Daha önce burada baÅŸka bir yazı vardı. Medyum ve üfürükçüleri (ve benzerlerini) “hafiften eleÅŸtirmiÅŸtim”.

Onlardan biri rahatsız olarak, bozuk bir Türkçe’yle uyarmış beni. Kaldırmazsam, “gerekli yerlere” baÅŸvuracakmış.

Mahkeme filan herhalde dedim baÅŸta; sonra “hocamızın” cinlerle olan kuvvetli münasebetleri aklıma gelince, benimle “öbür taraf” vasıtasıyla hesaplaÅŸacağını düşündüm(!)

Öyle ya, mahkemede hesaplaÅŸamaz zaten; zira meslek edindiÄŸi “zanaat”, devrim kanunlarıyla yasaklanmıştır!

Åžimdi bir kısmı, aldığı vergi levhası, belediye ruhsatı ile “biz resmiyiz” diyecektir ama,doÄŸru deÄŸildir. Ancak “medyum” gibi, kanunda kelime olarak yerini bulmamış ifadelerle mesleklerini icra ederler. Herhangi biri de ÅŸikayet edip ispatlamadığı sürece mesleÄŸe devam ederler.

Åžimdi biri kalkıp beni mahkemeye verse, “medyumluk” sıfatıyla yaptığı iÅŸin içinde muska yazmak filan olduÄŸu da çıkıverir; ne bileyim, mesela biri mesleÄŸini icra ederken gizli kamera çekimi yapmıştır. UÄŸraÅŸ dur…

Bu zat-ı muhteremler sitelerinde hangi dertlere deva olduklarını yazmışlar.

Ben de diyorum ki, safsata yapıyorlar. Üstelik, devrim kanunlarına karşı geliyorlar.

“Ben safsata yapmıyorum” diyen varsa, buyursun gelsin, bunların safsata olmadığını ispatlasın.

Popularity: 3% [?]