Soldier of Fortune, çıktığı zaman büyük yaygara koparmış bir oyundu. Zamanının oldukça ilerisindeki grafik kalitesi dışında, bunu şiddet düzeyine de bağlayabiliriz. SOF, yanlış hatırlamıyorsam, ateş ettiğinizde düşmanların kollarının,bacaklarının, kafalarının filan koptuğu ilk oyundu.
Modifiye Quake motorları kullanan Soldier of Fortune serisinin diğer oyunlarının aksine, Soldier of Fortune:Payback, Couldron tarafından geliştirilen CloakNT adında yepyeni bir oyun motoru kullanıyor.
Yeni oyun motorunun, daha gelişmiş bir oyun deneyiminden çok maliyet kaygısıyla kullanıldığı belli. Zira, Doom 3 motoru zamanında 2 milyon dolarlık acaip bir lisans etiketine sahipti. Üstelik, bu benim bizzat gördüğüm fiyat etiketi; rivayete göre -ki doğrudur- ilk çıktığında fiyat 10 milyon dolarmış. Parayı vermekle de kurtulamıyorsunuz; dağıtım bedeli üzerinden de, yanlış hatırlamıyorsam %30 alıyorlar.
Bilindik ve popüler oyun motorları, belli bir satış düzeyini garantilese de, küçük geliştiriciler için bu bedelleri ödemek son derece riskli. Soldier of Fortune Payback de de,
son zamanlarda oynadığım oyunların çoğunda olduğu gibi, “doğu bloku” etkisi görüyoruz. Takımın neredeyse tamamı eski doğu bloku ülkeleri vatandaşları; isimlerden muhtemelen Sırp oldukları kanaatine vardım. Bu ülkelerde ücretler düşük ve çok kalifiye programcılar, grafik sanatçıları var. ABD ve Avrupalı yatırımcılar, tam bir beyin avındalar. Kısacası, oyun furyasını da ülke olarak kaçırdık.
Gelelim oyuna:
CloakNT, fizik motoru olarak Havok kullanıyor ve bence gayet başarılı. Kol-bacak koparma hadisesi, bütün seride olduğu gibi abartılmış. Yapay zeka oldukça zayıf; ancak oyun oldukça zor. Zorluğun nedeni, düşmanlarınızın çok iyi kamufle olmaları ve iyi yer tutmalarından; iyi dağılmış ve genelde aynı anda ateş etmeye başlayan ağır silahlı düşmanlar, oyun boyunca epey zorluyor. İkinci zorluk kademesinde, ortalama bir askeri öldürmek için -çelik yelek giyenler doğal olarak daha zor ölüyor- genelde bir şarjör mermi harcadım. Kafaya yapılan tek ve isabetli bir atış ölümü garantilese de, bahsettiğim nedenlerden ötürü bunu gerçekleştirmek neredeyse imkansız.
Silahlar çok iyi. Yeni çıkan P99, 454 Casull mermi atan bir tabanca, Heckler & Koch’un PDW’si gibi silahlar oyunda yerini almışlar. Anladığım kadarıyla,
lisans ödememek için gerçek görünümlü silahlara uyduruk isimler verilmiş. Herşeye rağmen, çoğu oyunda canımı sıkan silah meselesi, bu oyunda çözülmüş. Silahların davranışları, zorluk seviyesine göre değişmekle birlikte, en düşük zorluk seviyesinde bile, örneğin tepme gibi parametreler orantısal olarak doğru ayarlanmış. 40 değişik silah olduğu söylense de, bu doğru değil. İlerledikçe, örneğin tabancaları çift olarak taşıyabiliyorsunuz ki, bu seçeneği de sanki yeni bir silahmış gibi saymışlar. Gerçekte, 20-25 kadar silah var; ancak seçimlerden oldukça memnun kaldım.
Enerji, TimeShift, Crysis gibi yeni oyunlarda olduğu gibi. Vurulduğunuzda, enerjinin yükselmesi için bir parça beklemeniz gerekiyor.
Soldier of Fortune’da, ilk kez gördüğüm bir hoşluk daha var, silahı doldururken, ekran flulaşıyor ve düşmanın hareketlerini takip etmeniz biraz daha zorlaşarak taktik dezavantaj yaratıyor.
Grafikler konusunda karmaşık hislere sahibim!
Açık alanlar bayağı iyi çizlmiş; özellikle gökyüzü ve otlar. Silahlar da öyle. Gelgelelim, özellikle NPC’ler (düşmanlar diyelim) sanki 2-3 sene önceden fırlamış gibiler. Oyun ilerledikçe, grafik kalitesi bariz bir şekilde düşüyor. Cutscene’lerde çok vasat; hatta Deus Ex’in ilkinde bile çok daha etkileyici videolar vardı.
Patlamalar hiç gerçekçi olmamasına rağmen, oldukça hoş canlandırılmış; bir nevi “soyut sanat” yapmışlar animasyonda!
SOF payback oldukça kısa; hatta Sin:Episodes kıvamında. Bu bence iyi bir şey; tadında kalıyor. İlk Soldier of Fortune oyunlarında olduğu gibi “boss”larla karşılaşıyoruz bölüm sonlarında. Bunlar, bizim gibi paralı askerler ya da terörist liderleri oluyor. Çoğunu öldürmek gayet kolay; tek yapmanız gereken iyi mevzilenip bolca mermi sallamak. Oyunu 6-7 saatte bitirdiğimi söyleyebilirim.
Oyunu oynayacaklar için bir hatırlatma: Ortalara doğru, bir Rus savaş helikopterinden asker indirip bize ateş ediyorlar. Bu helikopteri boşu boşuna elinizdeki silahlarla vurmaya, ya da adamları öldürüp tüketmeye çalışmayın. Gelen düşmanları öldürüp ilerleyin; biryerlerde RPG-7 bulacaksınız. Helikopteri ancak bununla düşürebilirsiniz.
Oyun siteleri çok düşük not vermiş olsa da, kötü bir oyun diyemem.
DirectX 9 uyumlu, kuvvetlice bir kartınız varsa oyunu çok düşük ayarlarda oynayabilirsiniz. (Oyun DirectX 10 destekli değil!) Minimum X800 ATI isteniyor olmasına
rağmen, X700 ile akıcı olarak oynayabildim. Çok daha güçlü olan, overclock edilmiş bir X800 kuş kondurmuyor açıkçası. Ayarları sonuna kadar açabilmeniz için çok kuvvetli bir kart gerek. Ancak, takılma olmadan oynanması büyük avantaj.
Minimum sistem gereksinimleri:
. Windows XP/Vista
. Pentium 4 2.5GHz
. 512 MB RAM
. DVD-ROM
. 256MB DirectX 9.0c uyumlu pixel/vertex shaders V.2.0 - ATI Radeon x800 veya Nvidia GeForce 6800
Tavsiye edilen:
. Windows XP
. Core 2 Duo 2.0GHz
. 1 GB RAM
. DVD-ROM Drive
. 512MB DirectX 9.0c - ATI Radeon x1900 veya Nvidia GeForce 7900
Popularity: 12% [?]
Bu yazıyı beğendiyseniz, şunları da sevmeniz olasıdır: |
| Timeshift: Sierra, Time Shift ile FPS’de ağırlığını koymak istiyor...Facebook’dur benim olayım... |




