Organ bağışı ve nakli hakkında bir bloga denk geldim. 

Beyn.org‘dan birkaç bloga dallanmıştım; Pazarlama Cadısı’nda gördüm.  (Ablacım, içeriğin iyi de, blog okunamasın diye her türlü numarayı çekmişsin; bu konuda bir pazarlama dersine ihtiyacın var!)

Seneler önce organlarımı bağışladım (herhalde karaciğer ve akciğerlerimi kullanamazlar ama geriye kalanlar iyi durumda). Aslında, ilk kez ehliyet alırken organ bağışı yapıp yapmayacağımı sormaları gerekiyordu, ancak bürokrasi hazretleri zahmet buyurmadı. Allahtan ilk ehliyeti kısa sürede kaybedip yenisini çıkarmaya gittim ve bu sefer sormayan bürokrasi ablayı fena halde haşladım. Velhasıl organları bağışlamış olduk.

Şu an bürokrasinin organ bağışı sorma durumu nicedir bilemem; ama AKP bu işin öncülüğünü yaparak beni şaşırttı ve açıkçası sempatimi de kazandı. Geberip gittikten sonra organlarınız lazım olmayacak, onun için hıyarlık etmeyelim, organlarınızı bağışlayın. Yaşarken kimseye bir faydamız yok, dirimizden göremediklerini ölümüzden görsünler bari.

Sizler de birazcık duyarlı davranarak blogroll’unuza bu blogun linkini ekleyin. Merak etmeyin, blograzzi de sizi geçmez ya da adsense’le köşeyi dönmezler. Bilhassa dikiş ve örgü derslerinden başını alamayan, Internette kadın hakları (bazılarının,hepsinin değil!) savunuculuğuna soyunmuş erkek blogculara duyurulur. Polemikten bir ara başınızı alırsanız ekleyiverirsiniz. SEO’nuz filan eksilmez.

Özellikle oruçlu arkadaşların dikkatini çekmesi için nefis et görüntüleri ile süsledim yazıyı.