GP2X Aksesuarları
Barış Atasoy • 20 Eylül 2008 Cts • Fikileriniz? »
Barış Atasoy • 20 Eylül 2008 Cts • Fikileriniz? »
Linux tabanlı oyun konsolu, sadece yazılımsal genişleme imkanları ile yetiniyor. Kısa sürede çok sayıda aksesuara kavuşan konsol, artık yetenekli olduğu kadar şık ve kullanışlı da.
GP2X’inizi televizyona bağlayabilir, seri kablo ile bilgisayarınıza bağlayıp kendi yazılımlarınızı yükleyebilir, hatta işletim sistemine neredeyse sınırsız ölçüde müdahale edebilirsiniz. Hatta, WiFi ile Internette dolaşmaya başlayabilirsiniz.
Barış Atasoy • 20 Eylül 2008 Cts • 1 yorum var »
GP2X kullanıcılarının cihazlarını en çok sevmesinin nedenlerinden biri, tamamen açık GNU/Linux tabanlı bir mimariye sahip olması. Bu sayede, satın aldığımız bu cihaz, sıkılınca köşeye atılacak bir oyuncaklıktan çıkıp, tamamen bize özel, geliştirilebilir ve özelleştirilebilir bir araç haline geliyor.
GP2X’i kurcalayıp özelleştireceğimiz bu ilk yazımızda, GP2X’e kendi skin’imizi yapacağız. Skingp2x_2_4 dediğimiz şey, aslında konsolumuzun menü sisteminden ibaret. Zormuş gibi görünse de, GP2X ile yaşayacağımız her macera gibi, skin oluşturmak da son derece kolay.
İşleme başlamak için öncelikle sitemizden iki dosya çekmeniz gerekmekte: Bunlardan birisi, oluşturacağınız skin’in GP2X’de nasıl görüneceğini kestirmenizi sağlayan 2xskin, diğeri ise cihazla gelen Orijinal skin dosyası. Bu Orijinal dosyada değişiklikler yapıp GP2X’imize kaydedeceğiz. Ancak, size tavsiyemiz değişikliği direk bu dosyada değil, bir kopyası üzerinde yapmanız. Böylece Orijinal skin’e dönmek istediğinizde dosyayı tekrar indirmek zorunda kalmazsınız.
Barış Atasoy • 20 Eylül 2008 Cts • Fikileriniz? »
GP2X’in çıkacağını 2005 senesinde öğrenmiş, ancak doğrusunu isterseniz fazla üzerinde durmamıştım. Zaman zaman oldukça yetenekli cihazlar piyasaya çıkıyor ve genelde yetersiz destek yüzünden kısa sürede yok oluyorlar. İlgisiz kalmamın bir diğer nedeni, bu cihazın Türkiye’ye ithal edilmesini beklemiyor olmamdı. Aslında Türk insanı yenilikleri benimsemek konusunda son derece hızlı davranıyor; buna rağmen özellikle kendi sektörlerinde en yüksek ciroları yapan firmaların yeni ürünleri piyasaya sürmek konusunda son derece tutucu, yavaş ve isteksiz olduğunu da sık sık görüyoruz.
Günümüzde aklınıza gelen hemen herşeyi Internet üzerinden sipariş vererek getirtmek mümkün olsada, elinizdeki cihaz bozulduğunda bir muhatap bulamamak hiç de hoş bir durum değil!
Barış Atasoy • 20 Eylül 2008 Cts • Fikileriniz? »
Internet hayatımıza girdiğinde basit html sayfalarından oluşuyordu. Zaman ilerledi, teknoloji gelişti ve internet basit html sayfalarının çok daha ötesine geçti. Gelecekte internet, tüm medyaları birleştirecek bir ortam olarak görülüyor. Artan bant genişliği sayesinde görüntü ve ses dosyalarını bilgisayara aktarmak en fazla iki üç dakika sürüyor. Elbette bu durum yeni olanakları da beraberinde getiriyor. Podcast fikri de artan bant genişliğinin bize sunduğu yeni olanaklardan biri.
Podcast nedir?
Podcast fikri 2004 yılında ortaya atıldıktan kısa süre sonra oldukça geniş bir kitle tarafından kullanılmaya başlandı. Podcast’i bir radyo programı olarak düşünmek mümkün. Ancak radyonun zaman sınırlaması podcast için geçerli değil.
Barış Atasoy • 20 Eylül 2008 Cts • Fikileriniz? »
Eskiden dağıtım sayısı bu kadar çok değildi ve GNU/Linux camiası temel olarak 4 ayrı dağıtımın kampları durumundaydı. Daha ziyade eski Unix kullanıcılarının tercihi olan Slackware, “işleri kitabına göre yapmasıyla” ünlüydü. Slackware kullanıcıları, sistemi iyi tanımakla böbürlenebilirlerdi; çünkü kurulumu birazcık zordu.
Red Hat ise yeniliği temsil ediyordu. Daha kullanıcı dostuydu. Kurulum problemine Anaconda ile, program kurma sorununa ise RPM ile kalıcı ve düzgün çalışan çözümler getirdiler.
Mandrake ise, Akdenizliydi. En kolay kurulan, yeni teknolojileri hemen benimseyen, son sürüm programları hemen dağıtıma ekleyen Mandrake, aynı zamanda tipik Akdeniz hastalıklarında da muzdaripti: güvensizdi, dağıtımdaki birçok program çok sayıda bug içeriyordu.
Barış Atasoy • 19 Eylül 2008 Cum • Fikileriniz? »
İnternet hayatımızı değiştiriyor. Aslında İnternet de değişiyor, birçok şey eskisi gibi değil artık sanal alemde. Klasik alışkanlıklarımızı yavaş yavaş bırakıyoruz, bu değişen dünyaya isteyerek ya da istemeyerek ayak uyduruyoruz. Şu an daha çok İnternet’in değişen, yenilenen hali için söylenen Web 2.0 kavramı ilk olarak O’Reilly ve MediaLive International arasında yapılan konferansla dile getirildi. Yapılan bu konferans aynı zamanda Web 2.0 Conference platformunun oluşmasına sebep olmuştu. Artık İnternet hiç olmadığı kadar önemli olacaktı, yeni ve o zamandan çok farklı uygulamaları ve siteleri görecektik İnternet’te. Ve bundan sonra Web 2.0 kavramı çok tartışıldı, birçok kişinin merak ettiği ve üzerinde konuştuğu bir kavram haline geldi.
Can Kavaklıoğlu • 19 Eylül 2008 Cum • Fikileriniz? »
X.org nedir?
X.org derneği ( http://www.x.org/ ), temelleri 1984′te ABD’deki MIT Üniversitesi’nde X Birliği adı altında atılan ve X Pencere Sistemi’nin (X Window System - Windows değil! Window) tasarımını yapan grubun adıdır. X Pencere Sistemi, yoluna MIT Üniversitesi’nde başladıktan sonra Open Group[1] (1996) ve ondan sonra da X.Org Grubu (1999) ile devam etmiştir. 2004′te ticari amaç gütmeyen X.Org Derneği kurulmuş ve X Pencere Sistemi’nin geliştirilmesi sorumluluğunu üzerine almıştır.
X Pencere Sistemi’nin en büyük özelliği, yerel ağ üzerinde ve değişik donanımlar üzerinde çalışmak üzere tasarlanmış olmasıdır. Tasarımın üst seviyelerden başlayarak düzenli ve planlı bir şekilde geliştirilmesi, sistemin kararlı ve aynı zamanda geliştirilebilir olmasına olanak sağlamıştır.
Orhan Zeki İslam • 19 Eylül 2008 Cum • Fikileriniz? »
Merhaba arkadaşlar, sizlere bu yazı dizisinde ekip olarak Amiga platformunu tanıtmak istiyoruz. Bu işe başlamak için AmigaOS 1. nesil işletim sistemlerinden Workbench 1.3′ü uygun gördük. Sözü fazla uzatmadan hemen başlayalım:
Kickstart rom sürüm 1.3 Amiga sahibi olan arkadaşlarımız, bilgisayarlarını açtıklarında karşılarına önce beyaz bir ekran içinde mavi bir disketi tutan el resmi görürler.Workbench 1.3 disketini takınca bilgisayarınız herhangi bir komut girmeye ihtiyaç duymadan kendi kendine işletim sistemini yüklemeye başlar.Sistem yüklenip açıldığı zaman karşımıza böyle bir ekran gelecektir :
Orhan Zeki İslam • 19 Eylül 2008 Cum • Fikileriniz? »
Bu ay, yine AmigaOS’un açıklamasına devam ediyoruz. Bu sefer size anlatmak istediğim sürüm ise 2.04; yani Amiga 3000 serisi bilgisayarların daha yeni versiyonları ile gelen sürümden bahsedeceğim. Eskilerinden bahsetmeyişimin nedeni ise, Workbench 1.3 ile aralarında çok büyük bir farklılık olmamasıdır. Önümüzdeki ay anlatacağım Workbench 2.1 serisi ise tamamen farklı bir sürümdür. Aradaki geçişi mümkün olduğunca kademe kademe yaparak, sizlerin AmigaOS’u temelden kavramanızı sağlayarak daha iyi anlamanızı hedef alıyorum. Öncelikle AmigaOS 1.3 hakkında bilgisi olmayan arkadaşlarımızın geçen ayki sayımızda ilgili yazımızı okumalarını önermek istiyorum.
AmigaOS 2.X serisi, ECS (Enhanced Chip Set) kullanan Amiga serisi bilgisayarlar ile uyumludur. Bu bilgisayarlar sırasıyla A3000, A3000T, A500+, A600, A1500, A2000, A2500 modelleridir. Bu bilgisayarların rom versiyonları, Kickstart 36.143 ile 37.350 arasında değişmektedir. Kickstart sürümleri daha eski olan bilgisayarlar ile Workbench 2; yani AmigaOS 2.X serisini kullanmaları mümkün değildir.
Barış Atasoy • 19 Eylül 2008 Cum • Fikileriniz? »
Sürekli yeni GNU/Linux dağıtımlarını ya da başka işletim sistemlerini denemek istiyorsanız, çok sayıda problemle karşı karşıya kalmanız sıradan bir durumdur. Öncelikle, sabit diskinizde yeterli alan, hatta önceden ayrılmış boş bir disk bölümü bulunmalı. Diskler ucuzlamış ve kapasiteleri de çok artmış olsa da, Murphy kanunları gereği asla yeteri kadar disk alanınız yoktur!
Diyelim ki disk alanınız var. Peki, yeni bir işletim sistemi kurduktan sonra eski işletim sisteminizi, hatta daha kötüsü her ikisini birden yükleyememe ihtimaliniz olduğunu düşündünüz mü? Bu genelde sık işletim sistemi kuran ve GRUB’la fazla sıkı fıkı olmayan birçok yeni kullanıcının başına gelen bir durum.
Can Kavaklıoğlu • 19 Eylül 2008 Cum • Fikileriniz? »
Kurmak istediğimiz ağın elemanları şunlar:
* dış tarafta: diğer bir ağ ve adsl hattıyla ulaştığımız ağ
* iç tarafta: yerel ağımız
* arada: yerel ağımızı dışarıdaki iki ağa bağlayacak bir yönlendirici bilgisayar.
Bu yazının amacı “Debian kullanarak böyle bir yönlendiriciyi nasıl oluşturabiliriz?” sorusuna cevap önermek.
Notlar:
Adsl hattına ethernet kartı yoluyla ulaşıldığı varsayılmıştır.
ipmasq bölümündeki sorunlara dikkat etmek gereklidir.
Barış Atasoy • 19 Eylül 2008 Cum • Fikileriniz? »
Bu aydan itibaren amatör meraklıların basit aletlerle gerçekleştirebileceği, az zaman alan ve fazlada bir elektronik bilgisi ve becerisi gerektirmeyen, pratik donanım projeleri anlatacağım.
İlk seçtiğim proje, daha önce birkaç donanım projemde de kullandığım “Compact flash sabit disk” projesi. Yani, anakartımızın IDE portuna bir compact flash kartı nasıl bağlayacağımızı öğreneceğiz. Öncelikle bu işin mür törpüsü olduğunu ve inanılmaz bir sabır gerektirdiğini hemen söyleyeyim. Projeyi tamamlamak ilk seferinde yaklaşık 4 saatimi almıştı!
Fehmi Noyan İsi • 19 Eylül 2008 Cum • Fikileriniz? »
İnternet çok kısa bir sürede hayatımıza çok hızlı bir giriş yaptı. Bilgisayar ile ilk tanıştığım senelerde (çok eski değil, 98 senesi) internet benim için bir bilinmezlik iken; şimdi e-postalar, haber siteleri, anında mesajlaşma yazılımları, forumlar vs… ile günümün ciddi bir kısmını ayırdığım bir ortam haline geldi.
Bu kadar büyük ve herkese açık bir ortam; haliyle birçok tehlike ile dolu oluyor. Aklımıza ilk gelen tehlike bilgisayar virüsleri sanırım. Önceleri, kullandığımız disketlerin elden ele dolaşması ile bir bilgisayardan diğerine bulaşan virüsler artık internet yolu ile eskisinden çok daha hızlı ve kolay bir şekilde bilgisayarlarımıza bulaşıyorlar. Tehlike sadece bilgisayar virüsleri ile kalmıyor. Trojan atları, mantık bombaları ve internet solucanları gibi bazı yazılımlar da son kullanıcı ve sunucu sistemler için tehdit oluşturun unsurlar arasında.
Barış Atasoy • 19 Eylül 2008 Cum • Fikileriniz? »
TYPO3 açık kaynak kodlu, kurumsal çaplı bir içerik yönetim sistemidir (İYS) (ECMS enterprise content management system).
Danimarkalı programcı Kasper Skårhøj tarafından geliştirilmektedir. İlk TYPO3 versiyonu 1998 yılında yayınlanmış, zamanla TYPO3 topluluğu gelişerek şu anki uluslararası büyük kitleye ulaşmıştır.
TYPO3 Türk İYS dünyasında pek tanınmamaktadır. Bunun başlıca sebebi, yok denecek kadar az olan Türkçe kaynak sayısıdır. TYPO3 hakkında daha çok Almanca ve İngilize kaynak bulunmaktadır. TYPO3 konusunda onbeşden fazla Almanca kitap ve T3N dergisi vardır. İkinci sebep olarak; formlarda TYPO3 hakkında yayılan olumsuz ifadeleri sayabiliriz. Bunlar TYPO3’ün öğrenilmesinin zor olduğu, programlama bilgisi gerektirdiği içeren sözlerdir.
Barış Atasoy • 19 Eylül 2008 Cum • Fikileriniz? »
Yazılım gerçekten bacasız sanayi; ama Türkiye bu alanda, her alanda olduğu gibi nal toplamaya devam ediyor ve açıkçasıtreni kaçırdık. Karlı bir yazılım alanı keşfedipburadan da büyük gelir elde etmek artık hayal; çünkü fikirler çok azaldı ve hemen her alanda çok kaliteli,açık kaynak kodlu yazılımlar piyasayı ele geçirdiler.Elbette sağlık gibi, savunma gibi dev rakamlarla konuşulan sektörlerde şansınızı deneyebilirsiniz; ancak rakipler çok güçlü ve tecrübe de çok değerli.Kısacası, bu alanlarda yatırım yapmak, Las Vegas’ta milyon dolarlarla rulet masasına oturmaktan pek de farklı değil. Oysa Türkiye’nin kumar oynamaya mecali yok.