* You are viewing Posts Tagged ‘otomotiv’

Lotus Evora 2009′da geliyor

Elise’den sonra Lotus’un sesi pek çıkmadı; hatta Exige bile bence gereken ilgiyi görmedi. Uzunca zamandır İngiliz araba manyaklarını meşgul eden, markası bile bilinmeden üzerine yüzlerce spekülasyon yapılan Eagle projesi nihayet ortaya çıktı.

lotus evoralotus evoralotus evoralotus evoralotus evora

Aracımızın adı, Lotus Evora. İlk bakışta hoşuma gitti. Elan ve Esprit gibi düz,geometrik hatlı Lotus’lardan sonra, Elise ile gelen tasarım anlayışı Evora ile İngiliz üreticinin uzun süre yeni yüzü olacak gibi görünüyor.

Bildiğiniz gibi Lotus motor üretmiyor,tıpkı MG gibi. Bu araçta, V6 bir Toyota motoru var. Biraz modifiye edilen 3.5 litrelik V6 motor, olması gereken yerde, ön koltukların arkasında yer alıyor. 6400 devirde 280ps güç üreten motorun, bu araca yakıştığını söylemek güç. En azından, Elise’de, Esprit’de olduğu gibi, Lotus artık Ferrari’lerin,Porsche’lerin tozunu atamayacak. 0-100 hızlanma 5 saniye. Son sürat 260 km/s’e yakın olacak. Modifiye Mitsubishi Evo’ların dikiz aynalarında hızla ufalmak isteyen İngiliz fanatikleri için bu bir sakınca teşkil etmeyebilir; ancak markanın geleneğine yakışmadığı açık.

V6 motora, yine Toyota kaynaklı 6 ileri düz şanzıman eşlik ediyor.

6.jpglotus evoralotus evoralotus evoralotus evora

Süspansiyon ve frenlerde işin ehillerine başvurulmuş. Dünyanın en iyi amortisörleri olan Bilstein’lara, yine en iyilerden Eibach yaylar eşlik ediyor. Frenlerde ise AP Racing tercih edilmiş. Delikli ve ventile diskler önde 350, arkada 322 mm çapında ve 4 pistonlu kaliperlerle beraber,buram buram AP Racing klasiği kokuyor. Bu elbette Lotus adına iyi bir şey, zira AP Racing alanında en az Brembo kadar iyi bir maziye sahip.

Aluminyum şaside sanırım Elise’de olduğu gibi Ciba tarafından özel olarak üretilen yapıştırıcı kullanılmış. Buna rağmen, 1350 kiloluk ağırlık çok fazla. Bu yinede makul karşılanabilir; zira Koenigsegg gibi bir egzotik süper spor değil Lotus Evora.

Öndeki 18 inçlik jantlarda 225/40, arkadaki 19′larda ise 255/35′ler takılı. Lotus, lastik genişliği konusunda cömert davranmamış. Lastikler Yokohama, ancak modeli belli değil. Lotus ve Yokohama, bu lastiklerin geliştirilmesi için ortak çalışmışlar. İki yol tutuş eksperinin elinden çıkan bu lastiklerin sınıfının en iyisi olacağından çok az şüphem var.

lotus evoralotus evoralotus evora

160 litrelik bagajı da var, termosunuzu ve sırt çantanızı koyabilirsiniz.

Recaro marka ve deri kaplı koltuklarda ISOFIX bağlantısı var; iki kişilik spor araba kullanıcılarının bebekleriyle birlikte bu arabaya bineceklerini pek düşünmüyorum.

Lotus Evora “toplama” gibi görünse de, bu bir Lotus klasiği: aldıkları hemen her parçaya müdahale etmişler. İngiliz pragmatizmi. Örneğin, şanzımanın dişli oranlarıyla oynanmış, ECU Lotus tarafından programlanmış, lastik konusunda Yokohama ile işbirliği yapılmış.

2009′da piyasaya çıkacak Lotus Evora’nın fiyatı yaklaşık 50.000 pound olacak.

Alfa Romeo Mito GTA

alfa romeo mitoAlfa Romeo Mito diye bir araba çıkıyormuş,ciddiyim. Herhalde arkasından Mitsubishi Yu-gi-oh, Toyota Pokemon, Citroen Pikaçu filanda çıkar. (Bu konsepte en çok yaklaşan herhalde Kia Picanto oldu).

Alfa Romeo’yu Mito kesmemiş olacak, bunun bir de GTA’sını yapalım demişler. Hatırlayacak olursanız, Alfa 147′nin de GTA’sını yapmışlardı. Bu arabanın, nasıl “gidemediğini”, 250 beygirlik V6 motorun zayıf 147 şasisini nasıl eğip büktüğünü Top Gear’da Jeremy Clarkson çok güzel göstermişti.

Yine de Alfa Romeo’yu severim,özellikle direksiyonunu ve içini. Hatta, ithalatçısı Koç olmasa, Fransız olayına hiç girmez, Alfist olurdum. Bir de, Pavarotti gibi egzosları var. BMW sahipleri egzostan gelen teneke sesini motor sesi zanneder; bir de Alfa kullansınlar.

Hoş iyiki olmadım; Alfa’lar 0′dan 100′e çıktıklarından daha hızlı dökülüyorlar, son sürati görmeden ise fiyatı yarıya düşmüş oluyor.

Demek ki Clarkson ile aynı fikirdeyiz; çünkü programın sonunda “bu kadar berbat özelliğine rağmen yinede alırdım” dedi.

Standart Alfa Romeo Mito, 4.06 m boyunda, 1.72 genişliğinde. Mito GTA’nın spoiler ve şişkin çamurluk farkıyla birkaç santim daha büyük olmasını bekleyebiliriz.

Bu ebatlardaki bir araçta, sıkı durun, 230 beygirlik bir motorun, gücü ön tekerleklere ne kadar aktarabileceği oldukça şüpheli.

230 beygirlik turbo motor ise sadece 1.8 litre. Son zamanlarda küçük hacimli motorların üretebildiği güçler şaşkınlık verici. Mito’nun 6 saniye civarında 0′dan 100′e çıkabileceği söyleniyor; makul bir rakam.

Bu araçta, Alfa’nın Q2 sistemi de var. Q2 aslında bir LSD, tam olarak Torsen. (LSD, kafa yapan asit değil, limited slip differential:) Bazı sazan dostlar, bunun elektronik kontrollü bir sistem olduğunu zannetmişler. Torsen (Loki filan gibi Kuzey Avrupa mitolojisinden bir tanrı filan değil; aslında Torque Sensing LSD’nin kısaltması), iyi birşeymiş gibi görünse de, özellikle zamanında Rover 220 Turbo sahibi olanların epeyce bir başını yemişti. Sanırım bu LSD işini mekanik olarak kıvırmak olası değil; nitekim sanırım ilk kez Mitsubishi, diferansiyel kontrolünü elektronik kontrol sistemleriyle kotarmaya çalıştı ve inanılmaz başarılı oldu. Normalde kimse diferansiyel gibi olağanüstü çalışan kapalı devre bir sisteme durduk yerde elektronik yama yapmak istemez; üstelik bir otomobilde elektronik müdahale ile en zor kontrol edebileceğiniz şey diferansiyeldir. Herşey milisaniyeler içinde olup biter ve hataların/gecikmelerin geri dönüşü yoktur.

Mito GTA, 2009 yazında piyasaya çıkıyormuş. Bağdat Caddesindeki trafik polisleri tarafından kısa sürede mimleneceğinden şüphem yok.

Audi A5 ve Audi S5, 2008′de

Audi, yıllarca BMW’nin M3 ve Mercedes’in CLK gibi serileriyle rekabete girecek bir araç çıkarmadı. Bu akıllıca bir hareketti; zira Audi’yi çok güzel göründüğü için satın alan fazla insan yok herhalde!

Ne olduysa, Lamborghini’nin alınmasından sonra oldu. Audi TT’nin yenilenmesinden daha büyük haber, elbette Lamborghini Gallardo ile aynı platformu paylaşan Audi R8‘in çıkışıydı. Bunda sanırım, Volkswagen bünyesine dahil edilen Walter de’Silva’nın parmağı var.

Audi A5 Audi S5Audi A5 Audi S5Audi A5 Audi S5Audi A5 Audi S5

Sonda sorulacak soruyu başta soralım: Audi A5, ya da S5, BMW 3-coupe ya da Mercedes SLK gibi rakipleriyle baş edebilirmi? Bence yanıt, hayır. Audi’nin hala bir stil problemi var ve Audi A4′ün temelini oluşturacak olan Audi S5′in çıkmasıyla, bu daha da iyi anlaşıldı. Audi, göze ya da kalbe hitap etmiyor.

Bence tasarım “eleştirilemeyecek kadar düzgün”. Güzel ya da çirkin diyemiyorum ki, bence bu her zaman için Audi’nin en ciddi sorunu oldu. Bu sorun, Audi A5 ile daha da yüzeye çıkacak. Çünkü 354 beygirlik, pahalı bir Alman arabası alıyorsanız, pek mantıklı biri olduğunuz söylenemez (eğer banka soyup kaçmayı hedefliyorsanız, Audi iyi bir seçim). Böyle bir arabanın mantığa ve genele değil, bir avuç zengin deli erkek çocuğuna hitap etmesi gerekir. BMW M3 gibi.

Audi A5 Audi S5Audi A5 Audi S5Audi A5 Audi S5Audi A5 Audi S5

Gelgelelim, bu Audi A5 ya da S5′in kötü bir araç olduğu anlamına gelmiyor; iyi, hatta fazla iyi bir araba. İçi son derece ergonomik. Motor yerleşimi, ağırlık merkezi, süspansiyonun aluminyum oluşu, tipik Audi sağlamlığı, harika motorlar, herşey çok iyi. Ama ruh eksik.

Bir de, cansıkıcı küçük detaylar var. Bunlardan biri, kontak anahtarının plastik olması. Ağır siklet Audi sahipleri, çok dikkatli olmalı!

İlk etapta, 2 motor seçeneği olacak; 3.0 TDI (240 hp,dizel) ve 4.2 litre, benzinli bir V8. Bu motor, Audi A5′in “BMW M3”’ü diyebileceğimiz Audi S5′de kullanılacak. 354 beygirlik gücü ile, BMW M3′e kafa tutması mümkün görünmese de…

Audi A5 Audi S5Audi A5 Audi S5Audi A5 Audi S5Audi A5 Audi S5Audi A5 Audi S5Audi A5 Audi S5

TDI ve S5′ler, Quattro, yani 4 çeker. Sonradan çıkacak olan 1.8 ve 2 litrelik versiyonların ise önden çekişli olması, Audi’nin diğer Alman rakiplerinden uzaklaşıp, Volkswagen ekolüne kaydığını gösteriyor.

Multitronic şanzıman dışında, CVT de opsiyonel şanzımanlar arasına girmiş.

ABD fiyatı ise sanırım 35.000 dolardan başlayacak.

Yeni Hyundai Coupe 2008′de çıkabilir-Hyundai, 2009 dese de!

2008 Hyundai CoupeHyundai Coupe, kendini gidebildiğinden daha büyük bir hızla geliştirmesine rağmen, imajı zayıf bir araç. Amerika’da bilinen adıyla Hyundai Tiburon’un ilk modeli, 30 sene önceki ucuz prodüksyion sc-ifi filmlerindeki araçlara benziyordu. İkinci kuşak ise çok daha şık olmasına rağmen, kabiliyet açısından çok iyi şeyler söylemek mümkün değil. Yol tutuşu ve imajı vasat, fazla ucuz olmayan, ağır, performansı pek tatmin edici olmayan bir araç Hyundai Coupe. Açıkçası, ikinci kuşak Tiburon’ları tip olarak beğendiğimi itiraf etmem gerek.

Genesis Coupe kod adıyla Internet’e concept imajları sızan yeni Hyundai Coupe’nin aslında üretime hazır olduğu açık. Gelgelelim, hatlar korunmasına rağmen, karbon fiber kaputun üretilecek modelde olmaması ve ön tarafın tasarımında konsept araç kadar cesur davranılmamış olması gibi nedenlerle, Hyundai’nin yine çok fazla ilgi çekmeyeceğini düşünüyorum. Açıkçası, turuncu konsept araçtan sonra gri ve üretime hazır modeli görünce bayağı bir hayalkırıklığına uğradım.

Motorlar ve performans bu sefer memnun edici. 2 litrelik 215 beygir turbo motor yanında, bir de almak için bir neden bulamadığım -bu hacimde bir motora sahip Hyundai alacak fazla insan bilmiyorum- 3.8 litrelik V6 var. Bu blok da 300 beygir üretiyor ve iddiaya göre yeni Hyundai Coupe’nin 6 saniye altında 100′e çıkabilmesini sağlayacak. Eğer Hyundai i30‘da olduğu gibi ciddi bir kilo sorunu varsa, bu iddiaların gerçekliğini derhal pas geçebiliriz.

Hyundai, kesenin ağzını bu sefer açarak, yeni Genesis Coupe’nin şık görünmesi ve iyi davranması için bazı klişeleri aynen uygulamış; 20 inçlik devasa jantlar, önde 255/35, arkada 275/35 ölçülerinde aşırı dar yanaklı ve geniş tabanlı lastikler, bir de Brembo kaliperler.

2008 Hyundai Coupe2008 Hyundai Coupe2008 Hyundai Coupe2008 Hyundai Coupe

Daha da iyisi, Hyundai Genesis Coupe, artık gücünü doğru taraftan yola aktaracak. Önden çekişli tasarımdan vazgeçilmiş; büyüklerin ligindeki tüm Coupe’ler gibi, Hyundai Genesis de arkadan itişli olacak. Çıkış tarihi, kimine göre 2008 sonu, kimine göre 2009 başları.

Ayrıca, ebatlarda çok ciddi biçimde büyümüş diyebiliriz; genişlik artık 1.90′ın üzerinde.

2009 Hyundai Coupe2009 Hyundai Coupe2009 Hyundai Coupe2009 Hyundai Coupe2009 Hyundai Coupe2009 Hyundai Coupe

Yeni Hyundai Coupe’nin fiyatının, verdiklerine göre aşırı ucuz olacağını da söylemek mümkün: ABD fiyatı, 2 litrelik model için 20.000 doların altında olacakmış. Türkiye, Yunanistan ve İtalya gibi motor hacmine göre vergilendirme yapan ülkelerde elbette 3.8 litrelik V6 cazip olmayacak; ama 3.8′in de ABD fiyatı 25.000 doların altında ki, bu da onu ABD pazarında çok cazip kılacak diye düşünmekteyim.

Alfa Romeo 149, Alfa 147′nin yerini almaya hazırlanıyor

Alfa Romeo 149, Alfa 147′nin yerini almaya hazırlanıyorBazı arabalarını başkalarının üretmesini istemişimdir; mesela Peugeot 205 GTI’ın en azından iç aksamı ve elektrik sistemini BMW ya da Mercedes üretseydi, bugün hala kullanıyor olurdum. Alfa Romeo 147′nin de şasisini PSA üretmeliydi; zira özellikle V6 -147 GTA; 250 beygir!- modelinin yolda ne kadar feci davranışlar gösterdiğini görmek acı veriyor. Bu kadar güzel bir araba, daha becerikli olmalıydı.
Alfa Romeo 149, Alfa 147′nin yerini almaya hazırlanıyor
Alfa Romeo 149 ile işler değişecek gibi görünüyor. Kesinlikle yerini alacağı 147 kadar şık olmamasına rağmen, Alfa 149 çok daha iyi dinamik özelliklere sahip olacak gibi. Bu sefer, şasiyi Alfa Romeo 159′dan almayı planlamışlar ki, bu aracın en iyi önden çekişli platform olduğu konusunda birçok otorite hemfikir durumda.

Yeni Alfa, 2009′un ilk aylarında piyasaya çıkacak. Motorlardan 120 beygirden başlıyor ve önceki versiyondan daha güçlü -265 hp- V6 ile zirveye çıkıyor. Açıkçası, ne kadar iyi bir şasisi olursa olsun, 265 hp ile başa çıkması mümkün değil. Aktif diferansiyeli olmasına rağmen, Ford Focus STI bile, 50 beygir daha düşük güçle traksiyon sorunları yaşıyor. Benim fikrim, önden çekişli bir araçta en üst sınırın 200hp olması gerektiği. Elbette tutup 1000 beygir motorda koyarsınız; ama ESP bunun sadece %15′ini kullanmanıza izin verdiği sürece, yapılan şeylerin göz boyamaktan öteye geçmediğini görebiliriz. Eğer düzde çok hızlı gitmek istiyorsam -ki hiç zevkli değil- bir Nitro kiti satın alırım ve onbinlerce kilometreyi çok yakan, ağır bir V6 ile geçirmek zorunda kalmam.

Alfa Romeo 149, Alfa 147′nin yerini almaya hazırlanıyorGelgelelim, Alfa Romeo 149 GTA, Brera’da olduğu gibi 4 çeker olabilir (Brera’da opsiyonel). Böylece Alfa, gitgide daha çirkin görünen Subaru Impreza gibi araçlara “bir nebze” olsun rakip olabilir. “Bir nebze” diyorum; çünkü gerek Mitsubishi Lancer EVO, gerekse Subaru Impreza son derece iyi araçlar ve Alfa romeo’nun başını dizayn masasından kaldırıp, bilgisayar başına ve test pistine dönmesini beklemiyorum. En azından, hot hatch furyası sırasında bunu yapmadı.

Bence asıl heyecan verici motor seçenekleri, 1.6 litrelik, 150 hp dizel motor ve 2.0JTDm serisi olacak. 2.0 JTDm dizellerin iki modeli 2009′da Alfa Romeo 149′da yerini alabilir. İlk motor 184 hp, ikincisi ise 230 hp’lik, son derece performanslı, çift turbolu bir motor. Hatta, 230 hp dizel seçeneği varken, neden 265 hp, V6 benzinli motoru tercih edeceğimiz herhalde Alfa Romeo’nun zihnini meşgul etmiyor.

1, toplam 7 sayfa1234567»