Taraf gazetesi Fethullahçı mı??
Cumhuriyet’de Hikmet Çetinkaya,tamamen ispatsız varsayımlar üzerinden, Taraf Gazetesi’nin “Fethullahçı olabileceği” fikrine varmış.
Herhangi bir ispat bir yana, akla yakın şüpheler filan bile içermiyor yazısı…
İddia şu; Alkım gibi kendi yağıyla kavrulan bir yayınevi, nasıl gazete çıkarırmış? O kadar parasının olması “zormuş”. Yasemin Çongar neden eski bir dışişleri görevlisi olan eşini terkedip Taraf gazetesine geçmiş falan filan…
Falan filan diyorum,ciddiye alınacak hiçbirşey yok.
Lakin Cumhuriyet’in kaygısı elbette anlaşılır şeydir; nitekim satır aralarında bunu görüyoruz. Hikmet Çetinkaya, Taraf’ın liberal ve yansız duruşundan rahatsız. Aslında, “taraf olan”, Taraf gazetesi değil, Cumhuriyet…
Cumhuriyet, AKP düşmanlığından prim yaptı ve yüksek fiyatına rağmen, son aldığım rakamlara göre 500.000 gibi bir tirajı var. Bu, herzaman en iyi ihtimalle orta sıraları zorlamış Cumhuriyet için muazzam bir tiraj…
Bakın, Taraf, 1 milyondan vazgeçip, “sokaktaki insanın” alabileceği bir fiyat etiketiyle geri dönüyor. Cumhuriyet’ten çok daha ucuz. Elbette, ucuz diye Cumhuriyet okuyucusu Taraf’a geçmeyecektir ama, Cumhuriyet’i adaletten ve özgürlükten yana, hatta solcu(!) sanan bazı yeni okuyucular, Taraf’ı deneyebilirler.
Türk basınından bu tip kavgalar hep olmuştur ve olacaktır; çünkü insanlar kavgadan hoşlanırlar. Gelişmiş ülkelerde bu kavgalar entelektüel bir zeminde olur; öyle olmasa dahi, sataşmalar hoş ve zeka doludur, okurken keyiflenirsiniz.
“Fethullahçıların 8 milyar doları var,demekki gazete alıp idare ederler” paranoyası üzerinden bir gazeteyi, hele hele Taraf Gazetesi gibi bir gazeteyi hedef göstermek ayıp şeydir.
Ne yaptıklarını, kim olduklarını az çok bildiğim Ahmet Altan ve Alper Görmüş var en azından. Ahmet Altan, hem maddi güç,hem de kişilik olarak onun bunun parasına tenezzül ederek kendini satacak adam değil. Kaldı ki bu adam, inandıklarını savunmak adına hapse girmeyi göze alan biri. Alper Görmüş’ün dergisi basıldı, belgelerine ve bilgisayarlarına el konuldu. Birilerini arkalarına almış olsalar, herhalde bunca sıkıntıyı çekmezlerdi!
Fethullahçılar bir gazeteyi “satın alsa”, sokaktaki çocuk bile bilirki, bu gazete Taraf olmaz…
Düşünün ki, fikirlerinizi geniş kitlelere yayma çabanız var ve gidip çok az kişinin okuduğu, okuyucu kitlesi de öyle sloganla,şovenizmle gaza gelmeyecek kadar aklı başında, dünya görüşü sizinkine zıt bir gazete seçiyorsunuz!
Bu Fethullahçı dediğiniz kesimi de hafife almak olur; kafaları bu kadar çalışmıyorsa zaten korkup endişe duymanız da yersiz!
Bahsettiğim yazı da budur; ben de başka bir siteden aldım:
39 yaşında gazete patronu olmak ve günlük gazete yayımlama yürekliliğini göstermek öyle her babayiğidin yapacağı iş değildir…
“Zaman gazetesi” bayilerde 20-25 bin satar ; YAYSAT üzerinden ise yapılan “abone geçişiyle” 600 bin satıyor gibi gösterir…
Akın İpek’ in gazetesi “Bugün” parasız dağıtılır…
“Taraf gazetesi” nin satış değeri ise 1 YTL’dir…
Bir dostum dün telefon etti ve şu soruyu yöneltti bana:
“Bugün Türkiye’nin belli başlı yayınevleri var. Örneğin Can, Remzi, Bilgi, İnkılap gibi. Yayımladıkları kitaplar çok satıyor. Ancak hiçbirisi günlük gazete çıkarmayı göze almıyor. Yayıncılık başka, günlük gazete çıkarmak başka…”
Dostum haklıydı!..
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Etyen Mahcupyan hem Zaman yazarıydı, hem de “Taraf gazetesi” nde at yarışı tahminleri yapıyordu.
Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Yasemin Çongar , ABD Dışişleri’nden emekli olan eşini Washington’da bırakıp İstanbul’a gelmişti…
Üstelik “Milliyet” gibi bir gazeteden ayrılıp “Taraf” a geçmek için.
Çok iyi bir “söyleşi” yazarı olan Neşe Düzel “Taraf” ı tercih edip Radikal’den ayrılmıştı…
Burada bir üç nokta koyayım…
***
Neşe Düzel “ocaktan yetişen” Fethullahçı Hüseyin Gülerce’ ye soruyor:
“Amerika sizin (yani Fethullahçıların) Kürt meselesine yaklaşımınız konusunda ne düşünüyor?”
Gülerce:
“Biz Kürt meselesinin demokrasi içinde, eşit vatandaşlık yoluyla çözülmesini istiyoruz. Bu Amerikan sistemi zaten. Onlar da eşit vatandaş olarak yaşıyorlar.”
Bu sözleri nasıl yorumlarsınız?
Amerikan sistemi ve demokrasi içinde eşit yurttaşlık…
Gülerce, ABD’de eyalet sistemi olduğunu bilmez mi? Yoksa Fethullahçılar eyalet sistemini mi savunuyor Türkiye’de?
Şimdilerde moda şu : Üniter devlet yapısı içinde demokratik hak ve özgürlükler…
Ulus devleti “iğdiş” etmenin tek yolu laf cambazlığı oldu benim ülkemde…
Şimdi yine üç nokta koyduğumuz konuyu yeniden ele alayım…
“Taraf” ın sahibi 39 yaşındaki Başar Arslan’ ın iki kardeşi var.
Babaları Ahmet Arslan emekli öğretmen. Ankara Zafer Çarşısı’nda kurduğu yayınevini 36 yıl sonra “Artık yeter, çalışmıyorum” diyerek 1997 yılında oğullarına verir.
Sav doğruysa ABD’de İngilizce, Brezilya’da Portekizce, İspanyolca öğrenir…
Peki Fethullah Gülen’ i tanır mı ABD’de?
Bilemem(!).
Bildiğim, Zaman gazetesinin, “Taraf” ı övüp göklere çıkarmasaydı.
İşkillenmiştim!..
***
Gazeteleri gazeteciler çıkarır…
Yazı yazmak, röportaj yapmak ayrı bir iştir, yazıişlerinde çalışmak, mutfağı bilmek ayrı iş…
En zor olanı ise muhabirliktir…
Gazete gazete olmayınca istediğiniz kadar “Kürt sorunu” diye yazın, “ABD, AB’yi ve Fethullah’ı yalayın” , köşelerde ukalalık yapın, ” demokrasi, özgürlükler ” sloganı atın, gazeteyi haber sattırır…
Galiba “Taraf” Fethullahseverlerin desteğiyle “Haydi yürüyün koçlarım” denilerek okura sunulmuş…
Sonuç?
Satışına bakın anlarsınız
Bugünün “altıncı” ve “zarfçı” sı Akın İpek’in arkasında kim var?
Fethullah Gülen!..
Akın İpek , gazetesini o nedenle parasız dağıtıyor.
Gazeteler para öğütür, habercilik para ister!..
5-6 bin satan “Taraf” gazetesine değirmenin suyu nereden geliyor, söyler misiniz? Alkım Yayınları sahibinin bu yükü tek başına kaldırdığına inanıyor musunuz?
***
Gazetenin birinci sayfası “Zaman” gibi Fethullah’a övgüden geçilmiyor…
Fethullah Gülen bugün 8 milyar doları elinde tutuyor , Kuzey Irak’ta da şube açan “kuyumcu” ya bir haber verir, “Taraf” ın satışını 100 bine çıkarır…
Biraz sabırlı olun “Taraf” taki dostlar. Fethullah arkanızda, maaşlarınızı alırsınız, paşalar gibi de yaşarsınız…
8 milyar doların 100 milyon doları “Alkım” a aksa ne olur ki?
Denizde kum tanesi!..
Bu taraftan bakınca ben bunları görüyorum!..