* You are viewing Posts Tagged ‘silah’

Malatyalı arkadaşların FN Herstal F2000, H&K MP7, HK 416 ve HK 417 sevgisi!

fn herstal f2000Malatyalı bir ya da bir grup genç, silah sitesi açmışlar. Buraya kadar iyi güzel, zira silahları sever ve de tanırım. Ancak bundan sonrası boka sarıyor. Niye mi? Arkadaş ya da arkadaşlar, çeviri programı kullanmışlar. Üstelik, bu çeviri programları kazmadır filanda, ben böylesini görmedim!

Başlarda asabım bozuldu, sonra fotograflara filan baktım. Fena fotograflar yok. Artık nereden arakladılarsa, enteresan bazı silahlar da bulmuşlar.

Mesela, midyesinden ve Browning’in den başka (FN Herstal) birşeyi işe yaramayan ve güzel olmayan Belçika’nın F 2000′inin özelliklerine bakalım:

Fn f2000 tüfek belçikalı askerle ateşleniyor. Not ortaya çıkan durumu harcadı Tüfekin öndeki limanı

Caliber 5.56×45 mm nato:

Aksiyon: Gaz dönen sürgüyü işletti

Kapsamlı uzunluk 694 mm:

Fıçı uzunluk 400 mm:

Ağırlık 3.6Standart konfigürasyondaki kilogram boş; 4.640mm el bombası fırlatma rampasıyla kilogram

Dergi kapasite (nato / stanag tip dergi 30 toparlak:

İlk cümledeki limanın “dock” olduğunu anladım. Bu modüler bir silah; mesela buraya bombaatar filan takılabiliyor. “Ortaya çıkan durumu harcadı” ise ne demek anlamadım.

Gaz dönen sürgüyü işletti”, “gas-operated blowback”. Bu da iyi. “Fıçı” dediği şey “barrel”, zira bu kelime hem fıçı, hem de namlu anlamına geliyor.

“Dergi” de magazine oluyor; o da hem dergi, hem şarjör anlamına gelme talihsizliğine sahip.

“Mermi”ye toparlak da diyebilirmişiz; round yuvarlak demek aslında “toparlak”dan ziyade; neden yuvarlak değil onu anlamadım!

F2000 tüfek dönen sürgü seçici ateşi işleden bir gazdır silah featuring bir boğa pup yerleşim düzeniyle bir polymer stok. ”

Buradan anlamamız gereken, F2000′in gaz geri tepmeli, bullpup (boğayı çevirmiş(!) pupda şapa oturmuş) dizayn, polimer dipçikli bir tüfek olduğu!

Geç 1980s ve erken 1990s sırasında Fn herstalın başlattığı ünlü belçikalı şirket saldırı tüfek dünyaya onun sonraki girişini ara. Amaç bu sıralarda bir moderni modüler üretmekti , silah ve bu sonuç olarak sonuçlandılar , ilk olan fn f2000 tüfek 2001′de halkta gösterdi. F2000 en popülerin tümünü teklif eder , modernin özellikleri tamamen bir pudralık bullpup yerleşim düzeni olarak tüfeğe bunun gibi saldırır , ele alan iki elini de kullanabilen ve bir modüler bol miktarda seçmeyle tasarlayıp onsu zaten mevcut eklerler hangi belirli görev için “tailored” olmak için tüfeğe izin verir ya da taktik durum. Örneğin barışı sürdürme operasyon f2000 için daha az lethal m303 underbarrel oran birimiyle uygun olabilirdi hangi ateş göz yaşartıcı gaz ya da işaretleyici roket kullanma pre sıkıştırılmış hava. çeşitli 40 diğer taraftan f2000 uygun olabilirdi Fn eglm el bombası fırlatma rampaları ve bir mülk sahibi standart alçak büyültme optik görüşün yerine ateş kontrol sistemini bilgisayarlaştırdılar Şimdiye kadar fn f2000 tüfek slovenyanın silahlı kuvvetlerini içeren tek birkaç alıcıyı buldu Ve belçikalı özel operasyon kuvvet. Ne var ki söz veren birçokun birisidir çarşıda tüfeklere saldırın

Fs2000 olarak oldukça yakın zamanda fn ayrıca f2000′ın bir sivil versiyonunu bilinen tanıştırdı Bir az çok daha uzun fıçıya sahiptir ve semi otomatik ateşe kısıtla. Aksi halde Büyük ergonomi ve 100% ambidexterityle aynı mükemmel silahtır

F2000 tüfek dönen sürgü seçici ateşi işleden bir gazdır silah featuring bir boğa pup yerleşim düzeniyle bir polymer stok. O Fıçı uzatmaya kilitleyen piston ve bir 7′in sürgüyü döndürmeyi sürükledikleri bir kısa kurslu gazdan yararlanın. F2000 tüfekin tek özelliği onun patentli ön çıkarma sistemidir: Bir özel çıkarmayla burunsallıkın yanında çıkarma limana silahın geri bölümünden oda seyahattan çıkaran durumları harca tüp ve tartış shooterden mesafenin yüzleştiğir güvendedeki silah. Bu yola giren bir özel sallanan rehberi kullanmayı başarılır sürgüyü kapatıp yönelt çıkarma tüpe sürgü yüzü beklenen durumu harca sürgünün daha alçakı sürüklediği aynı zamandası dergiden bir taze kartuşu soyuyorken. Kaldıran kullanma yükselinir , iyi ileri solda yanı uzadır , hemen önün üstünde sıkı tutar ve kolayca işletilebilir , sağ elle silah tutulduğu zaman sol uzattı. Seçici düğme dibinde yükselinir tetik koruma. Bu özelliklerin tümü yapmak birleşir , ilk genuinely iki elini de kullanabilen bullpup eşit kolaylıkla kullanılmış olabilir doğru ve sol elli shootersle gerektiren ayar olmaksızın. Onun standart konfigürasyonunda f2000 tabanca kabzasının çevresinde kusursuz biçimde dengelidir

(farklı görüş ve saha etc için) silahın üstündeki standart raydaki inşa eden stok ve bir (el bombası fırlatma rampası non lethal oran birimi etc olarak bunun gibi) ek oran birimi kurulabildiği tetik korumanın nokta önde yükselmeyi. Temelde üstteki rayı yükseldiği konfigürasyon bir 1.6x büyültmeyle uygundur optik görüş ve noktanın bir değiştirilebilir handguardla kapandığı yükselen daha alçak. Şu anki saatta tüfekin yükseltilebildiği f2000 göreve bağlı oluyor , 40 mm alçak hız el bombası fırlatma rampasıdır daha alçakta handguardın yerine yüksel ya da m303 non lethal oran birimiyle; Diğer seçme handguardstır lazer ibreler ya da el fenerlerinde inşa et. Standart alçak büyültme mücadele saha hangi bir diğer sahayla örtünün değiştirilebildiği onun üstünde açık görüşü destekle Piatiny tarz yükselin ya da mülk sahibiyle her iki için lazer rangefinderle ateş kontrol oran birimini bilgisayarlaştırdı tüfek ve 40 mm el bombası fırlatma rampası”

Çok şahane bir açıklama olduğu için hızını alamamış,komple yazmış ne varsa.

Bu arada, ambidextrous’a güzel bir karşılık arıyorum cidden; iki elle kullanılabilen şeyleri açıklayan tek bir kelime var mı?

Bu arada MP7′nin de “Bu silahın başka avantajı şudur , zar zor geri teper. 900 rpmda bir incredibly versatile ve güçlü silahtır ” olduğunu öğrendim.

hk416-1.jpgResimde gördüğünüz de, HK 417′nin “geçerli 12yle hk417 tüfekin versiyonu 30cm fıçının uyduğu / Geceyle teleskopla bakma bipod ve bir ses tartışmayı yürüteni katlayan görme adaptör ppP susturucu “ versiyonu.

Böyle giderse site açmak isteyenlere gerçekten ehliyet vermek, en azından cezai ehliyeti olduğundan emin olmak gerekecek.

Bir habercilik fiyaskosu daha: Lapua diye bir tüfek yoktur!

Bir habercilik fiyaskosu daha: Lapua diye bir tüfek yoktur!Gazetelerin cehalet ve haber hazırlamadaki ..doğru kelimeyi bulamıyorum. Özensizlik desem yetersiz, bilgisizlik desem zayıf kalıyor. Laçkalık ötesi.

Haberi “basın bombası” Hürriyet’te buldum. Şöyle başlıyor:

Fin keskin nişancı tüfeği “Lapua”lar özel kuvvetlere dağıtıldı. Tuzla’da açılan “keskin nişancı okulu”nda yetiştirilen subay, astsubay ve uzman çavuşlar, bu silahlarla daha çok PKK’nın grup başları ile örgütün lider kadrolarını hedef alacak.

Palavraya bak! Lapua, tüfek filan üretmiyor. Lapua, .338 Magnum fişeğini üretip adını da veren bir cephane üreticisi. Finli tüfek üreticileri olarak ise Sako ve Tikka var bu sınıfta silah üreten. Yani ne yazdığından habersiz Hürriyet’in anlatmak istediği şu; ordu, Lapua Magnum mermisi atan tüfek almış.

Gelelim “lider kadro” meselesine.

PKK’nın lider kadrosunun ele geçirilememiş ya da öldürülememiş olmasına “tüfek yetersizliğinden” ya da “keskin nişancı okulu olmamasından” olduğuna artık hangi gerizekalı inanır bilmem!

Afganistan ve Irak’ta da kullanılan Lapua’ların attığı özel mermiler 1 kilometreden çelik yeleği deliyor ve 1750 metreye kadar hedefinden sapmıyor.

Hürriyet gazetesi, fizik kurallarını da hiçe sayıyor. 1750 metreyi bırakın, 75 metrede bile “hedeften sapmayan” mermi yok. Uzun mesafe atışlarında, hava sıcaklığı, rüzgar, rutubet gibi etkenler göz önüne alınarak, atıcı tarafından muhtemel sapma+merminin normal sapması göz önüne alınarak atış yapılır. Örneğin, sıfır rüzgar ve 20 derecede, mermi 500 metredeki hedefe atış yapılınca 20 santim aşağı gidiyorsa, 20 santim yukarı nişan alınır. Rüzgar varsa, rüzgarın hızı ve yönüne göre yeni bir hesap yapılır ve bu genelde atıcının tecrübesine bağlıdır. Şu an dünya rekoru Kanadalı bir yüzbaşıda; sanırım 430 ya da 460 metre. Yani öyle bir kilometreden filan bir insanı vurmak mümkün değil.

KANASLARIN YERİNE GEÇECEK: Türk Silahlı Kuvvetleri Güneydoğu’da yaygın olarak ’Kanas’ olarak bilinen Dragunov keskin nişancı tüfeğini kullanıyor.

Hayır. Dragunov tam bir sniper tüfeği değil. Çok hafif olması ve seri atış yapabilmesi gibi özelliklerle ara bir sınıf. Sig 550 gibi. Ayrıca çok ucuz. Türk ordusunun elinde Lapua Magnum atan Sako’lar zaten çok uzun süredir var. Yani yeni alınan tüfekler -Hürriyet’in hatalar komedisi haberinden dolayı marka ve modelini bilmiyoruz- Dragunov sınıfında tüfekler değil; daha ağır, çok daha ustalık gerektiren, çok daha pahalı, muhtemelen de bolt action tüfekler. Hürriyet’in dediği “Türkiye, F-16 yerine Abrams tankı aldı” demekle benzer bir şey.

DÜNYANIN EN İYİ 11 TÜFEĞİ: TSK envanterinde ayrıca THEIS (Tactical High Energy Impact Systems) Firması tarafından üretilen dünyanın en iyi keskin nişancı tüfeği “Intervention Model 200 Military’den 11 adet bulunuyor.

Dünyanın en iyi ne tüfeği? THEIS; kendi halinde küçük bir firma ve yüksek hassasiyetle üretilen silahlar geliştiriyor. ABD ordusunda bu silahtan olmamasının nedeni basit: bunlar, sahada denenmemiş, güvenilirliği son derece şüpheli silahlar. Silahı üreten THEIS, .408 Cheyenne Tactical® isimli özel bir mermiyi deniyor bu silahla. Yani silah kadar, cephanenin güvenilirliği de soru işareti.

Haberi nereden tutsam elimde kaldı. Daha birsürü hata var ama açıkçası sıkıldım. İlk paragrafı okumak bile, haber faciasını farkedip gerisini okumamak için yeterli zaten.

Hürriyet’i ve üstün bir hayalgücü örneği sergileyerek birkaç paragrafta sayısız uyduruk bilgi üretebilen Saygı Öztürk-Özgür Ekşi ikilisini tebrik ediyor, konuyu kapatıyorum.

Dünyanın en hızlı ve en yüksek irtifaya çıkan savaş uçağı: MIG 25 Foxbat

Bazı gerizekalı batılılar,ki bunların içinde bizler de varız, Ruslar’ın teknoloji ve medeniyet düzeyini küçümsemiştir. Hatta, düşen Rus yolcu uçakları son yıllarda herkesin ağzında eğlence konusu haline geldi; sanki pilotları sarhoş, uçakların bakımları yetersiz değilmişde, uçakları kötüymüş gibi.

Gerçek şu ki, Ruslar havacılık ve uzay konusunda, en yakın rakipleri olan ABD’den çoğu zaman, hissedilir biçimde ileride olmuşlardır. Örneğin, Rusların uzay mekiği olan kartopu, Sibirya’dan fırlatılıyor; üstelik kar fırtınası, tipi,-70 dereceye varan soğuk gibi nedenler hiç önemli değil. ABD’lilerin uzay mekikleri ise, hava 1 derece ısınsa, fırlatılamıyorlar; üstelik Miami gibi, hava şartlarının hiç de zorlayıcı olmadığı bölgelerde bile.

ABD’nin uzay istasyonu konusunda, bugün bile Ruslarla işbirliği yapıyor olması dediklerimin kanıtı. Uçaklar konusunda da Rusların üstün olduğu, üstelik dağılmalarına ve maddi kaynaklarının neredeyse tamamının yokolmuş olmasına rağmen hala ABD’ye kafa tutabilmeleri batı için yenilir yutulur şey değil. Dünyanın en büyük kargo uçaklarını yapıyorlar, üstelik son birkaç yılda, en etkin stealth uçağı da geliştirdiler.

Dünyanın en hızlı savaş uçağı yine Ruslara ait. (SR-71 daha hızlı demeyin;zira görevleri çok farklı ve SR 71′in yakıtı bile özel). Üstelik 1964′de ilk uçuşunu yapan Mig 25 Foxbat’in rekoru şu an bile kırılmış değil ve doğrusunu isterseniz, bir daha da kırılamayabilir. Bunun nedeni,savaş uçaklarının yakın bir gelecekte tamamen şekil değiştirebilecek olmasından kaynaklanıyor. Ufukta insansız uçaklar var.

Mikoyan-Gurevich bürosu tarafından tasarlanan Mig 25, daha öncede bahsettiğim gibi eski bir uçak; ilk uçuşunu 1964 Mart ayında yapmış ve 1970 yılında hizmete girmiş. Uçağın potansiyeli, batıda büyük bir paniğe sebep olmuş; hatta F-15 Strike Eagle’ın, Mig 25′e cevap olarak üretildiği söyleniyor. Öte yandan, günümüz standartlarında bir uçak olmasına rağmen, F-15 Strike Eagle, yinede hız ve irtifa bakımından Mig-25 Foxbat’e yaklaşamıyor.

Bu kadar hızlı uçan bir uçakta, ısınma çok büyük bir sorun. Aluminyum’un özellikle ısıl genleşmesinden dolayı, bu hızlarda uçabilen uçaklarda kullanılabilmesi -temel yapı malzemesi olarak- mümkün değil. Batı genelde titanyum kullanırken, Ruslar kaynakların azlığından dolayı nikel alaşımlı çelik kullanmış! Bu alaşım motorların egzos manifoldları gibi aşırı ısınan kısımlarında da kullanılıyor; nikel çeliğin yüksek sıcaklıklarda çatlamasını engelliyor. İskeletin üretiminde kullanılan titanyum oranı %8, alüminyum ise %11.

Çelik-nikel alaşımının aluminyum ve titanyumdan çok daha ağır olması nedeniyle, Mig 25 Foxbat’in çok ciddi bir kilo problemi var: boş ağırlığı 12.700 kg olan F15′e karşılık, Mig-25 20.200 kg! Soyuz/Tumansky R-15B-300 turbojetlerin her biri 73.5 kN gibi çok yüksek bir itiş sağlamasına rağmen, F15′in Pratt&Whitney F100′leri 77.62 kN gibi biraz daha iyi bir güç sağlamaktalar; üstelik daha hafif ve yakıt tüketimi konusunda da daha tutumlular.

Kırdığı rekorlara rağmen, Mig 25 Foxbat, savaş alanında sahip olmak isteyeceğiniz bir uçak değil. 3.2 Mach yapabilmesine rağmen, redline 2.83 Mach. 2.8 Mach geçildiğinde ise, hem motor, hem de uçak kullanılmaz hale gelecek kadar hasar görüyor. Yinede 3.2 Mach yapabildiği gerçek; İsrail radarları keşif uçuşu yapan, farkedilince de afterburner’ları açıp kaçan bir Mig 25′in 3.2 Mach yapabildiğini tespit etmişler.

Diğer eksikliği, son derece düşük manevra yeteneği. Öyle ki, normalde 4.5g’den yüksek baskı yaratan manevralara izin verilmiyor; F16′da bile bu değer 6g. 11G’yi geçen bir Mig 25 Foxbat olduğu söyleniyor; ancak uçak bu manevradan sonra çöp olmuş. Kuşkusuz, çok daha iyi kontrol sistemleriyle uçak biraz daha kıvrak olabilirdi.

Kısacası, Mig 25, vurduktan sonra hızla kaçmak için üretilmiş; buna rağmen savaşlarda pek başarılı olamamış.

NATO tarafından foxfire olarak bilinen radarı (RP-25 Smerch-A1) ise, vakum tüpleri ile çalışıyor ve efsanevi bir sağlamlık ve etkinliğe sahip. Başlangıçta vakum tüpleri ile çalıştığını duymak yüzlerde hafif bir tebessüme sebep olsa da, bu sayede elektromanyetik savaş, ya da nükleer bir savaşta oluşan EMP’ye karşı son derece mukavimler. 1984′de bir modernizasyon geçiriyorlar ve Mig-25pd (Foxbat E) ortaya çıkıyor. Bu uçak, RP-25 Sapfir look down/shoot down radara ve IRST sistemine sahip; ayrıca motor güçlerinde küçük artışlar da olmuş.

Polyot 1L INS navigasyon sistemi ile, uçak pilot müdahalesi dahi olmadan, istenen hedefe, komuta merkezinden yönlendirilebiliyor.

Soyuz/Tumansky motorların aşırı yakıt tüketiminden dolayı, uçağın iç hacminin %70′ini yakıt depoları kaplıyor. Mig 25, 17,660 litre yakıt alabiliyor. Havada yakıt ikmali yapamıyor olması, menzilini kısıtlayan bir diğer faktör. Çift Tumansky’nin tek derdi yakıt tüketimi değil: ilk versiyonlar sadece 150 saatlik bir ömre sahipler; daha sonra bu rakam 1000′e çekilmiş; büyük bir gelişme olmasına rağmen, yine de çok kısa ömürlü motorlar.

İniş takımları ABS ile donatılmış, kısa mesafede durmasına yardımcı olmak üzere iki paraşüt de pilotun emrinde.

Mig 25 Foxbat, yaklaşık 1200 adet üretilmiş,ancak şu an itibariyle çalışır durumda olanların sayısı oldukça az. Cezayir,Ermenistan, Rusya, Suriye şu an Mig 25′e hava kuvvetlerinde yer veren ülkeler. Bulgaristan, Azerbeycan, Hindistan, Irak, Kazakistan, Türkmenistan ve Libya ise, Foxbat’lerini emekliye ayırmışlar.

Eğer bol paranız varsa, Rusya’ya gidip, bir Mig 25′e binerek, uzaydan dünyanın nasıl görüldüğünü keşfetmeniz mümkün! Bunlar modifiye edilmiş Mig 25′ler;zira uçağın orjinali tek kişilik; ayrıca normalde 20.700 metreye çıkabiliyor. Aslında 35.000 metreyi aşabildiği biliniyor, hatta 41.000 gibi “anormal” rakamlar da telaffuz ediliyor.

Mig 25′den sonra yerini biraz daha “kullanışlı” ve 2.83 Mach yapabilen Mig 31 Foxhound alıyor; ancak o da çok başarılı olamıyor.

Foxbat; avcı-bombardıman olarak tasarlanmış. Uçakta top bulunmuyor ve 4 pilona isteğe göre değişik silahlar takılabiliyor. Foxbat E modellerinin altına ilave yakıt deposu takılabilmekte; 5 tonun biraz üzerinde olan depo sayesinde Mig 25′in menzili ortalama %30 artıyor.

1, toplam 1 sayfa1