depremdede.jpgDeprem dedeyi hatırlar mısınız? Hani ak saçlı, ama hafif asık suratli deprem dedemiz vardı; “korkmayın çocuklar, deprem olacak ama herkes de ölmeyecek, deprem deÄŸil, ihmal öldürür” türünden nasihatlar verirdi. Deprem dede, şöhret oldu.

Herkes şöhreti kaldıramaz, medya da, insan hafızası da nankördür; gün gelir unutulur gidersin.

Deprem dede, inÅŸaat reklamlarının yüzü oldu, siyasete soyundu. Ama herkes unuttu deprem dedeyi. Bakın, adını bile unutmuÅŸum. Gerçekten de unuttum, ÅŸaka deÄŸil! Oysa, 1-2 sene boyunca her gün televizyonda gördüğüm halde…

Geçenlerde yine gördüm deprem dedeyi; yine bir inÅŸaat reklamında, “top atsan yıkılmaz” anlamında bir lakırdılar afiÅŸin altında. Muhtemelen sonradan görmeler için yapılan sitelerden biridir; adına bile dikkat etmedim. Hani ÅŸu “Ottoman Delight Residence” türü zırvalıklar var ya, alıp otursan içine, belki kendinden hödük kız arkadaşını (nazik olsun diye kız arkadaÅŸ diyorum) “paÅŸa dedemden kalma” diye kekleyebileceÄŸin, yalıyla modern İskandinav mimarisinin çiftleÅŸmesinden vucut bulan mutant mimarilerle yapılan, tuhaf evler.

Şimdi düşünüyorum, allah saklasın, 98 depremi gibi bir deprem olsa, seni ararlar mı deprem dede? Yine çıkarmısın televizyona? Çıksan da, ben sana inanır mıyım?

(Resmini ararken ismini de buldum deprem dedenin; Ahmet Mete Işıkara. Camilerde vaaz verecekmiş deprem hususunda. Yaşar hocayı da al yanına deprem dede, kıraat eder,okul günlerini yadedersiniz)