Az önce ilk defa Türk Mucit isimli garabeti izledim. Aslında beklediğimden de farklı çıkmadı.

Tamamen rating üzerine kurulu, acaip bir program. Cem Yılmaz’ın orada işi ne? (Hoş, bu soruyu herkes için tekrarlamak mümkün)

Türk Mucit’in sitesini buldum, girdim, “icatlara” baktım. Çok basit olarak şunu söyleyebilirim; program kesinlikle elinde icadıyla gelen adamı yüceltmiyor, ona bir kapı açmıyor. Tamamen magazin programı; “Benimle dans eder misin?” filan gibi sürüsüne bereket programdan hiçbir farkı yok.

Bu ülkede ilkokul mezunu olup uçak yapan (ve uçuran), denizaltı yapıp yüzdüren (sonra da casus musun diye gözaltına alınıyor adam jandarma tarafından; bahsettiğim kişi 70′ini geçmiş, emekli bir mühendis) adamlar varken, “halk bunu anlar” diye, perde takan aletler yarışmaya sokuluyor. Elbette bunlar da fikir olarak güzel ve yararlı şeyler; ama ben bir yabancı bu programı izlese, açıkçası utanırım.

Bu mudur yani Türk mucidi? Hiç mi Zihni Sinir okumadınız; adam her hafta ordaki projelerden 10 gömlek üstününden, en az 10 proje çizerdi! Mutlaka iyi projeler de vardır; iyi proje derken yanlış anlaşılmasın. Bence perde takan yardımcı bir alet de gereklidir ve hayatımızı kolaylaştıran birşeydir; ama bir yarışma yapılıyorsa, standartlar bu kadar düşük olmamalı.

Popülizm yapmak da ihmal edilmemiş. Mesaj atıp “vallahi ben bu mucidi pek beğendim, maşallah” diyerek, oy kullanabiliyorsunuz! Ne güzel! Çıkın sokağa, 10 kişiyi çevirin yoldan, Nikola Tesla’yı, Niels Bohr’u, Werner Von Braun’u kaç kişi tanıyor bakalım. Hadi o kadarını da geçtim; sorun bakalım Lise düzeyinde 5 fizik sorusu, kaçına doğru cevap verecekler? Maksat, SMS attırıp milletin cebini tırtıklamak. Bütün bu yarışmaların hedefi bu değil mi sanki! Bu SMS’lerden %60 ya da 70 vergi alındığı için ağlıyorlar; keşke %600 yapsalar vergiyi de, adam gibi programlar seyretsek. Bir de bunları daha önce ABD’li televizyoncular farkettiği için, program formatı için çuvalla para ödüyorlar.

Popularity: 2% [?]