* You are viewing Posts Tagged ‘wordpress’

Dağ taş Wordpress olacak

Talihsiz şekilde neticelenen Blogmani projemden sonra, ikinci kez Wordpress ile çalışmaya başladım. Bu projeyi yakında duyuracağız ve bu sefer, Blogmani’den çok daha fazla kodla geliyor.

Blogmani tutmadı çünkü işim bittiğinde sonuçtan memnun kalmadım ve açıkcası, daha fazla geliştirecek takati bulamadım. Tam da bu sırada bazı işler,projeler ortaya çıktı ve Blogmani ölü projeler listemdeki şanlı yerini aldı. Elbette, “fikir ölümü” gerçekleşmedi; Blogmani’yi cilalayıp parlattıktan sonra tekrar canlandırabilirim; ama şimdi değil.

Wordpress inanılmaz esnek bir sistem ve yeni projenin kodlamasının sonlarına doğru, “birgün Internetteki tüm sitelerin en az yarısı Wordpress tabanlı olacak” dedim. Bunun olmaması için neden göremiyorum; öyleki, Techcrunch gibi Alexa’nın tepesini parselleyen siteler bile Wordpress kullanıyorlar.

Wordpress, yeni şeyler yapabilmeniz için eşsiz bir API içeriyor. Üstelik, inanılmaz güçlü ve yeterince hızlı. Tek kusuru, oldukça zayıf dokümantasyon. PHP’de fena olmadığım için, neyin ne işe yaradığını, nereye bağlandığını bularak, birazda fırfır yaparak Wordpress’e istediğimi yaptırabiliyorum. Nedense Wordpress CMS olarak hala yaygın olarak kullanılmıyor; oysa şimdiye kadar salt web sitesi olarak, Wordpress tabanlı birkaç site yaptık. Joomla ve Drupal’den daha esnek, daha hızlı, öğrenilmesi daha kolay ve kesinlikle daha kullanıcı dostu.

Zayıf dokümantasyonun özellikle orta düzey PHP programcılarını yıldırdığını düşünmekteyim. Çok fazla sayıda eklenti olmasına rağmen, inanın o eklentilerin yaptığı işin çoğunu 2-3 satır kodla kendiniz yapabilirsiniz. Çok basit bir örnek; kategoriler listesinde bir kategorinin görünmemesini istiyorsunuz. Bunun da ID’si 2 olsun. Tek yapmanız gereken, sidebar.php içindeki wp_list_categories fonksiyonunu bulup, wp_list_categories(“exclude=2”) şeklinde değiştirmek. Bu işi bir widget yapıyorsa sorun yok; eklentilerden widget’ı bulun, düzenleye tıklayın, bahsettiğim fonksiyon onun içindedir.

Benzer şekilde, otomatik sayfa oluşturma gibi işlemler de, basit bir class ile yapılabiliyor. Tek bilmeniz gereken, bu class’ı nasıl kullanacağınız. Tahmin edeceğiniz üzere, bu da dokümante edilmemiş!

Bu işte bir bit yeniği olduğunu düşünüyorum. Kod çok karmaşık, dağınık, fazla ve birçok ayrı dosyanın içinde toplanmış. Aradığınızı bulmanız çok güç. Ancak iki projeden sonra koda aşina olduğum için, artık aradığımı nispeten kolayca bulabiliyorum. Bence Wordpress’ciler dokümantasyonu özellikle pas geçiyor olabilirler; zira birçok Open Source projenin sahibinin destekten önemli paralar kazandığını biliyorum. Bugün Mozilla olsun, Apache olsun, gayet zengin vakıflar kurdular.

Eklentilerle ilgili uyarı: bir işi kodla yapabiliyorsanız, siteniz oturmuş bir siteyse, çok hit alıyorsa ve hız önemliyse, eklentinin yaptığı işi kodla yaptırmaya çalışın. Sırf eklentinin zorunlu olan başlık kısmı bile neredeyse 2kb tutuyor. Üstelik, kullanmadığınız yerlerdeki hook ve filter’lar boşu boşuna çalışarak hem sayfa büyüklüğünü artırıyor, hem de sunucuya yük bindiriyor.

Blogmani

Bir süredir Serhan’la birlikte Blogmagazin isimli bir proje üzerinde çalışıyoruz. Artık kod yazmaktan filan kusma noktasına geldiğimden, kendi adıma konuşayım, yavaş ilerliyorum.

Wordpress, harika bir temel olmasına rağmen bazı komik eksiklikleri de var. Bu kadar iyi ve kötü olduğunu, blogmagazin ile uğaşırken farkettim; zira blogculuk maceram boyunca teknik altyapı beni hiç çekmedi; enerjimi hep yazmaya harcadım.

Blogmagazin, umuyorum bu ayın ortasına kadar, blogmani ismiyle açılacak. Öncelikle basit bir topluluk sistemi getiriyoruz Wordpress’e. Bu, hemen hemen bitti diyebilirim. Bazı kullanım kolaylıkları, tema entegrasyonu gibi detaylarla uğraşmaktayım. Wordpress’in bazı iç fonksiyonlarını biraz daha geliştirdik. Mesela, siteye üye olanlar kendi site ya da bloglarının feed’lerini profil sayfalarına ekleyebiliyorlar. Bunu yapabilen bir eklenti olmaması beni çok şaşırttı mesela. Başka bir eklentiyi “bozarak” bu amaç için uyarladım. Üyeler arası mesajlaşma şu an aktif ve çalışrı durumda. Sadece yazılara değil, kullanıcıların kendilerine de yorum yapabiliyorsunuz. Puanlama sistemini ise düşünüp sonradan dahil etmeyi unuttuğumu şimdi yazarken hatırladım(!)

İlk bakışta fazla bir değişiklik yokmuş gibi görünmesine rağmen, neredeyse kurcalanmamış tek bir dosya bile kalmadı.

Kodlamanın bir kısmından memnun değilim; zaman ve sıkıntı faktöründen dolayı bazı hoşuma gitmeyen kestirmeler bulmak zorunda kaldım. Ayrıca, bazı güvenlik açıkları da mevcut(!).

Önümüzdeki hafta, puanlama sistemini kodlamaya başlamayı umuyorum. Blograzzi mantığında bir puanlama olacak bu; ancak bir-iki “adalet” kriteri bulmaya çalışıyorum ve önerilere de açığım. Hemen söyleyeyim; algoritmanın nasıl çalıştığını açıklayacağız.

Bu tip işler büyük bir enerji gerektiriyor; çünkü uğraştığım çok sayıda iş var ve artık bilgisayara dair birçok kavramdan fena halde sıkılmış durumdayım. Dolayısıyla, yavaş yürüyor ve yavaş yürümeye mümkün. Türkiye’de sorun, bu tip projelerin para kazanmıyor olması. Aslında, dışarıda çalıştığının yarısını kazanacağını bilse, web’de girişim yapacak çok sayıda insan vardır diye tahmin ediyorum. En azından ben bu kafadayım. Ama 100-200 dolarlık Google gelirleriyle bu işlere dalmak sadece demoralize ediyor insanı. Hani hiç gelmese daha iyi diyeceğim. Öte yandan, psikolojik olarak da olsa, bir para gelmesi şart; aksi takdirde “öyle ya da böyle, bu da bir iş” halet-i ruhiyesine giremiyorsunuz.

Blogmani’de insanlar girdi yazabilecek ve bloglarını tanıtabilecekler. Blog Kazanı ile Blograzzi’nin birleşimi gibi görebilirsiniz.

Önerilere, her zaman olduğu gibi, açığım.

Internet’in sopasını bu sefer wordpress.com yedi

Malum; Türkiye’nin “özel” durumları, “hassasiyetleri” filan var. İçeridekilere böyle diyorlar; arada da “Türküz müslümanız diye bizi Avrupa Birliğine almıyorlar” diye gaz veriyorlar; bürokrasinin filan ödü kopuyor yanlışlıkla da olsa bizi AB’ye alacaklar diye…

Samed’den öğrendik; wordpress.com’a mahkeme emriyle kapatma gelmiş. Zahmet edip yazmamışlar neden kapattıklarını, şeriatın kestiği parmak acımaz hesabı seve seve sineye çekeceğiz.

Internet’e sansür geldi dedik, bir tarafımızı yırttık, tabiki ilgi alaka gösteren filan olmadı. Hesapta çocuk pornosunu filan engelleyeceklerdi ya, Internet’in ne olduğunu dahi bilmeyenler “kapatın ülen bu şer yuvalarını” diye, Abdülhamid yasasına “caizdir” fetvası verdi. Internet esnafı da (bunlar kendilerine sivil toplum örgütü süsü veriyor, maksat tamamen ticari aslında) “yahu yapmayın yazıktır bu devirde” türünden lafı geveledi, çünkü onların destekçileri de bir şekilde devletten ekmek yediğinden, fazla seslerini çıkaramazlar. Ne şiş yanar ne kebap; hem STÖ’liklerini şeklen yapmış olurlar, hem de “birilerinin” canını sıkmazlar.

Doğrusu, wordpress.com altında çok sayıda ona buna küfür eden,palavra iddialar ortaya atarak şahıs ve kurumları küçük duruma düşüren blog var. Lakin mahkeme nokta atışı filan yapmamış; çakmış atom bombasını, bütün bloglar kapı duvar…

Adaletle hukuğun ne kadar farklı şeyler olduğunun aleni kanıtı; hukuğa giriş dersi kitabına al, aynen koy.

Şimdi bunun üstüne onbin spekülasyon yapılır.

AKP ve Tayyip Erdoğan’a aleni küfür edilen blogların sahipleri “düşüncelerimizi açıklamamızı hazmedemediler” diye palavra sıkacaklar sağda solda. CHP ve MHP amigoları da şakşakçılık yapıp, bir küfür de onlar sallayacaklar…

Kimisi, “irticacı” bloggerlar yüzünden kapandığını söyleyecek, “biz de müslümanız” diyerek, çeşitli light Müslümanlık örnekleri verecekler, hatta bunların aralarında sosyete modasına uyup gösteriş için umreye filan giden soytarılar olacak. Rüzgar güllerini ayıklasak memlekette sorun kalmayacak zaten, o da ayrı mevzu.

Kimisi PKK, kimisi Hizbullah yüzünden diyecek.

Adnan hocacılar “yoktur ilim irfandan gayrı şeyde gözümüz” diyerek, “biz kimseye iftira atmayız” diye ekleyecekler.

Ortalık yine şenlenecek yani. 35 blogda “wordpress.com kapatıldı” girdileri okuyacağız; oradaki yazıları çalıp yapıştıran 350 paçavra blogu saymazsak. Popüler blogcu tayfası “SEO” mevzusundan dolayı bahsedecek tabi konudan, Google’ın indeksleyeceği kadar,sonra Wordpress temasına nasıl ayar verilir, paçanga böreği nasıl yapılır, sandalyeye peluş kılıf nasıl giydirilir gibi daha hayati konulara dönecekler. Zaten öyle alengirli işlere girmeye de tırsar çoğu, aman onları da kapatıverirler, ne me lazım!

Kandırmayalım kendimizi canım, demokrasi filan isteyen bir avuç adam var, onlar da kafalarına inecek sopanın kaygısı içindeler. Internet sansürüne karşı kampanya başlatmıştık, sansürün ne kadar sevildiğini görünce vazgeçtik. Çünkü herkes konuşsa PKK güçlenecek, ABD Irak’tan sonra Suriye’ye filan da girecek (zaten girer yakında merak etmeyin!), Türkiye binbir parçaya bölünecek, topraklarımız susuzluktan çatlayacak, laiklik elden gidecek.

Eh, normaldir. Senelerdir kutup yaratıp onları kavgaya tutuşturma siyaseti izlenirse, bütün komşularımızın ikiyüzlü ve yalancı olduğu daha ilkokulda kafalara kazınırsa, ulusal kanallar halkı uyutmak için birbiriyle yarışıp zihinleri Sibel Can’ın kiloları, Hülya Avşar’ın selülitleri, uyduruk dizilerdeki üç-beş hıyarın maceralarıyla meşgul ederse, bunlar daha iyi günlerimizdir.

1, toplam 1 sayfa1