cevap vermiyorum, ya da “az ye de ARGE yap ulan” tarzı cevaplar veriyorum.

Bir blogda okudum, hangisi hatırlamıyorum. Şu “böyük” iş dergilerimizden biri, 2006′da AR-GE’ye en çok para harcayan 100 şirketi listelemiş. 100. şirketin harcadığı para, “eski TL cinsinden”, 13 milyar!

Benim odamdaki donanımın değeri bundan fazla; seneye o listeye girmek için talip olacağım. Hatta arabayı filan satarsam, belki ilk 50′ye bile girebilirim!

Mahallenizde laf olsun diye limited şirket açsanız ve hiç fatura kesmeseniz, ödeyeceğiniz pul, stopaj, ıvır zıvır parası 13 milyardan, yeni dille 13.000 YTL’den fazla…

Buradan çıkan şudur: bizim şirketler nalburdan farksızlar. 13.000 YTL’yi telaffuz ederken adamın yüzü kızarır. Bugün İstanbul’da işine arabayla giden adamın bir yılda bundan daha fazla benzin parası harcadığını biliyoruz. İşte memlekette bilgiye verilen değer budur. Bizim gibi kastıran adamlar da bir bok olamazlar, en iyisi bir şirketin pazarlama departmanına kapağı atıp nalburluk yapmak.

IBM, Nokia gibi koca koca şirketler dünyada bizim gibi zibidilere para dağıtıp duruyor, çünkü apartmana kat çıkmak hem böyle daha ucuza geliyor, hem de özgür ruhlu, ofislerde bunalmayan adamlar daha yaratıcı işler çıkartabiliyorlar.

Ama Türk şirketleri bunu yapmazlar; çünkü biz ticareti gavurdan iyi biliriz. Elin zibidisine iş yapsın diye para vereceğime metresime kürk filan alırım, nasıl olsa kekleyip bedava yardım alabileceğim bir enayi bulurum. Bulamazsam da Bir şey üretmem; zaten üretmek gibi bir kaygımda yoktur; üreten Çinliden alırım, burada satarım, burnumdan da kıl aldırmam…

En basitinden, “belli bir platforma özel Pozitif GNU/Linux dağıtımı hazırlar, sistemi de 20 saniyede açarım” gibi iddialarda bulundum; hala Freedos ile sistem satan(!) laptop ithalatçıları var. O konuya hiç girmeyelim; “ben sana kaput satarım sistemi, sonra sen ne hal edersen et, artık 2 milyona tezgahtan Windows alıp mı kurarsın, Linux mu kastırırsın, senin derdin” mantığı. Bir allahın kulu da, “kardeş, biz laptopu hala Freedos’la satıyoruz; ama sen de sallıyormuşun gibi geldi, al cihaz budur, aç bunu 20 saniyede, sana şu kadar para” demedi. Hadi ondan da vazgeçtik; çok mu zordur bu adamların “bu işlerden az buçuk anlayan bir çocuk” istihdam etmeleri? En azından sattığın laptopu ya da desktopu “faal” şekilde satarsın. Bu devirde 1000 dolara laptop alıpta Freedos’la takılacak adam tanımıyorum şahsen. Yasal olarak sistemleri işletim sistemiyle satmak zorunda olduklarından, bu komik yollara başvuruyorlar.

TWIX finanse edilse hiç olmazsa GNU/Linux tabanlı makineler için uzaktan kontrol & yönetim yazılımı olarak işe yarar; hadi bedava vermiyorsun 3-5 dolar fiyat koy, dünyada GNU/Linux kullanan şirketlere sat. Türkiye’deki esnafa 50 dolara adres-etiket pogramı satarmıyım diye, yıllardır yapılıp başarısız olan işlere para ve zaman harcamak yerine alternatifleri dene; hiç olmazsa batarsanda “dünya çapında iş yaptım, öyle battım” dersin, piyasada namın olur!

Hadi parayı pulu da geçtik, bir ucundan tutalım diyende yok. Hatta kimileri kompleks filan yapmış zamanında; download linkini açmışım, millet haldır huldur indiriyor, orada birkaç sivri “Pozitif Linux yalan, bence çıkmayacak, adamlar sallıyor” diyor. 2 senedir “bırakın bu işleri ağalar, dağıtım yapmakmış, Linuxmuş bunlar basit işler; dünyada artık bunlarla çoluk çocuk uğraşıyor” diyorum, bir başkası “ne var ya bende yaparım, basit iş” diyor; ama bununla kalmayıp “çok biliyorsa x’i yapsın” diyerek bir başka dağıtımı referans gösteriyor. Cevap verseniz başetmek mümkün değil, çünkü rezil olmak, haksız çıkmak, komik duruma düşmek nedir bilmeyen sürüyle insan var, adam vatanımı savunuyorum havasında dünyanın düz olduğunu söyleyebiliyor, üstelik buna yandaş da buluyor (yalan abi uydu görüntüleri, kendim görmeden inanmam diyen tuhaf tipler var; o görüntülerden 500 yıl önce de biliniyordu dünyanın yuvarlak olduğu ama ilkokul kitaplarında yazan şeyleri anlamayan adama kolaysa anlatın!)

Doğal olarak sıkıldım; en son Pozitif GNU/Linux’u sourceforge’daki alana yükledim; öyle üşendim ki uyduruk 2 html sayfa yapıp koyamadım; oysa yapıp oradan kendi bloguma 2 link sallasam amma pagerankim olurdu! (sourceforge’un pageranki 9, 250 blogcuya yağ çeksem, oradan alacağım bir link kadar değeri yok;)

Popularity: 5% [?]

bilgisayarBirileri, Playstation 3′ü süper bilgisayar olarak kullanmaya balşamış bile!

Oct17

          0 oy

Playstation  3 supercomputerAylardır, hatta daha Playstation 3 çıkmadan, bunun bir süper bilgisayar olduğunu söyleyip duruyordum! Hatta, birilerine bunun ticari olarak iyi bir fikir olduğunu da çıtlattım. İlgilenmediler ayrı-birileri bunu yapacak, zengin olacak ve biz de seyretmeye devam edeceğiz.

Toshiba,IBM ve Sony tarafından geliştirilen Cell işlemcisini öve öve bitiremedim, tekrarlayacak değilim.

Haberi Wired’da buldum. Astrofizik doçentinin biri, 8 Playstation 3′ü birleştirip cluster yapıyor. (Tabii onbinlerce dolara Blade server + Red Hat Cluster Suite satanlar kıl olacak şimdi!). Dartmouth College’dan Dr. Gaurav Khanna, bu sayede 500′ün üzerindeki işlemciden elde edebileceği işlem gücünü sadece 5000 dolara, 8 Playstation 3 ile üniversitenin hizmetine sunmuş. Elbette Playstation 3′lerin üzerinde GNU/Linux kurulu; hangi dağıtım demeyin, ben de bilmiyorum. Magazinden öte de bir haber değeri yok zaten hangi dağıtım olduğunun; sonuçta hepsi üç aşağı beş yukarı aynı.

National Science Foundation (NSF-Milli Bilim Vakfı; yok yok İlim Yayma Cemiyeti filan değil!) fikri çok beğenmiş ve ABD genelinde Playstation 3 tabanlı cluster’lar kurma kararı almış.

Duydun mu TÜBİTAK?

Popularity: 3% [?]


1, toplam 5 sayfa12345»
© 2007 Pozitif PC editor blogu | Mandalina teması kendim tarafından yapılmış olup, henüz beleş olarak dağıtılmamaktadır.
Kapat
E-posta ile paylaş