Özellikle yazılı basında Internete karşı bir antipati olduğunu seziyorum. Küçümsüyor ve kalitesiz buluyorlar. Haksız da değiller: bugün “haber sitesi” diye ortaya çıkan çoğu sitenin içeriği tamamen çalıntı. Bloglarda çok ciddi bir kalitesizlik, tekdüzelik sorunu var. Özellikle haber sitelerindeki yorumlara baktığımda, çok ciddi algılama sorunları olan insanlar tarafından yazıldıklarını görüyorum bu yorumların; üstelik inanılmaz derecede berbat bir dille. Öyle ki, bizim zamanımızda o kadar yazım yanlışı yaptığınız ve düşük cümle kurduğunuz zaman, ilkokulu bitirmeniz mümkün değildi.
Yabancı site ve bloglarla bizimkiler arasında dağlar kadar kalite farkı var. Orada yapılan yorumlarla bizimkileri kıyasladığınızda, uçurum daha da büyüyor. En azından, kendi dillerini bilen ve yazabilen insanlar, yorum yapanların %90′ından fazlasını oluşturuyor.
Gelgelelim, medya Internet’le barışmak ve onu dürüst kullanabilmek zorunda. Bant genişlikleri ve Internet’in yaygınlığı arttıkça, bu çok daha kaçınılmaz bir hale gelecek.
Benim şu an algıladığım durum ise, gazetelerin web sitelerini sadece ek bir reklam mecrası olarak gördüğü. Bunun ötesine geçemedikleri gibi, reklamları da okuyucuyu kaçırmak için kullanıyorlar. Bazı sitelere girdiğimde, ard arda açılan Flash ya da JavaScript destekli reklamlar yüzünden yazıları okumam mümkün olmuyor, zaman zaman tarayıcım pes edip çöküveriyor.
Maalesef, Taraf gazetesinin künyesine baktığımda, onlara ulaşabileceğim bir mail adresi bulamıyorum. Daha da kötüsü, bir web siteleri yok. Taraf’ı özellikle örnek verdim; farklı olduklarını iddia ettikleri, benim de öyle düşündüğüm için.
Bence bütün gazeteler, tipik web sitesi formatlarını değiştirmeliler. Gazetenin Internet’teki varlığı ve basılı hali, birbirinden biraz farklı şeyler sunabilmeli. Bunun gazetelere iki avantajı olur; birincisi tiraj kaybetmezler, ikincisi hem gazete, hem web sitesi birbirini destekler. Her iki alanda da daha sağlam ve kalıcı durabilirler. Zira, Internet’teki haber siteleri muhabir ve yazar çalıştırıp, özgün içerik üretebilir hale geldiklerinde -ki bu er ya da geç olacak- mevcut gazetelerin tarihe karışması kaçınılmaz olacak. İlk dalgayı bilgisayar dergiciliğinde yaşadığımız için, bunun somut örneği zaten orta yerde duruyor.
4 yorum yapılmış.
Zaman gazetesinden her ne kadar hazzetmesemde sanırım medyada internetle en çok barışık olan yayınlardan birisi. Çünkü tüm yayınlarını web sitesinde PDF olarak ücretsiz indirmeme izin veriyor. Diğer yayınlar gibi “sadece belirli kısımları online” değil.
Kağıda basılan yayınları bırakıp sadece online olarak yayın yapan gazeteler olacak artık. Ama şu an için biraz uçuk bir fikir. Ama 50 yıl içerisinde mutlaka böyle olacak.
Çok doğru dersin. medya interneti kullanamıyor. Gazetelerin web sayfaları sanki çocuklar için yapılmış gibi rengarenk. Biraz ciddilik yok. Hadi bunu biraz geçtik de haberlere yapılan yorumlara ne demeli? kanal7′nin haber sitesindeki yorumlar çok komik oluyor bazen. editörleri galiba hangi yorum geliyorsa onaylıyor.
Kalite içerik olarak ntvmsnbc.com ve bbc’nin türkçe servisini takip ediyorum çoğu zaman. istediğim haberlere, iğrenç magazine ve onun kuklalarına gözüm çarpmadan ulaşıyorum.
Aslında o tuhaf yorumların özellikle yayınlandığını, hatta belki site sahipleri tarafından yazıldığını düşünüyorum. Böylece herkese birbirini yeme fırsatı sağlıyorlar! Üstelik kavga gürültü çıkan yerde rating artıyor; en azından kavganın tarafları acaba küfürüme cevap gemişmi diye siteye tekrar giriyorlar. Bu da Alexa rankini şişirmeye yönelik çabalardan biri. Bir diğeri de, sayfayı belli aralıklarla refresh etmek. Rastlamışsınızdır; birşeyler okurken sayfa tekrar yüklenmeye başlar! Böylece, sayfada kaldığınız sürece aynı IP’den sanki sürekli gezinti yapılıyormuş gibi algılar Alexa. Yine sitede banner reklam varsa, banner reklamı veren, reklamının sürekli görüntülendiğini görür! Yani anlayacağınız hile ve hurdanın binbir çeşidi mevcut..
Trackback & Pingback